Darbe mi dediniz?
Darbe denilince aklımıza asker, silah, tank, top, uçak gelir.
Dünyanın her yerinde darbe yapanların elinde bu tür silahlar vardır.
Bunun dışında darbe yapmanın başka yolu yoktur.
Bizim ülkemizde ise darbe anlayışı ve darbe kavramı değişmiştir.
Sen sıradan bir yurttaşsan, fikrin varsa, yazıyorsan, mevcut düzene muhalifsen darbeci damgasını yersin.
Yani artık tankın, topun ve silahın yerine kalem şimdi bilgisayar klavyesi yerini almıştır.
Şimdi 103 tane emekli amiral ”Montrö korunmalıdır” diye açıklama yapınca darbeci diye damgalanacaklardır ve günlerce üzerlerinde tepinilecektir.
Oysa emekli general en az yetmiş yaşındadır ve sağ yanından sol yanına yirmi dört saatte zor dönecek durumdadır.
Haydi darbe yapıyoruz diye haber gitse iki günde boğaz köprüsüne ancak gelir.
Bu insanların iyi niyetli açıklamasından bile darbecilik çıkarmak ancak bizim ülkemizde olur diye düşünüyorum.
Artık silah, top tüfek, tank iktidarın yani sayın Hulusi Akar’ın şahsında akpartinin elindedir.
O halde darbe falan olmaz, çünkü her türlü darbe alet ve edevat kontrol altındadır.
Hele yaşanan bir de 15 temmuz tecrübesi orta yerde dururken.
Bu durumda yazan çizen ve de kalem, klavye kullananlar daha dikkatli olmaları gerekiyor!
Çünkü artık bizim ülkemizde darbenin yeni aletleri kalem ve klavye olmuştur.
Siz de aklınızı başınız alın yazdıklarınıza dikkat edin!
Yetmiş yaşındaki general otur oturduğun yerde, devletten maaşını al sus, ölümünü bekle!
Ömrünün son ahirinde şimdi apoletlerinizi sökecekler, maaşlarınızı kesecekler kalan ömrünüzde maddi manevi her türlü sürünmeye itileceksiniz.
Sana ne Montrö’den, sana ne memleket meselesinden!
Biliyorsunuz herkesten daha milliyetçi, daha dindar, daha vatansever, daha fazla demokrasi aşığı Allah’ın bize beş yüz yılda bir kısmet ettiği bir iktidarımız var!
Bundan dolayı bırakın yazmayı, çizmeyi hatta evdeki kalemleri, klavyeleri kaldırın, hatta düşünmeyin, fikir üretmeyin, Allah başımızdan eksik etmesin iktidarı takip edin, ölümünüzü bekleyin !