Ocak 3, 2021

Belediye başkanı, meclis üyesi olmak isteyenler.

ile mehmet yüceer

        

                                                                       20.09.2013

Demokrasi öyle bir rejimdirki, herkesin eğitimine,  bilgisine, görgüsüne, parasına, puluna, zenginliğine, fakirliğine  bakılmaksızın seçime girdiği ve seçilebilme şartlarının olduğu ve  herkesin ”ben adayım” diyebilme şartlarının olduğu bir rejimdir.

Bizim gibi bir sürü engeli olan ve demokrasi diye yutturulan uyduruk rejimleri kastetmiyoruz.

Buna rağmen eksikte olsa, yanlışları da olsa demokrasi dediğimiz bu rejimde malum yerel seçimlere gidiyoruz.

Bu seçimlerde her partiden herkes belediyeyi yani halka en yakın olan kamu kurumunu yönetmeye talep açıyor.

Şu  anda CHP de belediye meclisine talep açan ve belediye başkan aday  adayıyım diye talep açan çok değerli yurttaşlarımızı izleme şansını  bulmuş bulunuyoruz.

Buraya kadar her şey doğal mecrasında gidiyor.

Doğal olmayan ise aday adaylarının belediye meclisine seçildiğinde ne yapabileceğiyle ilgili olan kısmıdır.

Ben on yıldır belediye meclisindeyim,on yıldır da imar komisyonu üyesiyim.

Belediye  meclisinde olup da beş yıl hiç sesini çıkarmayan kişilerin,belediye  başkan adayıyım diye, tekrar belediye meclis üyesiyim diye ortaya  çıkmaları ise haddini bilmemek değil de nedir bunun takdirini sizlere  bırakıyorum.

Geçmiş  dönemlerde belediye meclis üyesi olup da, dilekçe yazmayı bilmeyen,  önerge nedir bilmeyen seçilmiş olduğu partiyi savunmayı bile beceremeyen  insanların da belediye meclis üyesi veya belediye başkanı adayıyım diye  orta yere çıkmaya hakları olmadığını kendilerinin bilmesi gerekmiyor  mu?

Yani, siyaset biraz da bilgi donanım uzmanlık alanı,biraz da haddini bilmek değil midir?

”Benim  param var her türlü harcamayı yaparım, herkesin gönlünü yaparım, benim  bu özelliğim yanında bilginin ne önemi var” diyen anlayış siyasette söz  sahibi olacaksa, buna susup göz mü yumacağız?

Yıllarca ”siyasette kalite,bilgi, birikim” diyenlerin bu sözleri söyleme hakkı yok mu?

 CHP  İstanbul il başkanı sayın Salıcı’nın ”Ablacığım abiciğim modeliyle bol  sıfırlı çeklerle iş bitirme aday olma dönemi sona ermiştir,bu yola  giren varsa onların kaporaları yandı” demesini yerden göğe haklı  buluyorum.

Evet yıllardır  irin akıtan bir yaraya parmak basmıştır,inşallah bu sözlerin arkasında  durur ve parayla pulla makam mevki elde edenlere haddini bildirir.

Böylece parti eli kirli insanlarla siyaset yapılamayacağını temizlikte yapılamayacağını, eli kirli insanlara anlamış olur.

Bundan  dolayı eğer soygun düzenine karşı bir CHP den söz edeceksek, soygun  düzeninin parçası olan kişilerle iş tutulması önlemelidir.

Yıllarca  siyaset yapıp bir gün olsun ticaret yapmayan, bir gün olsun vergi  mükellefi olmayan, bu gün milyonlarca dolar servetleri olan tiplerin  hala partide olmaları ve CHP kimliğiyle dolaşmaları önlenmelidir.

2014 mart yerel seçimleri,bu yolu açmanın ve partide temizlik yapmanın büyük fırsatlarıyla doludur.

Bundan dolayı İstanbul il başkanı sayın Salıcı’nın söyledikleri önemlidir ve bu sözlere pratikte de sahip çıkılmalıdır.

Demokrasi içinde, yerel yönetimler halka en yakın kuruluşlar olması nedeniyle, demokrasinin de en önemli kurumlarıdır.


Bu alanlar bilgili donanımlı insanların işi olmalıdır.


Eğer  bu yapılmazsa 1989-94 yıllarında SHP ile yaşanan büyük fiyaskoyu bir  kez daha yaşarız ve bir yirmi yıl daha yerel yönetimlerde iktidar olmayı  bekleriz.


CHP  de belediye başkan adayı olanların ve meclis üyesi olanların basın  önünde mal beyanlarını yapmaları ve her yıl çocukları da dahil mal  beyanı yapmaya devam etmeleri gerekir.


Bundan  dolayı önümüzdeki dönemde belediye başkan adayı ve meclis üyesi  adayları yazılı olarak partiye ve kamuoyuna mal beyanı vermelidir.


Partiler bunu şart koşmalıdır.


Siyaset zengin olmanın kapısı olmaktan çıkarılmalıdır


Önümüzdeki yerel seçimlerde aday adayı olan ve haddini bilen arkadaşlara başarılar diliyorum.