Eylül 29, 2022

Altılı masayı en son kim terkeder?

ile mehmet yüceer

1970 yılından beri siyaseti takip ederim.

İçinde de bulundum, çeşitli görevler yaptım.

Yaklaşık 45 yıldır sağcılara ve dinciler hiç oy vermedim.

Çünkü onların 1947 yılından itibaren ülkeyi küçük Amerika yapmak isteyenlerin, emperyalizmin ve küresel sermayenin oyuncağı olduklarını iyi biliyorum.

Bugün de altılı masa diye bir oluşum önümüzde toplanıp duruyor.

Aslında altı tane birbirine benzemez partinin biraraya gelmesinin nedeni Kılıçdaroğlu’nun ılımlı, barışçıl ve iyi niyetli tutumudur.

Bunu İYİPARTİ’nin meclise girmesi içinde yaptı.

Sağcılarla, dincilerle, Türk islam sentezcileriyle elbette ülkenin menfaati için biraraya gelmeyi, koalisyon kurmayı doğru bulurum.

Fakat hiçbir zaman arkamı dönmem ve her attığım adımda ayağımın altına bakarım.

Çünkü siyaset iyi niyet ,barışçıl ve vefa duygularıyla yapılan bir iş değil.

Hele bizim ülkemizdeki sağcılar ve dincilerle bu iş hiç yapılmaz.

Siyaset gerçekler üzerinden yapılır.

Bugün SP ve Karamollaoğlu’nın partisinin islam hukukunu yani şeriatı savunduğunu hepimiz biliyoruz.

Tabanında bu daha da net hale geliyor.

DP’ yi saymıyorum çünkü bir gücü, bir tabanı yok.

Onların çizgisi de klasik liberal demokrat ve sermayenin egemenliğini savunan bir anlayışın partisi olduğunu biliyoruz.

Ali Babacan ve partisi ise bugün AKP’ nin ülkeyi bu hale getirmesi kararlarının hepsinin veya birçoğunun altında Babacan’ın imzası var.

Davutoğlu’nu anlatmaya ne bu sayfalar yeter ne de benim aklım.

Çünkü bugün Suriye bataklığında olmamızın tek nedeni Davutoğlu’dur.

Kendisi de İslam felsefesinin koyu savunucuları içinden gelen ve İslam şeriatını savunan bir teorisyendir.

Şimdi bu kadar çelişkiler içinde Laik Demokratik Cumhuriyeti ve özgürlükçü solu savunan, sosyalist enternasyonalın üyesi CHP nasıl anlaşacak?

Buna CHP’nin eli mahkum.

Çünkü hala tek başına iktidar görünmüyor.

1947′ den beri tek başına iktidar olamayan CHP’ nin iktidar olmasının tek yolu sağcılarla, liberallerle ve dincilerle ittifak yapmaktan geçiyor.

Sıkıntı şurada, Sayın R.T.Erdoğan Davutoğlu’nu görevden almasaydı hala yanında olacaktı.

Karamollaoğlu daha bir kaç gün önce ”Beni altılı masaya Erdoğan itti” dedi.

İşte bu tabloda Kılıçdaroğlu’nun şunu deme lüksü yok.

”Ben yoluma gidiyorum, altılı masa falan yok herkes yoluna gitsin”

Keşke diyebilse ama bunu dediği anda bu sistemde rotasını hemen HDP’ ye çevirmek zorunda.

Bunu yaptığı zamanda partide ve tabanda bulunan Kemalistlerin, Atatürkçülerin, milliyetçilerin partiden kopması hızlanacak.

Zaten yeteri kadar belli destekler de görerek CHP’ yi tırtıklayanlar var.

Siyasal islamın toplumun iliklerine kadar işlemiş sosyal yapısını kısa sürede değiştirme şansı da yok.

Bundan dolayı altılı masayı en son terkedecek parti CHP’ dir.

Kim ne derse desin sonuna kadar CHP o masada oturmaya devam edecektir.

İlk çıkan olmayacaktır.