Aralık 7, 2022

Altı yaşında gelin olmak…

ile mehmet yüceer

Ben en baştan görüşümü söyleyeyim.

Dincilik ve tarikat örgütlenmeleri içinde bulunan insanların büyük çoğunluğu akıl hastalığı içinde olan ve rehabilite edilmesi gereken insanlar olarak görürüm.

Bu gün dincilik dünyanın başına bela olan en büyük sorunlardan biridir.

Bunu söyledikten sonra en son olaya değinmek isterim.

İsmail ağa diye anılan gerici yobaz ve çağ dışı tarikat örgütlenmesi içinden şeyh ünvanı almış bir sapık kızını altı yaşında bir müridine gelin eder.

Altı yaşından itibaren de bu çocuğa babası cinsel istismarda bulunur.

Çocuk bunu on dört yaşına gelince farkeder ve bu olayı mahkemeye intikal ettirir.

Çok fazla detaya girmeyeceğim çünkü mideniz allak bullak olsun istemem.

İşte olayın kısa özeti bu, detaylarını basından okuyabilirsiniz.

Peki bu dincinin esin kaynağı nedir?

Yani altı yaşında, dokuz yaşında çocuğunu ateşe atmasının motivasyonu nedir?

Elbette esinlendiği dini metinlerdir.

Yani hadis dinciliğidir.

Hadislerde peygamberin HZ.Ayşe’yi dokuz yaşında aldığı, evlendiği yazar.

Bu konuda çok kaynak mevcut.

O da diyor ki, ”eğer benim peygamberim 9 yaşında bir çocukla evlendiyse benim evlendirmem veya evlenmemde bir sakınca olamaz.

İşte bütün motivasyon kaynakları budur.

İki gün önce berbere gittim, iki kardeş genç yeni yola çıkmışlar çalışıyorlar.

Oradan burandan sohbet edince dindar, namazında, niyazında çocuklar olduğunu gördüm.

Sorduğum soru şu oldu.

İnandığınız dinin kitabı olan kuranı okudunuz mu ?

Cevap hayır oldu.

Bende dedim ki ”İnandığınız dinin kitabını okumadıysanız hiç bir yerde ben Müslümanım demeye hakkınız yok.”

Kuranın içindekilerden zerre haberleri yok.

Duaların ne anlama geldiğini bile bilmiyorlar.

Ben bir kaç duanın anlamını açıkladım.

”Yok abi olur mu öyle şey” falan demeye başladılar.

Her neyse cehalet her yerde bir virüs gibi yayılıyor.

”Kuranda beş vakit namaz kılın diye bir ayet yok” dedim, gözleri faltaşı gibi açıldı.

Dünyada Müslüman ülkelerin farklı vakit sayısında namaz kıldıklarını söyledim.

Yok abi olur mu öyle şey” dediler.

”Yemen de iki vakit, İran da üç vakit ,S.Arabistan da altı vakit, Türkiye de beş vakit” dedim.

Gene ”olur mu abi” dediler.

Ben de dedim ki ”Size ödev bakın burada akşama kadar boş oturuyorsunuz(İş yok boş oturuyoruz diyorlar) bu dediklerimi araştırın ayrıca inandığınız dinin kitabı olan kuranı okuyun sizinle iki ay sonra geldiğimde konuşacağım” dedim.

Kuranı okuyacaklarına söz verdiler, bakalım iki ay sonra karşımıza ne çıkacak?

Bundan dolayı bu ülkenin en büyük sorunu kuran dininden esinlenen hadis Müslümanlığı.

Tam iki yüz elli bin tane hadisten söz ediyoruz.

Herkes ve her önüne gelen din diye bir şey söylemiş ve buna din diye inanan milyonlarca insan var.

İşte ülkenin en büyük sorunu bu.

Milyonlarca insanın hadis dinciliğinin elinden çekip almak gerekiyor.

Bu ülkenin en önemli sorunu bence bu.