Akparti-MHP birlikteliği bitiyor mu?
Önümüzdeki süreçte ülkenin en büyük sorunu pandemi,ekonomi,erken seçim,ABD ile olan ilişkiler.
Ekonomi konusunda en az beş yıl iyi haberler duymamızın mümkün olmayacağını söyleyebiliriz.
Pandemi konusunu biz bilemeyiz bilim adamları bilecektir.
Erken seçim konusunda sayın Erdoğan veya sayın Bahçeli ne derse o olur.
Çünkü muhalefetin tamamı erken seçimden yana.
Yani bu soruların cevapları çok basit, derin analizler yapmaya gerek yok.
ABD ile olan ilişkilere gelince;
Bir değil çok fazla sorun iç içe geçmiş durumda.
S400 meselesi çok kolay çözülür atarsın çöpe sorun biter fakat ABD’nin de çöpe at dediği S400’lerin yerine geçecek hava savunma sistemini vermesi gerekir.
Bunun bu gün ABD yapamaz, yapamaz çünkü bu günkü siyasal iktidarla derin güvensizlik çıktığı için, Türkiye’nin Suriye’de Afrika’da, Katar’da ve de Libya’da askerinin olması, tıpkı ABD gibi emperyal amaçlar besliyor kaygısı ABD’nin kulağına kar suyu kaçırmış durumda.
Her ne kadar Türkiye’nin askeri olan bölgelerde ABD ile aynı hedeflerde olmasına rağmen, ABD bu durumdan şüphelenmiştir.
Çünkü Suriye’de, Libya’da da ABD ile aynı yönde desteğimiz var.
Yani buna rağmen Türkiye yetmiş yıllık bir NATO üyesi ve ABD’nin sözünden çıkmayan, kontrol altında bir askeri yapı ”elimizden çıkıyor mu” korkusu batıda büyük panik yaratmış durumda.
Bu gün dünyanın en büyük ikinci ordusunu ,1950 yılından beri güçlü tutan Türkiye bu bölgenin en güçlü ve en hareketli ordusu olduğunu herkes biliyor.
Ordu üzerinde oynanan bütün oyunlara rağmen.(FETÖ,BALYOZ…v.s)
Bundan dolayı ABD Türkiye’nin etrafında Yunanistan ve Kıbrıs üzerinden kuşatama içine girme ihtiyacı duyuyor.
Trakya’da Dedeağaç’ta üsler kurması, ağır silahlar ve asker yığması, Akdeniz’de tatbikatları Yunanistan’la birlikte yapması Türkiye’nin emperyal amaçlarından korkudan kaynaklanmaktadır.
Bütün bunlardan sonra en önemli sorun ise AKP-MHP iktidarının devam edip etmeyeceği.
ABD açısından baktığımızda olay çok basit.
Bu gün ABD Kuzey Irakta ve Kuzey Suriye de Kürt devletinin bütün bileşenlerini açık açık destekliyor.
Bunu yaparken Türkiye içindeki Kürt sorunun çözümü konusunda ve Kuzey Suriye’deki Kürt oluşumunu Türkiye’nin tanımasını ABD dayatacaktır.
Eğer ABD olmadan Türkiye’de iktidarda kalmak ve sürelki iktidar olmak mümkün değile inanıyorsak, ki,1950′ den beri böyledir, sürekli ABD desteğiyle iktidarlar ayakta kalmaktadır.(Ecevit dönemleri hariç, çünkü o hep tam bağımsız Türkiye hayaliyle iktidarda kalmak istediği için bir türlü iktidarda kalamamıştır.)
Bu durumda ”Güçlü olan haklıdır” fikrinden yola çıkacak olursak, ABD bu iktidarla yol alacağım diyorsa, bir kere Kürt sorununun ve Kuzey Suriye’deki Kürt oluşumunu desteklemesini ve Türkiye içindeki Kürt sorununu çözülmesini de dayatacaktır.
Bunun önündeki en büyük engel MHP olduğuna göre, önümüzdeki süreçte Akparti ABD ile iyi ilişkiler kuracaksa, ABD’nin isteklerini kabul etmek zıorunda kalacaktır.
Ya da ”Gölge etme başka ihsan istemem” diyecak Ecevit’in başına ne geldiyse aynısını göze alacaktır.
Ya da dik durup Rusya ve Çin blokuna yelken açacaktır.
Bu mümkün mü?
Mümkün değil akılcıda değil.
Bunu yapması demek, yani ABD’nin dediklerini yapmak demek yeni yol haritasında MHP’ ye yer yok demek anlamı çıkacaktır.
Bundan dolayı Bıden’den gelecek telefonda istekler sıralandığı andan itibaren AKP- MHP ilişkisi bitecek, AKP iktidardan gitmek istemiyorsa kumar oynayıp ya erken seçime gidecek, ya da 2023 yılına kadar yeni yolunda yeni bir yol arkadaşı bulacaktır.
Buna en yakın yol arkadaşı İyi parti görünürken, dün(10.03.2021 grup konuşması) Meral Akşener’in konuşması sanki bu dayatmalara ve projelere isyan gibiydi.
Yani ABD’ den gelecek ”MHP ‘yi atalım sen AKP ‘nin yol arkadaşı ol” talebinin önünü kesen bir isyan olarak değerlendirilebilir.
Bundan dolayı AKP -MHP birlikteliğiyle ABD’ nin talepleri hiç bir zaman uyuşmayacaktır.
Şöyle düşünenler olabilir.
Dün sayın Bahçeli, sayın Erdoğan için çok ağır konuşuyordu ama bu gün beraber diyebilirler.
O durum taban tarafından kabul edilebilir ama ABD talepleriyle MHP tabanının duruşu aynı değildir.
Çünkü ABD’nin talepleri öteden beri MHP’nin söylemlerine uygun değildir.
MHP hala bu ülkede Kürt var mı? Yok mu? Kürt sorunu var mı? Yok mu? konusunda bile çok net dururken, adamlar Kuzey Suriye’de yüz elli bin askeri olan silahlı güçle bağıra bağıra Kürt devletini kuruyorlar.
Eğer demokrasi içinde ve de Misaki Milli içinde biz Kürtlerimizle barışamazsak ve de ülke içinde var olan Kürt sorununu demokratik yollarla çözemezsek, tıpkı Kuzey Suriye’de ve de Kuzey Iraktaki Kürt devletlerinin aynısını ülkemize dayatacaklardır.
Dayatma sonuç verir, vermez bilemem ama kırk yıldır çok büyük maddi manevi kayıplar verdiğimiz çok açık.
Bunun süresi de önemli değildir, çünkü batılılar ve özellikle emperyal hedefi olan ülkeler kısa vadeli düşünmez, onlar çok uzun planlar yaparlar ve adımlarını severek, okşayarak, ben senin dostunum diyerek uygularlar.
Sayın S.Soylu diyorki ”Dağlarımızda bir tane PKK’lı kalmadı” bu sonuç çok güzel ama hepsi Kuzey Suriye’de yeni kurulan Kürt devletinin içinde legal hale gelmiş durumda.
1980 yılında Kuzey Irakta ve Kuzey Suriye’de Kürt devleti kurulacak denseydi, herkes kahkahayla gülerdi.
Bu gün ise maalesef bu devleteler kuruldu.
Tek hamle kaldı, Birleşmiş Milleteler ve dünya ülkelerinin tanıması.
Bunun önündeki en büyük engel İran ve Türkiye bunu çözmek içinde ABD var gücüyle bastırıp duruyor.
Sonuç olarak;
Akparti hükümeti batı blokundan tamamen kopmayacağını, Rusya, Çin ekseninde yer alamayacağını, almayacağını daha yeni sayın Erdoğan ağzından beyan etti.
Yani biz batı bloku içinde yaşayacaksak bunun tek yolu var, mevcut ekonomik ve sosyal sorunların içinde sıkışmış olan mevcut iktidarın ABD kabul ettirmek için her yolu deneyecektir.
Bu da şu demektir.
Önümüzdeki kısa sürede AKP-MHP birlikteliği olmayacaktır.
S400′ ler çöpe atılacaktır.
Kuzey Suriye’deki Kürt oluşumu tıpkı Kuzey Irak Kürt bölgesi gibi kabul görcektir.
Ayrıca ülke içindeki Kürt sorunun veya kimine göre terör sorununun çözümü için tekrar yeni adımlar atılacaktır.
Bu adımların içinde HDP ve kadroları olmayacaktır ama Kürtler, yeni Kürt yapılanmasıyla tekrar çözüm süreci başlayacaktır.
Çünkü MHP’nin bu ortamda elinde olan tek kozu erken seçim olmasını kullanması kolay değil.
Çünkü bu sistemde MHP’ nin biteceğini, baraj altında kalacağını bilmektedir.
AKP ‘ye destek olmadığı, destek olamadığı takdirde AKP’nin de bütün iktidarı kaybedeceğini görüyor.
Sonuç batılıların meşhur sözüyle bitirelim. ”Türkiye, Türklere güvenilemeyecek kadar önemli bir ülkedir” diyerek ABD ve batı kendi şartlarında bir iktidarı Akparti’ye dayatacak ve Akparti iktidarda kalmak için MHP’yi bırakıp içinde Kürt açılımının da olduğu yeni bir yol haritasında buluşacaktır.
Bu yol haritasının içinde İyi parti olabilir, CHP’nin ulusalcıların direnci kırılabilirse bu yol haritasında Kürt açılımı ve demokratik atılımlar CHP ile bile yapılabilir.
Çünkü ABD Türkiye’den vazgeçmeyecektir ve bu tür çözümleri dayatacak adımları da Akparti’ye dayatacaktır.
Bu gün ABD’nin sessizliği, bu hesapların yapıldığı bir çok matematiksel, sosyal, bölgesel hesapların yapıldığı sürenin sessizliğidir.
Bu hesap süresi bittiğinde ABD bütün hesaplarını ve faturalarını Akparti’nin önüne koyacak ve bu yolda MHP’nin olmayacağı çok açık.
Kırk yıla yakındır siyaset mutfağının her alanında görev yapmış sade bir yurttaş olarak benim penceremden olaylar böyle görünüyor.