Yazar: mehmet yüceer

Temmuz 5, 2024

Çift parmak işareti ve cinayetler.

Ulusun bir parçası olan ülkesini seven yurtsever her T.C vatandaşı Türkiye’nin Avusturya’yı elemesine elbette çok sevinmiştir. Hayatta ortak dillerimiz kültürlerimiz olan Türki Cumhuriyeti yurttaşları da sevinmiştir. İşin içine siyaset girince işler biraz karıştı. Merih Demiral basın toplantısında çok masum bir şekilde ”Ne mutlu Türküm diyene” sözleriyle başladı. Buraya kadar bir sorun yok. Belli ki yaptığı iki parmak işaretinin sadece Türklükle ilgili olduğunu sanıyor. İki parmak […]

Temmuz 4, 2024

Göçmenler günah keçisi olamaz, esas suçlu bellidir.

Osmanlının gerileme döneminden itibaren Anadolu insanların sığındığı bir liman olmuştur. Kimler gelmedi ki bu ülkeye… Hırvatlar, Boşnaklar, Çerkezler, Azeriler, İspanyadan Yahudiler, Kürtler(Irak işgalinde), mübadelede Yunanistan’dan gelenler ve bir çok etnik kökenden insan da bu ülkeye sığındı. Mazlumun, mağdurun, sıkıntıya düşenin ana kucağı Anadolu oldu. En son Bulgaristan göçmenleri geldi ve hiç bir sorun yaşanmadı. En son Kayseri’de göçmenlere ve Suriyeli Araplara gösterilen tepkiyle bu konu […]

Temmuz 1, 2024

Sivaslının utancı Madımak katliamı.

2 temmuz 1993 yılı Madımak oteli katliamı insanlığın utanç günü olarak insanlık yaşadıkça anılacak ve unutulmayacaktır. Ne olmuştu? Sivas’ta yazar, çizer, sanatçı, ressam ülkenin gurur kaynağı güzel insanlar bir araya gelmiş fikir alış verişi yapacakmış. Yobaz beslenmiş olduğu abuk sabuk hurafelerle dolu dini değerlerle bu insanlara karşı protesto edebilirdi. Biz sizin gibi düşünmüyoruz, sizin gibi insan olan ve bizim gibi düşünmeyen hiç kimseyi sevmiyoruz da […]

Haziran 30, 2024

Zengin olmak mı ve insan olmak mı?

Bizim eğitim gördüğümüz okullar, öğretmenler insanların sosyal sınıfı, etnik kökeni, inancı ne olursa olsun eşit görmemizi sağlayan bir anlayışı bize öğretti. Bundan dolayı hayatım boyunca ilişki kurduğum, arkadaş olduğum, dost bulduğum hiç kimsenin inancını, etnik kökenini ve ekonomik sosyal statüsünü merak etmedim. Sadece dikkat ettiğimiz belli evrensel değerler vardı. Arkadaş ilişkileri içinde çıkarcı olmaması, kollektif düşünebilmesi, eşitlikçi bir ruh haliyle yaşama bakışı, emeğin en yüce […]

Haziran 29, 2024

Umutlar yarınlara kaldı.

1964 yılında ilkokula başladığımda köyümde ilk okul yoktu. Yoksulluk diz boyuydu. Köyde bulunan herkes yamalı pantolon, ceket, kara lastik, yakaları tiftiklenmiş gömlek giyerdi. Bazıları da şeker çuvalından uydurma gömlek pantolon yapar giyerlerdi. Yemek olarak çorba yanında da mevsimine göre çıkan sebzeden bir yemek olurdu. Et yemek senede bir kere ya olurdu ya olmazdı. Para yoktu çerçi köye geldiğinde yumurtayla alışveriş yapılırdı. Bu şartlarda on iki […]

Haziran 28, 2024

”Emmi” muamelesi görmek.

İnsanların trafikte, markette ve hayatın diğer alanlarında davranışları yaşla çok ilgili olduğuyla ilgili gözlemlerim var. (65 yaşında olduğumu belirteyim) Örneğin trafikte giderken yanındaki sürücü senin 60 yaş üzeri olduğunu gördüğü anda davranışı değişiyor. Kurallara uymadan hemen senin önüne geçebiliyor, yanlış sollama yapabiliyor. Markette gidiyorsun beş parça mal almışsan fişinde yedi parça görebiliyorsun. Almadığın bir malı fişine geçebiliyor. İki yüz lira verdin para üstü alacaksın para […]