Yazar: mehmet yüceer

Aralık 28, 2020

Uyuyan dev uyanmıştır!

16.04.2019     AKP’nin iktidara geldiği tarihe kadar, siyasal İslam’ın tarihi cumhuriyetin kazanımları ve Atatürk devrimlerine karşı çıkış mücadelesiyle geçmiştir.  Cumhuriyetin ilk yıllarından itibaren, gerici, dinci, irticai akımlar ilk tohumlarını atmış ve karşı devrim denilmese bile, 1950 Menderes iktidarıyla birlikte yer altından, yer üstüne çıkmıştır. Cumhuriyete ve çağdaş Türkiye projesine ve Atatürk devrimlerine karşı duruşunu daha sonraki yıllarda demokrasiyi kullanarak yapmıştır. Yani siyasal İslam’ın öncüsü, lideri […]

Aralık 28, 2020

Lanetliler parkı.

08.05.2019   ”Lanetliler parkı” fikri çok tutacak ve taraftar bulacak gibi görünüyor.Ekrem İmamoğlu 23 haziranda belediye başkanı olunca, İstanbul’un tam orta yeri neresiyse oraya bir lanetliler parkı kuralım diyorum.Bu fikrimi sayın başkana ve meclis üyesi arkadaşlarıma ileteceğim.Park içine, ülkesine ihanet edenlerin,kamu malını çalanların,hukuksuz seçim iptal edenlerin,darbe yapanların,işkencecilerin,üç fidanı dar ağacına gönderenlerin,çocuk tecavüzcülerinin,yurt hainliği yapanların,halkı soyanların,demokrasi ve insan hakları düşmanlarının,resimlerini asalım.Halk parkı gezerken resimlere baksın, içinden ne […]

Aralık 27, 2020

Osmanlı kahvehaneleri ve bu gün.

7.05.2020 Osmanlı döneminde İstanbul’a kahve ilk defa 1543 yılında gelmiştir. Kahveler Osmanlı ülkesinde yaşayan her türlü ırktan insanın ve de sadece erkeklerin sosyalleştiği mekanlar olarak bilinir. Osmanlı döneminde de hamamlar kadınların sosyalleştiği mekanlardır. Kadınların gidebileceği, sokağa çıkabileceği başka mekanlarda yoktur. Batıda yazının,kitabın ve de gazetelerin yaygınlaşması ve de 19.yüzyıla kadar geliştiği dönemde Osmanlı’ da bu konuda tek bir adım atılmamıştır. Osmanlı erkeklerinin gazetesi,tiyatrosu,dergisi de kahvelerin […]

Aralık 27, 2020

Mutlu musun?

                               21.11.2020           Bu günlerde insanların en büyük sorunu yarın ne olacak, hayatta kalabilecek miyiz,açlık kıtlık olacak mı? Gibi sorular. Bazen televizyonlarda sokak konuşmaları  yapan genç, güzel insanlar, güzel yurttaşlarımıza soruyor. Mutlu musun? Bu sorunun cevabı bir tane olabilir mi? Elbette hayır. Mutluğun tarifi bile herkese göre değişir. Eğer bir kimse başını sokacak bir yeri ve almış olduğu 250 dolar, 2.300 lira emekli maaşıyla sadece yaşıyorsa mutludur. […]

Aralık 27, 2020

Mecra daralıyor.

18.06.2020 İnançlar ve siyasi partiler tıpkı bir nehir gibidir. Nehirlerin mecraları genişledikçe, su yayılır, gevşer ve yavaş yavaş akmaya başlar. Mecra daraldığında debi artar, akış hızı artar, sert ve hırçın olur. Bu set ve hırçın akış önüne ne gelirse alır götürür ve her şeyi siler süpürür. Bu gün bu durum bütün inançlar içinde geçerlidir. Musa peygamberin Tevrat’la halka sunduğu,tebliğ ettiği din anlayışı çok sert ve […]

Aralık 27, 2020

Köylü olmak.

02.05.2020 1960-70 ‘li yıllarda yani benim çocukluğumun geçtiği yılların köylülüğünden bahsetmek isterim. Benim ilkokulu okuduğum Tokat -Almus- Değeryer köyünün o yıllarda köyün şehirle bağlantısı yoktu. Ancak atla ve eşekle ilçeye gidilirdi. Köyde okul yoktu, on iki çocukla birlikte her gün sabah akşam dört kilometre yürüyerek Bağtaşı köyüne giderdik. Beslenme çantamızda kuru ekmek ve ökelikten başka bir şey olmazdı. ”Partron Çocuğu” kitabımda bu dramatik olayları çok […]