Her gün ölüyorlar ama gören yok.
Türkiye’nin çocukları dağda, taşta, ovada, denizde ve dünyanın farklı coğrafyalarında birer ikişer ölüyor ama kimsenin haberi yok.
Cenaze törenleri ise kuru hamaset sloganlarıyla ve de ölümden beslenen siyasetçilerin içi boş söylemleriyle yapılıyor.
Aynı yöneticiler, ülkenin çocuklarının yaşamasına katkı sunmayan orta çağ din anlayışının bilim ve akıl dışı söylemlerine sığınarak ölümleri kutsamaya devam ediyorlar.
Neden böyle ?
Çünkü halk ölümlere tepki verecek bilimsel ve analitik düşünceden yoksun yetiştirildikleri için.
Yani çocuğu Suriye’de, Afganistan da, Somali de, Katar da öldüğü zaman ”Benim çocuğumun orada ne işi var, neden benim çocuğum öldü?” sorgulamasını yapabilecek şekilde eğitim almamış olmasıyla ilgili.
Oysa ölen çocuğun annesi, babası şunu diyebilse konu ülke gündemine taşınacak ve sorgulanacak.
”Benim çocuğumun Afganistan da, Somali de, Katar da, Libya da a ne işi var?”
”Benim çocuğum orada ölmüşse onu oraya gönderen siyasi irade benim çocuğumun ölümünden sorumludur, ben böyle bir şehitliği ve onun maddi manevi kazanımlarını reddediyorum” diyebilse ve dik dursa konu gündeme gelecek ve ülkenin gençlerinin kanı üzerinden beslenen siyasi anlayış bir anda işte o zaman bu tepkide boğulacak.
Bu tepki yok, olmadığı gibi cenazelere katılan siyasilerin elleri, yanakları öpülüyor, onların gençlerin ölümleri üzerinden beslenmesine katkı verecek konuşmalar yapılıyor.
Ne diyorlar?
”Bu vatan için çocuğum feda olsun, on tane daha olsa feda etmeye hazırım”
Oysa onun çocuğu vatan için feda olmadı ki, üç kuruş batı emperyalist parasına tamah eden siyasetçilerin amaçlarına feda edildi.
Yani bunun bile farkında değiller.
Ayrıca sorma, sorgulama ve analitik düşünme yeteneğinden yoksun olan bu güzelim insanlarımız demiyor ki ”Ey siyasetçi sen her gün bu şehitlik mertebesini öve öve bitiremiyorsun da, peki sen neden çocuğunu oraya göndermiyorsun, neden senin çocuğun o güzelim kutsal mertebeye şehitlik mertebesine ermek için bir gayretin yok?”
Sadece bunu düşünse ve sorgulasa konu çözülecek.
Bundan dolayı her gün sadece rakamdan ibaret olan bu güzel çocukların ölüm haberleri artık reklamlar kadar ilgi çekmiyor.
Çünkü her gün bir yerlerde adını sanını duymadığımız coğrafyalarda bu çocuklar ölüyor ve bizim haberimiz bile yok.
Şimdi de Afganistan dağlarına bu güzel çocuklar ”Ölüm tarlalarına” sürülüyor.
Bedeliyse yüz otuz milyon dolar.
Maalesef siz anaların, babaların adına sizin çocuklarınızı bir irade tarafından sana sormadan ölüme gönderiliyor, sana sormadan senin çocuklarını oylamayla ölüm tarlalarına sürülüyor.
Sen de siyasetin çocuklarını bir kaç Amerikan dolarına kurban edilmesini seyrediyorsun.
Çaresizlik diz boyu, yapacak bir şey yok, çocuklarınızın ölümünü isteyen,kutsayan, sizlersiniz.
Lütfen göz yaşı dökmeyin, üzülmeyin ve sizin çocuklarınızın kanı üzerinden ayakta kalanları tekrar tekrar seçmeye devam ediniz.
Siz de buna ”Kaderim böyleymiş, neylesin kahpe felek diyerek” dizlerinizi döverek eğer buna yaşamak diyorsanız yaşamaya devam edin.
Bir gün yüce tanrı bu kaderi bana neden yazdın, neden zenginin, siyasetçinin, devleti soyanların çocuklarına yazmadın diye sormadın.
Bunun yaptığın anda bu çocuklar ve dünya kurtulacak lütfen bunu anlayın.