”Açlık insana inancını bile yedirir. ” Mevlana.
Şöyle düşünün mahallenizde bir manav bir üç harfli market, bir okul, bir elektrik için trafo bulunuyor.
Elbette satış yapan diğer dükkanlar var.
Mahallenizin nüfusu iki bin.
Bir kaç yıl içinde mahallenize bin kişi daha geldi.
Bunlar dört kişinin yaşayabileceği dairelere girdiler.
En azından altı kişiyle on beş kişi arasında değişen nüfusla bir arada yaşıyorlar.
Mahallenin nüfusu çıktı mı üç bine.
Ne yapacak öncelikle karnını doyuracak.
Diyelim ki ekmek alacak.
Nüfus iki bin kişiyken mahalleye üç bin ekmek yeterken şimdi beş bin ekmek gerekiyor.
Mahalleye kişi başına üç litreden altı bin litre/gün su yeterken şimdi dokuz bin litre /gün su gerekiyor.
Beş yüz kilo domates yeterken şimdi bin kilo domates gerekiyor.
Bu örnekleri çoğaltabilirsiniz.
Okula giden öğrenci sayısı, kullanılan elektrik, camiye giden cemaat, otobüse bine yolcu sayısı artacak.
Peki bu tüketim bir anda artarken bu mahalleye gelen malı üreten çiftçinin üretiminde, su tedarikinde ve mahalleye giren diğer mallarda üretim artışı var mı?
Yok.
İstense de artmayacak çünkü üretim yeterli değil.
Bundan dolayı da açlığı önlemek için ithalat yapıyorlar.
İşte bizim tarım ürünlerimizin ve diğer girdiler bir mahallede iki bin kişiye göre üretim yaparken şimdi üç bin kişiye iki bin kişiye göre ürettiği malı gönderiyor.
Bu durumda ne oluyor?
Otomatik olarak bir kilo domatese talep yüzde yüz artıyor.
Yani mahalleye eskiden iki bin kişiye fazlasıyla yeten domates şimdi üç bin kişiye yetmeyecek hale geldiği için fiyatlar artıyor.
Yönetimdekilerin bilimden, planlamadan, liyakattan ve hesap kitaptan uzaklaşıp saldım çayıra mevlam kayıra diyerek ülkeyi pahalılık ateşinin içine sürüklediler.
Son günlerde üretim yapan çiftçiler belki de hayatlarında ilk defa eylem yapıyorlar.
Neden?
Çünkü kış geliyor kazanamazlarsa açlıkla karşı karşıayalar.
Kırsalda ve üretimde olan köylü çiftçi genelde AKP seçmenidir.
Bu seçmen ya dindardır ya da mütedeyyin seküler dindardır ve sürekli AKP seçmeni olmuştur.
Neden şimdi isyandalar?
Çünkü açlık insana inancını bile yedirir noktasına geldiler.
Bütün suçlarını da her şey Allahtan, pahalılıkta Allahtan yaklaşımıyla, her olayını Allaha havale ederek işin içinden sıyrılmaya çalışıyorlar.
Ben şunu biliyorum ki yıllardır Allahla halkı kandırdıkları için Allah bunları çoktan unutuverdi
Haberleri yok…!
Milyonlarca insanı açlığın, yoksulluk ve çaresizlik içinde kıvranırken kendisini bu duruma düşüren iktidardakilere ”Allah belanızı versin” beddualarını Allah duyarsa işte o zaman yandı gülüm keten helva….!