Yazar: mehmet yüceer

Eylül 15, 2024

Deprem ve Allah.

Depremin iki bakış açısından açıklaması vardır. Birincisi ”Depremi Allah verir o ne derse odur” Alnına depremde ölüm yazmışsa yapacağın hiç bir şey yoktur. Bu bakış açısı teolojik bir bakış açısıdır ve bilimin içinde barınamaz. İkinci bakış açısı, dünya yer kabuğu magmanın üzerinde yüzer vaziyettedir. Bu ayrışık kabuklar durmadan hareket eder ve belli yerlerde hareketini durdurarak dayanımlarla dirençle karşılaşır. O yerlerde hareket durur ve yer kabuğunun […]

Eylül 11, 2024

Allah kokusu mu?

Genel kurmay başkanlığı, savunma bakanlığı ve bir çok görev yapan Hulusi Akar adındaki devlet büyüğünün ! Anadolu islamı konusunda bilgi sahibi olmaması çok ama çok üzücü. Anadolu islam anlayışının başlangıcı Ahmet Yesevi ve uçları ise Hacı Bektaş-ı Veli, Mevlana, Yunus Emre, Pir Sultan ve bir çok Anadolu erenidir. Bu anlayışın temelinde Allah korkusu yerine Allah sevgisi yatar. Yani Arap islam anlayışı Allah korkusuna dayanırken Anadolu […]

Eylül 8, 2024

Narin-Gatilik-Firavun

Benim çocukluğumda köylerde adı çıkan tipler olurdu. Bunlar küçük çocuklara musallat oldu diye adı çıkardı ve toplum onu dışlardı. O tipler bir süre sonra da bu dışlanmışlığı hazmedemeyerek ya ölürdü ya da yaşadığı yeri terk ederdi. ”Narin’in cansız bedeni derede çuval içinde bulundu” haberini duyunca bunlar aklıma geldi. Olayın detaylarını bizim gibi ülkelerde tam anlamıyla öğrenmek mümkün değil. Çünkü tutuklanan kişi muhtar- din hocası-HÜDAPAR üyesi […]

Eylül 3, 2024

Kılıçdaroğlu ve İmamoğlu gidici.

Önümüzdeki dönem yani dört yıl AKP’ nin halk olmadan ve halkın desteği olmadan nasıl iktidarda kalabilirim formüllerinin üretildiği yıllar olacak. Bunun ilk emarelerinin dumanları tütmeye başladı. Bu gün için 2028 yılında ve yapılacak erken seçimde Cumhurbaşkanlığı seçimi için en büyük tehdit kim? İmamoğlu ve Kılıçdaroğlu. İkisi de aday olsun kazanır. Bunu Akp’ nin düzeninden beslenen ve ”ben devletim” anlayışını yüreklerine yerleştiren kadroları çok iyi biliyor. […]

Ağustos 30, 2024

Altmış önceye bir bakış.

Ülkenin bu gün geldiği noktaya bakıyorum. Çocukluğumda yani bundan tam altmış yıl önceyi hatırlıyorum. Tokat’ın bir köyünde köyde elektrik yoktu. Otomobil gelmiyordu çünkü yol yoktu. Doktor mu? ”O da ne ki” durumundaydı. İşte bu ortamda insanlar çaresizlikten, bilimin ürettiği ilaçtan, doktordan, kitaptan, kalemden, okuma yazmadan uzak olduğu için tek sığındıkları yer vardı. Din ve dinin ürettiği hurafaler. Örneğin köylünün hayvanı kaybolduğunda Ömer amcaya gidilir bıçak […]

Ağustos 27, 2024

Değirmenköy de bile isyan var…

Yıllardır çok sevdiğim ve her yaz yaptığım bir alışkanlığım var. Silivri Değirmenköy de köy pazarına giderim. O pazarda tanıdığım ve yanına oturup dertleştiğim bir köylü abi var. Kendisi yetmiş yaşında tezgahında kendi tarlasında yetiştirdiği karpuz, kavun, domates ve fasulye satıyor. Her yıl sattıkları mallardan kar ettiğini ve çocuklarını büyüttüğünü, hayatını sürdürdüğünü anlatır. Bu yıl ise çok ama çok dertli. Temmuz başından bu yana satışlar yaptığını […]