Temmuz 13, 2025

AKP-MHP-DEM -PKK barışına halk karşı çıkmayacaktır.

ile mehmet yüceer

PKK silah bıraktı yeni yol haritasında AKP-MHP-DEM birlikte bir adım attı.

Unutmayın sadece bir adım atıldı esas bundan sonraki adımlar önemli.

Bu adım sürekli olacak mı ikinci üçüncü adımlar ortak atılacak mı hep beraber göreceğiz.

İç kamuoyunda çok garip bir tartışma var.

Vay efendim halk ne diyecek.

Bir kere AKP ve MHP seçmeni biat eden, çok fazla liderini sorgulayan, gelişen olayları analitik düşünen bir seçmen olmadığını biliyoruz.

Üstelik ülkenin eğitim düzeyi en düşük seçmeni özellikle AKP seçmeni olduğunu da biliyoruz.

Onlar sadece şöyle düşünür.

” Liderim bir karar verdiyse doğrudur.” Sürekli böyle düşünür ve elindekileriyle yetinir şükreder ve hayatına devam eder.

Sayın Erdoğan da bunu bilir.

İkincisi ”Şehit aileleri ne diyecek” başlığı altında konuşmalar oluyor.

Bir kere şehit ailelerinin %99’u çocuğunun şehit olmasından dolayı mutludur.

Nedeni ise çocuğu şehit olduğu için sorgusuz sualsiz cennetin baş köşesinde yerini alacağına inanır.

O aile için bundan daha iyi bir mutluluk olur mu?

Halkımız böyle düşünür ve böyle inanır.

Son yapılan PKK anlaşmasından dolayı şehit ailelerinin de mutsuz olduğunu söyleyenler doğruyu söylemiyor.

Bu güne kadar Güneydoğu illerinde şehit olan /ölen çocukların neden öldüğünü sorgulayan bir kaç aile oldu onları da mevcut siyasal İslamcı düzenin savunucuları tarafından linç edildi.

Dolayısıyla bu anlaşmanın ülke genelinde bir rahatsızlık yaratacağı kanaatinde değilim.

Ayrıca nerede kim barışıyorsa, kim silahları bırakıyor yakıyorsa buna sevinmek gerekir.

Kim nerde barışı savunuyorsa buna destek olmak gerekir.

Benim tek kaygım şudur.

Ülkede ”Kürt sorunu” denilen konunun ana kaynağı demokrasinin olmayışıdır.

1993 yılından bu yana sayın Erdoğan ” Elhamdülillah ben şeriatçıyım” der ve de ” Demokrasi benim için amaç değil araçtır” diyerek sosyal tabanının buna göre oluşturmuştur.

DEM’in demokratikleşme talepleri olacak, demokrasinin özgürlük boyutu hatırlatılacaktır.

En önemli konu ise ana dilde eğitim ne olacak?

İşte sayın Erdoğan o gün ” En demokrat benim bu ülkeye demokrasi gelecekse ben getiririm” derse hiç şaşırmam.

Çünkü son yirmi beş yılda söylediklerinin tam tersini yaptığı o kadar çok uygulamalar var ki takip etmekten başımız döndü.

Hani tek parti döneminin Ankara valisi Nevzat Tandoğan (1929-1946 yılları arasında Ankara valiliği yaptı.) ” Memleket komünist olacaksa onu da biz yaparız” demişti.

Sayın Erdoğan bana Nevzat Tandoğan’ı hatırlattı.