Aralık 25, 2022

Adaylık işi karışık.

ile mehmet yüceer

Uzun süredir tanıdığım ve sayın Kılıçdaroğlu’na yakın bir milletvekiliyle konuştum.

Dedim ki, ”Cumhurbaşkanı adayını neden açıklamıyorsunuz?”

”Zaman çok daraldı.”

Kendisi bana kısaca şöyle dedi.

”Altılı masanın kararıyla açıklanacak ortak mutabakat metni konusunda çalışma sona yaklaştı.

Aday konusunda bir sıkıntı yok, sadece karşı tarafın sıkıntılarını takip ediyoruz.

Kamuoyu ve basının da etkisiyle Millet ittifakının sıkıntıları ve problemleri varmış gibi gösteriliyor fakat Cumhur ittifakının sıkıntılarına değinen yok.

Bu gün hala Sayın Erdoğan’ın adaylığı kesin değil.

YSK içinde Erdoğan’ın tekrar aday olmasının önünde engel olduğu konusunda fikir öne süren hakimler var.

Ayrıca bazı YSK hakimleri sayın Erdoğan’ın anayasanın 101. maddesi orta yerde dururken adaylığına onay verirsek ve Millet ittifakının adayı kazanırsa anayasayı ihlal suçundan yargılanabiliriz diye kendi aralarında da görüş farklılığı var ”

Bütün bunları ortaya koyunca Cumhur ittifakının adayı netleşmeden millet ittifakı adayını açıklama eğilimi içinde olmadığını anladım.

Yani bizler evimizden ve halkın içinden bakınca aday açıklaması gecikiyor, süre kalmadı diye feryat figan ederken adaylık sürecinin karmaşık ve stratejik ilişkileri konusunda yeteri kadar bilgi sahibi değiliz.

Bundan dolayı adaylık açıklaması konusunda Cumhur ittifakının çok daha sıkışık olduğunu görüyoruz.

Çünkü Sayın Erdoğan hala ”Ben adayım” demedi.

YSK adaylığının önünde bir engel yoktur diyemedi.

Bu konuda erken seçim kararı alınırsa aday olabilir noktasına doğru sürükleniyor.

Tamam YSK emir kulu falan diyenler oluyor da, orada da anayasayı bilen gelecekte verecekleri yanlış karalardan dolayı başlarına nelerin geleceğini bilen insanlar olduğunu unutmayalım.(Tıpkı İmamoğlu kararı konusunda görevden alına hakim gibi)

Şimdi İmamoğlu kararını veren hakim rahat çünkü yanlış karar verse bile yargıtayın düzeltmesi onu rahatlatabilir.

YSK kararları ise tartışmasız tek ve son karar.

2017 yılında Yüksek Seçim Kurulu da sandıklar kapandıktan sonra aldığı kararında “mühürsüz pusulalar ve zarflar da geçerlidir” dedi.

Bunun üzerine referandumun meşruiyetinin sorgulanmasına kadar varan tartışmaların da fitili ateşlenmiş oldu.

Öyle ki bu kararı alan YSK’ nın o günkü başkanı sayın Sadi Güven şu anda görevine devam ediyor.

Bu haksız, hukuksuz kararı aldı bunun hesabı bu ülkede sorulmayacak mı?

Elbette iktidar değiştiğinde ”Bu kararı nasıl aldın” diye sorulacak.

İşte bundan dolayı sayın Erdoğan’ın adaylığı için görüş verecek olan YSK’nın içinde de anayasanın 101 maddesinden kaynaklanan tartışmaların olmasından dolayı Millet İttifakı sürecin sonuna kadar adayını açıklama eğilimi içinde değil.

Belki de 101.maddeyi aşmak için erken seçim kararı alacaklar.

İşte bu karışık denklemler içinde ”Millet İttifakı neden adayını açıklamıyor” diye sallamanın çok doğru olmadığını görüyorum.