Yazar: mehmet yüceer

Mart 29, 2024

Zeynep Duru, Cem baba…

Bu site benim sitem olmasına rağmen halka açık ve herkesin görebileceği ve okuyabileceği bir alan olduğu için çok fazla özelime girmeyi sevmiyorum. Bu gün bunun dışına çıkan bir yazı yazmak istiyorum. Son bir kaç yıldır torunlarınla günlük beraber oluyorum, yüzmeye götürüyorum, okuldan alıyorum ve onlarla vakit geçiriyorum. Beşinci sınıfa giden Zeynep Duru torunum çocukluktan gençliğe doğru yol aldığı için çok fazla diyaloga açık değil. Diyalogları […]

Mart 26, 2024

Pusu kültürü mü? Düello mu?

Sanatçımız Reha Özcan demiş ki; ”Aslında oy kullanmayacaktım ama bir kişiyi on yedi kişinin dövdüğünü görünce fikrimi değiştirdim onu yalnız bırakamam” İyi de sevgili güzel sanatçımız şunu da bilmen gerekir. Türk toplumu senin gibi düşünseydi bu günkü rezillikleri yaşamazdık. Bu anlayış batı toplumları için geçerlidir. Batı toplumlarında hiç bir insan başka birini arkadan vurmaz erkekçe mertçe düelloya davet eder. Puşkin bile aptalca bir durum yüzünden […]

Mart 25, 2024

Soygun… Bilal Çetin.

Durup dururken siyasi birisini ”hırsız” diye damgalamak doğru değil. Elinde somut delil yoksa, somut delillere dayalı mahkeme kararı yoksa hiç bir siyasetçiye hırsız diyemezsin. Bu bakış açısı bizim gibi ülkeler için değil demokratik ülkeler ve hukukun bağımsız özgür olduğu ülkeler için geçelidir. O halde biz siyasetçiye nasıl hırsız diyeceğiz? Örneğin siyasete başladığında sadece bir tek yüzükten başka bir şeyi olmadığı halde ve siyaset yaptığı süre […]

Mart 20, 2024

Siyaset ve zenginlik.

Zenginin malı züğürdün çenesini yorarmış. Turgut Altınok mal varlığını açıkladı. 1994 yılından bu yana belediye başkanı olan ve maaş dışında bir geliri olmaması gereken Altınok’un mal varlığı insanların aklını başından aldı. Peki T.Altınok ne dedi? ”Bu mallar babamdan bana kaldı.” Sağcı ve dinci siyasetçi hiç değişmiyor. 1990′ lı yıllarda Tansu Çiller’in mal varlığı ortaya çıkınca ”Anam öldüğünde çıkınından çıkan altınlarla zengin oldum” anlamımda açıklaması olmuştu. […]

Mart 16, 2024

Nevruz ve abul beşi…

Tokat -Almus-Değeryer köyünde 1958 yılında doğdum. Doğup büyüdüğüm köyde aklım erdiğinde yani beş altı yaşlarında elektrik, okul, evlerde su, tuvalet yoktu ve sefalet diz boyuydu. Köyümüzde okul olmadığı için her gün bir saat yürüyerek Bağtaşı (Gibis) köyüne gider akşam da geri dönerdik. Öğlen yemeğimiz ise çökelik ve kara ekmekti. Mevsimine göre bulursak üzüm ceviz yanında katık olurdu. Şimdi o kara ekmeği zenginler yiyor. İşte o […]

Mart 15, 2024

Ülke siyaseten paramparça.

Türkiye coğrafi bakımdan ve iklimsel koşullar açısından yedi bölgeye ayrılmış olduğunu ilkokul üstünde okuyan herkes bilir. Bu gün aynı durum siyaseten de geçerli. Ülke de siyasi açıdan yedi bölgeye ayrılmış durumda. Ayrıca her bölgede kendi içinde onlarca siyasi bölünmelerin içinde. Bundan dolayı partiler adaylarını belirlerken bölgenin şartlarını göz önünde bulundurmak zorunda. Örneğin AKP İzmir adayının seküler laik görüntü vermesi gerekiyor. Kendisi meyhaneleri dolanıp oy istiyor. […]