Şubat 10, 2023

Yüz binin üzerinde tabutluk.

ile mehmet yüceer

Bir gün ofisime bir vatandaş geldi.

Proje yaptıracağını söyledi.

Mevcut üç katının olduğunu ve ilave üç katın yapılacağını anlattı.

Elbette yerine gidip binaya bakmadan işi almak ve yapmak mümkün değil.

Beraber binanın olduğu yere gittik.

Bina bodrum katla birlikte üç kat, zemin katında dükkan var.

Binanın bodrumuna indiğimde korozyondan ve betonda hacim genişlemesinden dolayı kolon pas paylarının patladığını gördüm.

Kolonun düz demirleri nervürlü değil, etriyeler otuz beş santim arayla konulmuş.

Binanın en üstüne çıktığımda ise kolondaki demir sayılarının yetersiz olduğunu gördüm.

Dedim ki ”Bu binaya aletle gelmemize gerek yok, teknik detaylara girip seni masrafa sokmayalım, bu binaya ya güçlendirme yapacaksın ya da yıkıp yeniden yapacaksın.”

”Bunun dışında benim size yapabileceğim bir şey yok” dedim.

Adam ”tamam ben sizi ararım” dedi ve uzun süre ses çıkmadı.

Aradan altı ay geçti o caddeden geçtiğim bir gün inşaatta çalışmaların başladığını gördüm.

Arabayı park ettim, inşaatın kalfasının elindeki projeye baktım.

Evet üç kat ilave kat ruhsatı almış ve onayalı projeyle inşaat başlamış.

O bina yapıldı ve şu anda ayakta duruyor. (Yapı denetim kanunu çıkmadan önce)

Olabilecek İstanbul depreminde yüz binin üzerinde bina gibi o da yıkılmayı bekliyor.

O mühendis arkadaş mı?

Çok zengin oldu, bu tür projelere onay veren belediyelerdeki mühendisler, mimarlar, imar müdürleri çok zengin oldu.

Bu arada çok namuslu, dürüst, tertemiz hala da görüştüğüm bürokrat arkadaşlarımı da saygıyla selamlıyorum.

Burada an az on tane ismi arka arkaya yazarım ama gerek yok.

Konumuz özel değil genel genel…

Soygun düzeninde soyguncular, ki bir avuç insan çok zengin oldular.

Siyasetçilerle el ele verdiler.

Soyanlar, soyulanları din, iman ve cennetle kandırarak bu tür tabutluklara soktular onlarda depremde ölecekler.

Soyanlar ise dünyada cenneti yaşıyorlar.

Belediyelerde müdürlük, başkan yardımcılığı yapanlar, bürokratlar yani soyguncular hafta sonları sonu Barselona maçalarına gidiyorlar.

Düzenin soyguncuları da, soyulan fakir halkta hayatlarından çok memnun.

Fakir olan anlatılan cenneti bekliyor.

Soyanlar ise onların kandırılmışlığı üzerinden bu dünyada cenneti yaşıyorlar.