Ocak 5, 2021

Fransa’da sosyalist, Türkiye’de kafa karışık.

ile mehmet yüceer

         

                                                                             23.07.2012

            Fransa seçimlerinde cumhurbaşkanlığı seçimini sosyalistlerin adayı Francois Hollande %51.62 oy alarak kazandı.




Binasının projesini yaptığım Yusuf abi Fransa’da oturuyor ve zaman zaman izine geldiğinde yanıma uğruyor.


Yusuf abi namazında niyazında samimi dindar birisi.


”Ne yaptınız Fransa’da sosyalistleri iktidar yaptınız dediğimde”, 


”Evet bende oy verdim, sosyalistlerin iktidar olmasını bende istedim” dedi.


” Yusuf abi,Türkiye’de solculara,sosyalistlere veya CHP ye oy vermiyorsun” diye sorduğumda;


 ”buranın  sosyalistleri oranınkine benzemiyor, buranınki genelde anarşist  oluyor, din düşmanı oluyor bundan dolayı burada olsam sosyalistlere oy  vermem” dedi.


Yani Fransa’da sosyalist partiye oy veren emekçi, ülkemizdeki sosyalistlerden nefret ediyor.


Bu durumda can alıcı soru şu: sosyalistim diyenler dindar emekçilerin, dindar ezilenlerin oylarını nasıl alacak?


Bazı  aklı evvel ve çok bilmiş tipler televizyonlara çıktığında, ”Avrupa’da  krizle birlikte sol rüzgarlar esmeye başladı, bizim ülkemizde de sol  rüzgarlar esecektir” diyerek Türkiye gerçeklerinden ne kadar habersiz  olduklarını göstermiş oluyorlar.


Bu ülkede solda olması gereken sendikaların ve işçi örgütlerinin, büyük çoğunluğu artık sağdadır ve İslamcıdır.


Bundan dolayı işçi sınıfı artık solcu değildir.


Fakir ve dindar kesim ve işsizler ise sol ve sosyalist deyince ”vatan haini, dinsiz, imansız” gözüyle bakıyor.


Solcu halka gittiğinde ”eşitlik, özgürlük, paylaşım, ezilenler, adaletli  bölüşüm…” dese de dindar yoksullar ve emekçiler; ”benim dini inancımda aynı şeyleri söylüyor, komşun açken sen tok  yatamazsın, fakiri, öksüzü kollayın,zalimlerin karşısında  olun…”şeklinde karşı görüşlerle konuşabiliyor.



Bu  gün Avrupa’da sağcı politikaların alternatifi olarak Hristiyan  demokratlar veya dindarlık üzerinden siyaset yapanlar çıkmıyor, bunun  yerine solcular sosyalistler, komünistler alternatif olarak çıkıyor.


Hristiyanlık  1789 Fransız ihtilalinden bu yana iktidar olma hedeflerinden vaz geçmiş  ve kiliseye hapsedilmiş olduğundan dolayı iktidar olma ve yönetimi ele  geçirme dertleri kalmamıştır.


İslam  ise iktidar olma hedefinden hiç bir zaman vazgeçmemiş olup,Türkiye’de  de 1989 yılında SHP’nin (dolayısıyla solcuların…) yerel yönetimlerdeki  başarısızlıklarından sonra yerelde ve daha sonrada genelde iktidar  olmuştur.


Solun yerini, İslamcılar almıştır ve o gün bu günde iktidarda kalmışlardır.


Bu  gün sağın yerine solcuların veya CHP’nin iktidar olması için, batı  Avrupa’daki sol partilerin veya sosyalist partilerin ne yaptığını takip  etmek ve onları örnek almak solu iktidar yapmaz.


Türkiye gerçeklerinde dindar emekçilerin oyunu almak için, yeni şeyler söylemek gerekiyor.


Bunun içinde Marksist olmak veya sosyalist enternasyonale üye olmak emekçilerin oyunu almaya yetmeyecektir.


Burası Müslüman bir ülke ve bu ülkenin sosyal şartları, ne Fransa’ya benzer, nede diğer batılı ülkelere.


Bu  durumda ”yeni CHP” derken,yeni şeyler söylemek gerekir derken, bu  tabloya ve bu bakış açısına göre ve Türkiye gerçeklerine göre yeni  şeyler söylemek gerekiyor.


Söylediğin  yeni şeyler, emekçi dindar Yusuf abinin oy vermesini sağlamalıdır.


 Yoksa CHP’yi daha sola kaydırdım diyerek,”slogancı solculuk” yaparak, emekçi dindarın oyunu alamazsın.


Fransa  demişken hatırlayalım, 1981 yılında sosyalist Francois Mitterand  iktidara gelir gelmez hemen fabrikaları kamulaştırdı,üretimin %95 inin  kamu şirketleriyle yapılmasını sağladı.


Sosyalist olmanın gereği olarak o günkü şartlarda emekçilerin istekleri doğrultusunda politikaları hayata geçirdi.


Evet  sosyalistim veya partiyi daha sola kaydırdım, anti emperyalistim  dediğinde gereğini yapıp, parti yeni bir program yapmalı,  emperyalistlerin 90 milyar dolar sıcak parasını ne yapacağını, bankaları  batılı emperyalist devletlerin ortaklığından nasıl  çıkartacağını, NATO’nun ve ABD’nin İslam ülkelerinde yaptığı vahşi  katliamlara ne diyeceğini, kısacası anti emperyalist olmanın gereği  yerine getirebilmelidir.


Bunları söyleyemiyorsan sosyalistim demek,anti emperyalistim demek slogancı solculuktur ve iktidar olmak için yeterli değildir.


 ‘Yeni CHP’nin dindar emekçinin ve ezilenlerin oyunu nasıl alacağının gereği olan yeni şeyler söylemesi gerekiyor.


Bunun için yapılacak olan program kurultayında belkide bu bakış açısıyla yeni şeyler söylenecektir.


Bekleyip görmekte fayda var,çünkü sayın Kılıçdaroğlu’nun iktidar yolunda samimi olduğuyla ilgili kredisi hala devam ediyor.