Al sana çılgın proje…
Karadeniz’i boydan boya yaylaları ve dağlarıyla ilk defa 1983 yılında gezmiş ve görmüştüm.
O yıldan bu yıla Trabzon’a kadar ana yoldan bir kaç kere gittim geldim.
Geçen yıl Sinop’a kadar sahili arabamla bir hafta gezdim.
Gördüğüm şu.
Karadeniz bölgesi HES’lerin vermiş olduğu münferit saçma sapan projeler dışında hala bakir ve güzel.
Bir de Perşembe, Ayder e bunun gibi yaylalarda bina disiplini ve estetiği sıfır.
Herkes kafasına göre B.A.K ucube binaları kondurmuş.
Bütün bunlara rağmen Karadeniz bölgesi hala çok güzel.
Bu aksilikler ve imar görüntü kirliliği sağlam bir siyasi iradeyle bir iki yıl içinde disiplin altına aınabilir.
Esas konu ise su.
Karadeniz’e akan onlarca dere, ırmak ve çay var.
Bunlar Karadeniz’e şarıl şarıl akıyor.
Oysa Türkiye su kıtlığı çeken ve önümüzdeki yıllarda da susuzluk yaşayacak ülkeler arasında.
Oysa Karadeniz’e akan bu sular tam Karadeniz’e ulaştığı noktada kontrol altına alınabilir.
Karadeniz’in deniz derinliğinden faydalanılarak enerji harcamadan serbest akış sağlanarak İstanbul’a getirilebilir.
Karadeniz boyunca su kıtlığı çeken şehirlerin hemen yanına yapılacak baraja ve göletlere yönlendirilerek akıtılabilir.
Bunun için Karadeniz dağlarının hemen arkasındaki kurak şehirler bu sularla Karadeniz gibi yeşil hale getirilebilir.
Karadeniz’in boşa akan suları deniz içindeki kot farkı kullanılarak İstanbul’a akıtılabilir.
Bunun içine bir kuruş enerji harcaması yapılamyabilir.
Sadece İstanbul ve gerekli olan ilgili şehirlere suyun yükseltilerek basılması sırasında enerji gerekebilir.
Bunun içinde Karadeniz’in hırçın dalgalarından elektrik enerjisi elde edilerek burada harcanacak enerji karşılanabilir.
Eğer bunu yapmazsak İstanbul yirmi milyon nüfusuyla susuzluğa karşı karşıya geldiğinde büyük bir faciayla karşılaşabiliriz.
Hele bir de Sazlıdere baraj havzasına yapılmaya başlanan korsan kaçak yeni şehir modeliyle üç milyon nüfusun yerleşimi de hesap edildiğinde su sorunun dahada can alıcı hale geleceğini göreceğiz.
Bu fikrimi yirmi yıl önce yazdım ve daha sonraki yıllarda defalarca yazdım.
Bu proje bir gün mutlaka hayata geçirilecektir.
Üstelik Karadeniz’e dökülme noktasında suların toplanması çevre açısından ve halkın kullanımı açısından hiç bir sakıncası olmayan çevreci bir projede olacaktır.
Bu proje mutlaka ülke gündemine gelecektir ama bu günlerde kuraklığın ve son elli beş yılının en sıcak günlerini yaşadığımız da göz önünde bulunduracak olursak bu projenin gündeme alınması gerekir diye düşünüyorum.