Durmak yok, yola devam !
Halkın gündeminde işsizlik, pandemi ve hayat pahalılığı(enflasyon) olduğunu anketler açıklıyor.
Halkın gündeminde yolsuzluk, hırsızlık ve kamu mallarının talan edilmesi, ihale yolsuzluğu yok. Olmaması doğal, o kadar çok alıştılar ki!
Bu durumda AKP’ den kaçan on beş puan ve kararsızlar durumundaki 26 puanın büyük kısmının tekrar geri dönmesi için ne yapmak gerekir?
Cevap çok basit.
Ekonomiyi düzelt, herkese aşıyı ulaştır, halkın geçim derdine kısa vadede çözüm bul, işsizliği birazcık düşür.
Bunlar yapılırsa AKP’den kaçan bütün oyların tamamı olmasa bile büyük çoğunluğu geri dönecektir.
Bunun için 15 haziranda yapılacak NATO zirvesinde ABD’nin sayın Erdoğan ile yapacağı görüşme tama mı devamının da cevabı olacaktır.
ABD’nin sayın Erdoğan önüne koyacağı dosyaların Türkiye açısından kabul edilmeyecek hiç bir yanı yok.
Türkiye’nin ABD’den istekleri de, ABD’nin kabul edemeyeceği konular değil.
Sonuçta para, para, para ve bana dokunma!
Masada ne olacak?
1-Suriye’de ABD ile aynı saflardaydık, gene aynı saflarda devam ederiz.
Onlar asker göndermez ve ölmezler bizim askerimiz orada ölmeye devam edecektir.
2-Libya’da gene ABD ile aynı saflardaydık gene aynı saflar devam edecektir.
Libya’dan çıkın derlerse çıkarız, kalın derlerse zaten oradayız kalırız.
3-Halkbank olayında ABD’nin istekleri doğrultusunda talepler kabul edileceği için dosya kapanır ve Halkbank davası bu iktidarın başından Demokles’in at kılına bağlı kılıcı olarak sallanmaktan çıkar.
4-İran ambargosu konusunda ABD ne isterse yaparız, bundan dolayı bir sıkıntı olmayacaktır.
5-S400’lerin Nahçivan’a gönderileceği fikri çok mantıklı böylece ABD’nin istediği olur.
6-F35 projesinden atıldık buraya verdiğimiz iki milyar dolara yakın parayı ”Unutun” diyeceklerdir, isteyecek kadar da elimiz güçlü değil. Bu konuda çok basit çözülür.
7-Ortadoğudaki ABD’nin çıkarlarına hizmet eden İslamcı grupları desteklemek konusunda zaten bir sıkıntımız yok.
8- Malumunuz ABD askerlerini Afganistan’dan çekiyor ve ülke mevcut ABD yanlısı yönetimle Taleban arasında iç savaşa doğru evriliyor.
ABD artık kendi askerlerinin ölmesini istemiyor, büyük ihtimalle Afganistan’daki ABD askerlerinin yerini Türk askerleri alacaktır ve 15 haziranda Afganistan’a asker gönderilmesi, ABD tarafından Türkiye’den talep edecektir.
ABD askerinin masrafı on iken, Türk askerinin masrafı bir olduğu için bu talep sayın Erdoğan (Artık Türkiye demiyoruz sayın Erdoğan diyoruz. Malumunuz tek adam rejiminden dolayı) tarafından da kabul edilecektir.
9-ABD Yunanistan topraklarında ve Dedeağaç’ta üs kurdu, asker ve ağır silahlar yerleştirdi.
”Yunanistan’ı taciz etmekten vazgeç” denildiğinde sayın Erdoğan’ın kabul etmiyorum diyebileceği bir teklif değil.
10-Kürt sorununda nasıl ki HDP’yle masaya oturulduysa, ABD’nin Orta Doğu’daki Kürt projesinin bir parçası olarak tekrar masaya oturulur.
HDP’ nin ”Demokratik Cumhuriyet” içinde yer alan talepler kısmen kabul edilir, böylece haziran 2019 seçimlerinde blok halinde Cumhur ittifakına giden oylar ortadan ayrılır en azından ikiye bölünür ve de amaç hasıl olur.
Bütün bunlar olduktan sonra ABD olacak ”Sevgili dostum ABD”, ”Sevgili dostum Biden” ve de müttefik ABD, stratejik ortak ABD, dost ABD olacaktır.
Yani 2002 yılında seyrettiğimiz film tekrar vizyona girecektir. Türk toplumu olarak da bu filmi sıkılmadan, karşı çıkmadan seyretmeye hazır %60 bir kesim var.
Sonuç:
Dünya finans piyasası ABD’nin elinde olduğuna göre, gelsin IMF fonları, aksın Türkiye’ye yüz milyar dolar sıcak para, tekrar tulumba çalışsın, maaşlara yüz lira! zam yapılsın, aşı için para bulunsun ve bir yıl içinde ekonomide birazcık iyileşme olsun, hastalıkta gerileme sağlansın, sosyal yaşam tekrar eski yerine dönsün.
Bu iyileşmeler olduktan sonra, basın ve medyanın %95’i iktidarın elinde olduğuna göre yapacakları iyimserlik bombardımanıyla gelsin seçim sonuç mu?
Durmak yok, yola devam…