Affedersiniz bir Ermeni dölü Nobel aldı…!
”Ermeni dölü”, ”Affedersiniz Ermeni” ,”Ermeni tohumu” ve bir çok aşağılamanın, hakaretin öznesi olan güzel ülkemin güzel insanları Ermeniler için kullanılan sözler.
Ermeniler, Rumlar, Yahudiler, Aleviler, Kürtler ne talihsiz insanlarmış ki, bu coğrafyada siyasal İslamcıların ve ırkçı faşist mikro milliyetçilerin oyuncağı olmuşlar.
Kesilmişler, kırılmışlar, sürülmüşler, yakılmışlar ve de ”Şamar oğlanı” ”Günah keçisi” olmuşlar.
Bu ülkede siyasette parti genel başkanı bile olan ve hala saray ilişkisi muamma bir kadın ”Ermeni dölü” diyebilmiş muteber bir insan pozisyonları elde edebilmiştir.
Gene ”Affedersiniz Ermeni” diyen birisi bu ülkeyi tam yirmi dört yıldır yönetebilmiştir.
Bundan dolayı bu ülkenin en büyük talihsizliği siyasal İslamcıların, gerici yoz ve orta çağ kalıntısı anlayışın ve milliyetçiyim diyenlerin ırkçı faşist kafalarıyla bu ülkede söz sahibi olmalarıdır.
İşte bu iki anlayış ülkenin yönetim yapılarından gitmeden, bıraktıkları izler toplumun hafızasından silinmeden bu ülkenin sürünmesinin ve fakirleşmesinin önüne geçemezsiniz.
Bu konu ülkenin hala kanayan yarasıdır.
Buralara hiç girmek istemiyorum çok ama çok acı ve derin konular.
Son zamanlarda ülkede sermaye biriktirenlerin mallarına çöken devletin geçmişte Ermenilere nasıl çöktüğünü anlatmak için bu yazıya başlamadım.
Evet bir ”Ermeni dölü’ bu ülkenin havasını solumuş, suyunu içmiş Türklerden çok önce bu ülkede varlık göstermiş kadim Ermeni ırkının güzel evladı Daron Acemoğlu’nun, James A. Robinson ile birlikte Nobel alması bana bu girişi yapmama sebep oldu.
Ben Daron Acemoğlu ve James A Robinson’un birlikte yazdığı 14.08 12109 yılında 45.baskısı olan ”Ulusların düşüşü” kitabı okuduğumda detaylı tanıdım.
Eğer dünyayı tanımak ve de dünya uluslarının geçmişten bu güne gelişini tanımak isterseniz bu kitabı lütfen okuyun.
Ben bu kitabı ilk okuduğumda yıllar önce okuduğum fakat kütüphanemde arayıp bulamadığım ( Birisine vermişim geri dönmemiş diyebilirim) Willliam Mc Neill’in ”Dünya Tarihi” kitabına çok benzetmiştim.
Kısaca şunu söylemek isterim.
Çok meşhur bir söz vardır ”Coğrafya kaderdir” derler.
İşte Daron Acemoğlu’nun bu kitabını okuduğunuzda, Kudüs’te Arap ve Yahudilerin, Meksika ABD sınırında iki kasaba kıyaslamasından coğrafyanın kader olmadığını çok güzel anlatmaktadır.
Toplamda 496 sayfa olan bu kitabı burada anlatmak kolay değil okumak gerekir.
Daron Acemoğlu ve James Robinson’a selam olsun.
Bu güzel insanların başarısını duyduktan sonra ”Ben de Ermeniyim” diyen bütün yurttaşlara selam olsun.
Şimdi ülkenin faşist kafatasçı milliyetçileri diyecekler ki, ”Eğer Ermeni olmasaydı Nobel vermezlerdi.”
Oysa bunu diyenler daha bir kaç yıl önce Daron Acemoğlu’nun ayağına gidip ”Ne olursun gel ekonominin başına geç bizi kurtar” diyenler olacaktır.
Siyasal İslamcılar ve faşist kafatasçı milliyetçilerin o kadar çok yüzleri var ki kılıktan kılığa giriyorlar ama hiç utanmıyorlar.
İyi ki Daron Acemoğlu o teklifi kabul etmemiş.
Çünkü o da siyasal İslamcıların yarattığı bataklığa saplanmış olacaktı.
Bu gün bilim adına ürettiklerini üretemeyecekti.
Ayrıca son on yıldır Daron Acemoğlu’nu dünya ekonomisi ve de Türkiye ekonomisi için söyledikleri bir bir çıkmıştır.
Sonuçta Daron Acemoğlu’nun Nobel alması ”Affedersin Ermeni” ve ”Ermeni dölü” diyenlerin ve ülkeyi yönetenlerin suratına bilimin tokadı adına çarpmıştır.
Uyanırlar mı?
Mümkün değil.
Çünkü gericiliğin, siyasal İslamın ve de ırkçılığın uyanışını sağlamak mümkün değildir.
Sosyal medyadan aldığım bir sözle yazıyı kapatalım.
Hani ekonomik kriz çok derin, çaresizlik diz boyu.
Neredeyse insanların dışkılamasına sayaç takıp vergi alacaklar.
İşte Ohannes Kılıçdağı demiş ki ” Kenara zor günler için 1-2 milyon Ermeni, Rum, Yahudi koysaydınız şimdi mallarına, mülklerine çöker, bu krizi de atlatırdınız. Ama insan geleceği göremiyor ,altın yumurtlayan tavuğu kesiyor.”
Bu söylemle 6-7 eylül 1955 olaylarını da hatırlamak lazım.
İşte Daron Acemoğlu’nun Nobel ekonomi ödülünü alması bana bunları hatırlattı.