Haziran 19, 2021

Savaklar tıkandı.

ile mehmet yüceer

Mühendisliğin bulduğu en önemli sanat eserlerinden birisi barajlardır ve tarihi ilk insanlığa kadar gider.

Baraj sürekli akan, kaynağı kurumayan bir suyun önüne kurulan ve arkada biriken suyun basıncına dayanıklı tercihe göre toprak, taş betonarme ve çeşitli malzemelerle ve yöntemlerle yapılan bir mühendislik eseridir.

Barajlar kurulurken en önemli ayrıntısı savaklarıdır.(Su tahliye çıkışları)

Eğer barajlarda savaklar bırakılmazsa, baraj arkasında biriken su baraj da tehlike yaratabilir, barajın ana gövdesini patlatabilir.

Çünkü barajın havzasında sürekli akan su bulunduğu için baraj dolduktan sonra savaklar açılır, ne kadar su geliyorsa o kadar su savaklardan bırakılır.

Bu su hem barajın altındaki akışta doğal yaşamın devamını sağlar, hem de canlığın ve yaşamın devamına olanak verir.

Bu gün bizim şu anda içinde bulunduğumuz ve demokrasi diye yutturulan sistem savaksız baraj halindedir ve çok büyük tehlike arzetmektedir.

Demokrasilerde savak bağımsız mahkemelerdir, özgür basındır, ifade özgürlüğüdür, çökmelerin! olmadığı serbest ticaret yapma mal ve servet güvencesidir.

Servetin ve sermayenin özgürce dolaşım bulduğu serbest alanlardır.

Gene hayatın her alanında insanların sistem içinde daralıp bunaldığında gösteri yapma, toplantı yapma ve sisteme karşı özgürce kendini ifade etmesidir.

Bu gün sistemin sahipleri savakları tıkamıştır ve barajın üstüne sürekli akan su tehlikeli biçimde dolmaktadır ve barajın gövdesinde çatlaklar başlamış, çatır, çatır sesler gelmektedir.

Eğer bu savaklar açılmadığı taktirde, baraj patlayacak ve akış yolundaki bütün yaşam alanlarını yok edecektir.

Bu gün sistemin içinde her türlü yolsuzluk, hırsızlık iddiası bombardımanı altında olan iş adamı, bakan, bürokrat ve gazeteci kılıklı soytarılar barajın arkasında toplanmaya devam ediyorlar.

Sistemin sahipleri bunu duymuyorlar, görmüyorlar, konuşmuyorlar ve hiç bir şey yokmuş gibi davranıyorlar.

Oysa tehlike çok büyük ve bu tehlikeyi görmek istemeyenler o baraj patladığında kendileri de o azgın suların önüne kapılıp yok olacaklar bunu görmüyorlar, görmek istemiyorlar.

Ben bir vatandaş olarak en son Veyis Ateş’in, İsmail Saymaz’la yaptığı konuşmayı HALK TV ‘de izledim ve artık bu ülkeden iyice umudumu kestim.

Saymaz diyor ki;

”Senin, Sezgin Baran Korkmaz’la yaptığın konuşmayı dinledim konuşan sensin”

SBK canlı telefona bağlanıyor ”Utanmaz adam benimle konuştuğunu nasıl inkar edersin, nasıl yalan söylersin” diyor, isyan diyor.

Veyis Ateş ima ediyor, kıvranıyor ve demek istiyor ki,

”Bu konuşmalar 17-25 aralıkta da yapıldı ve hepsi sahte ve montaj olduğu anlaşıldı, sen elindeki belgeleri, bilgileri getir yargıya teslim et.”

O da biliyor ki olayın ucunda çok büyük suçlar var ve bu suçların bu hukuk siteminde tıpkı 17-25 aralıkta olduğu gibi mahkemeler yoluyla aklanıp paklanacak.

Eskiden çaresiz kalanlar, sıkıntıya girenler, haksızlığa uğrayanlar nefes almak, eşit yurttaş olmanın onurunu yaşamak için ve adalet aramak için yargıya baş vurarak doğruları bulmak isterlerdi.

Yargı savaktı.

Şimdi yamuklar, hırsızlar, soyguncular ve devletin kanını, iliğini emenler kendilerinin sistemin büyük başlarıyla birlikte aklanacaklarından o kadar eminler ki, onlar için yargı nefes alacakları alanlar olarak algılanmaya başladı.

O kadar rahatlar ki,

”Sen o konuşmaları getir yargıya teslim et” diyerek aklanacaklarından o kadar eminler ki.

Bilmiyorlar ki baraj doldu, savaklar kapalı, savakların daha da kapanması için yığınak yapmaya devam ediyorlar.

V.Ateş, İ.Saymaz konuşmasından sonra ben bu sistemden ve sistemin var diye gösterdiği bütün kurumlarına olan inancımı tamamen kaybettim.

Artık bu ülkede hırsızlık, soygun yapanlar on milyon yuro ve üzerinde işler yapıyorsanız size hiç bir şey olmaz.

Bundan dolayı gidip bin lira, on lira, yüz lira, hatta bir ekmek, sakın ha çalmayın, on milyon yuro çalmanın içinde olun, sistemin hırsızlarıyla paylaşın size hiç bir şey olmaz.

Ne zamana kadar?

Artık çare kalmadı, baraj patlayacak, bütün pislikleri silip süpürecek, sonra yeni, tertemiz yaşam alanları oluşana kadar.