Hangi İslam, hangi din?
Bazı dostlarımla pandemiden dolayı son bir buçuk yıldır çok fazla bir araya gelemiyoruz asosyal bir yaşam sürüyor ve kendi gettomuzda barınmaya, mutlu olmaya özen gösteriyoruz.
Dostlarımla telefonla sohbet ediyorum, yazdığım yazılarla ilgili görüş, düşünce ve eleştiriler alıyorum.
Bir dostum dedi ki, ”Dinle ilgili yazdıkların dindar insanları rahatsız edebilir.”
Arkadaşıma dedimki, ”Tam da amacım bu dindarım diyen ama dindarlığın ne olduğunu bilmeyenlerin rahatsız olması için yazıyorum.”
Çünkü dindarım diyenlerin %95’i inanmış olduğu kitabın ne dediğinden haberi yok.
Haberi olsa zaten bu gün göründüğü gibi dindar olmayacak.
Şimdi buradan yola çıkacak olursak, bu ülkede hiç tarih vermeye gerek yok ama yedi yüz yıldır bu coğrafyanın başına hangi felaketler gelmişse kaynağı din diye yutturulan abuk sabuk düşünceler olmuştur.
Haydi gel de konuşma, yazma.
On gündür yangın devam ediyor dün Manavgat ve Antalya’ya yağmur yağdı bilmem nerenin müftüsü, hocası (Adı batsın sayfama ismini yazmadım çünkü değmez) çıkmış demiş ki ”Biz duaları ettik, yağmur yağdı sel tehlikesi olan yerlerde ise az yağmasını sağladık.”
Gel de dinle ilgili yazma, gel de böyle geri zekalıların benim senin paranla makam aracına binen, maaş alan bu geri zekalılara söz söyleme.
Öyle mi?
Neymiş dindarlar rahatsız olacakmış.
İşte bu geri zekalılar rahatsız olsun diye dinle ilgili konuları yazıyorum.
Din dedikleri bu saçma sapan düşünceleri dillendiren insanlar yüzünden ben yıllardır dindar değilim.
Hatta dinle ve bu saçma sapan din anlayışıyla ilgimin olmasını bile insan olmama hakaret kabul ederim.
Sevgili arkadaşım şimdi yazdıklarımdan rahatsız olacak dindarlar varsa ben amacıma ulaşmış oldum.
Onlar rahatsız olsun diye yazıyorum.
Siyasal İslamcıların ve din istismarcılarının bu ülkeyi inandıkları dinin cehennemi yapmak için ellerinden geleni yaptıklarını gördüğüm için yazıyorum.
Eğer bu gün din diye ortaya atılan ve de bilimle, akılla ,felsefeyle, analitik düşünmeyle, diyalektik akıl yürütmeyle hiç ilgisi olmayan bu gün siyasal İslamın din diye sunduğu saçma sapan fikirlere ben tam kırk sekiz yıl önce veda ettim.
O gün bu gündür de tam karşıdan karşı çıkıyorum.
Bu saçma sapan düşünceleri din diye dayatan ve dayattıkları bu saçmalıklar yüzünden sundukları sahte dindarlığın pisliğine batmış milyonlarca cahil cühelanın kanını emerek, onları zehirleyerek bu dünyada kendi cennetlerini kuranlarla bir arada olmamak için elimden geleni yapıyorum.
Bu gün bu ülkenin başına hangi pislik, hırsızlık, uğursuzluk, yangın, sel felaketi ve de ülkenin soyulması, dünya global sermayesine çerez olarak sunulmasının en büyük nedeni siyasal İslamdır.
Bundan dolayı buna karşı çıkmak ve gerici, yobaz insanlık dışı, çağ dışı din anlayışına karşı çıkmak evrensel insanlığın ortak hedefi olmalıdır.
Bu gün bunu anlamayan ve üç kuruşluk çıkarları için veya korkaklıklarından dolayı belli anlayışlarla bu felakete benzin taşıyan ve insanım diye ortalıkta dolananlara da yazıklar olsun.
Bu ülkenin kurtuluşu, hatta insanlığın kurtuluşu siyasal İslamın hayatın her alanından silinmesi ve yok olmasıyla mümkündür.
Bu yazımdan rahatsız olanlar varsa ben amacıma ulaşmışım demektir.