Alkollü içki fabrikaları kapatılmalıdır!
Alkollü içkinin tarihini merak edenler bilgi kutularına bakabilir.
Tarım toplumun başlamasından bu yan yani on iki bin yıldır alkol ve alkollü içki ve insan ayrılmaz iki parça.
Alkol bizim dilimize Fransızca alcool kelimesinden girmiştir.
Esas kökeni ise Arapça al-kuhl (kara toz) kelimesidir.
Bu gün ülkemizde inanca dayalı bir tavırdan dolayı on iki bin yıldır insandan ayrılmayan alkollü içecek nerdeyse fiyattan dolayı ulaşılamayacak noktalara taşındı.
Yani iki kişinin oturup bir şişe rakı (İçki sağlığa zararlıdır) alıp evinde keyif yapması iki yüz liranın altında değil.
Dışarıda bunu yaparsa beş yüz lirayı gözden çıkarması gerekiyor.
Alkollü içkideki vergi oranları nerdeyse %80’lere ulaştı.
Sanıyorlar ki alkollü içkinin fiyatı yükselince içki içenler azalacak.
Oysa azalmadığını görüyoruz.
Üstelik dün de, bu gün de Avrupa ülkelerinde alkol tüketimi kişi başına 13 litre civarındayken, bizim ülkemizde 1.5-2 litre civarındadır.
Peki on iki bin yıldır bazen bazı yerlerde yasaklanmasına rağmen, hatta ağır cezalar getirilmesine rağmen insanların alkollü içkiden vazgeçmediği çok açık.
Bunu bilen siyasi iktidarlar, ülkesinin insanının tekel bayilerinde yüksek fiyatla alamadığı alkollü içkiye ulaşmak için kendi imalatına yönelmesi sonucunda daha iki gün önce Tekirdağ da on kişi canından oldu.
Peki vatandaş etil alkolle rakı yapayım derken, metil alkole denk gelip canından oluyorsa, içkiye zam yapan ve insanın ulaşamayacağı kadar pahalı hale getirilmesini sağlayanların hiç bir sorumluluğu olmayacak mı?
Yani bu aileler sahte içki yüzünden canlarından olurken, yetkililerin bu konuda hiç sesini çıkarmaması anlaşılır bir durum mudur?
İnanın bu gün içki fiyatları yarın sabah %50 düşürsünler içki tüketimi artmayacaktır.
Bunu artık yapmazlar çünkü çok büyük vergi gelirlerini seküler insanlar üzerinden elde ediyorlar.
Tıpkı İstanbul da yeni türeyen site inşaatlarında olduğu gibi.
Sitleri dindarlar yapıyor, daireleri seküler kesim alıyor.
Bunun için içkinin ucuz olduğu dönemlerde de tüketim kişi başına aynı olduğunu göreceksiniz.
Diyorsanız ki ”İçki içmek günah” şeriatla yönetilen Osmanlı da içki içilirdi, bu gün İran’da da gizli içilir ama içilir.
Yani bunu yasaklayarak veya fiyatını üç katına çıkartarak insanların içki içmesinin önüne geçmeniz mümkün değil.
İçki düşmanıysanız içki üreten fabrikaları kapatın nasıl olsa tek imzayla bunu yapmanız mümkün.
Ondan sonra devletin cebine giren milyar dolarlar kaçakçıların cebine girer, tıpkı İran da mollaların cebine girdiği gibi ama içki içilmesinin önüne geçemezsiniz.
Tarihi kayıtlar bunu böyle söylüyor.
Sümer ve Akad şiirlerinde bira ve şaraba yazılmış şiirleri okuyabilirsiniz.
Ömer Hayyam, Osmanlı da Lale Devri şairi Nedim’in şiirler orta yerde duruyor.
1929 yılında ABD içki yasağı mafyanın doğmasına ve kayıt dışı paranın artmasına neden olmuştur.
Ayrıca bu gün kaçak içki üreten ve insanların ölümüne neden olan sektördeki kayıt dışı paramın boyutu nedir ve kimlerin cebine girmektedir bunun da araştırılması gerekiyor.
Aklımıza geliyor para için her şey yapanların olduğu ülkemizde de İran gibi mi oluyor?
Bütün bunlara rağmen şöyle düşünüyorlarsa ”İçki içenin dini, imanı yoktur onlar ölsün iyi olur, pislik temizlenir” diyorlarsa en güzel örneği orta yerde duruyor.
Bakar-makara diyerek dinle milleti aldatan ve dindar görünen muteber, vazgeçilmez insanımız büyükelçimiz pahalı bir şampanyayla önünüzde duruyor. (Neden vazgeçilmez bir bilebilsek!)
Seküler kesim dediğimiz ve ülkemize özgü içki içen içen bir çok insanın namaz da kıldığını, oruçta tuttuğunu fakat içki de içtiğini biliyoruz.
Bunun en güzel örneği hacı Semra Özal ”Hacca da giderim, namaz da kılarım viskimi de içerim” sözü meşhurdur.
Bunun için dünya gerçeklerinden kaçamazsınız, tedbir alınmadığı için elli kişi Adana’da, en son on kişi Tekirdağ da öldüler.
Kaçak içkiyi yapanlarda etil alkol yerine insanlar ölsün diye metil alkol kullanıyorlarsa ve devlet herkesin koruyucusu babası! olan devlet bunu önleyemiyorsa devlet neden var?
Diyorsanız ki devlet sadece içki içmeyen kesimlerin devleti, o zaman milyonlarca insanın yemesindeki, içmesindeki can güvenliğini hangi devlet sağlayacak?
Gerçekten içkiden dolayı ölenler için devletin maaşlı görevlileri bakanlardan bir tane açıklama gördünüz mü?
Üzüldük ailelerine baş sağlığı diliyoruz v.s…
Kaçak içki konusunda şu tedbirleri alıyoruz, vatandaşın can güvenliğini sağlamak bizim görevimiz diyen bir tane ses duydunuz mu?
Ölenler için ”Onlar alkollü içki kullandılar, ölsünler pislikler temizlenmiş olur” diye düşünüyor olabilirler mi?
Budan dolayı alkollü içki fiyatlarının çok yüksek olması ölümlerin ana nedenidir.
Bunun sorumlusunda ülkeyi yönetenlerdir.
Ölenlerin ailelerinin yediklerinde, içtiklerinde can güvenliklerini sağlamayan yetkililer kimse onları mahkemeye vermeleri gerekir.