Ocak 5, 2021

Atama yönetimi nasıl yapılır?

ile mehmet yüceer

    

                                                                          05.12.2011

Partilerin il veya ilçe yönetimleri neden atamayla belirlenir?

İlçe yönetimi istifalar sonucu düşmüş olur veya seçim esnasında adaylıklardan dolayı boşluk olabilir.

Bu durumda ilçe yönetimine bir üst kurul tarafından ”atama” yapılır.

Bunun için, il yönetimi ilçeden sorumlu olan kişi ve  kişiler bir ilçe başkanı adayı bulur ve ilçe içinde partide çalışma  yapabilecek gönüllü ve istekli parti üyesi veya üye olmayan yurttaşlarla  görüşme yapar.

Görüşme yapmadan önce ilçenin demografik yapısını inceler.

İlçe içinde hangi ilden ne kadar insan oturuyor buna bakar.

İlçe yönetimine düşündüğü kişilerin mesleklerine ve meslek içinde saygınlığı var mı buna bakar.

Yönetim içinde görevi kabul ettiği taktirde, ilçenin finans boyutuna bakar.

İlçe yönetiminde görev yapan yurttaşların görevi sırasında işini ihmal etmeden, parti görevi yapıp yapmayacağına bakılır.

İlçenin bir aylık giderlerinin karşılanması için, ilçe yöneticisi olacak yurttaşın ekonomik katkısının ne olacağı sorulur.

Ekonomik katkı yaparken, ailesinin yaşamını etkileyecek boyutta para harcamasının doğru olmayacağı hatırlatılır.

Yani politik çalışma yapılırken, ailenin ve aile ekonomisinin ihmal edilmemesi gerektiği hatırlatılır.

Yönetimde görev alacak yurttaşın sabırlı ve farklı fikir ve düşüncelere hoşgörüyle bakması önerilir.

Adı üstünde ”yönetici”seçiyor olmamızdan  dolayı, kişinin yönetici ve insan idare ve sevk yeteneklerinin olup  olmadığına bakmak gerekir.

İnsan ilişkilerinde partiyi ve partinin Türkiye yönetim  anlayışını her alanda anlatabilme yeteneği ve bilgisine sahip olması  gerektiğine bakmak gerekir.

Bunun için ilçe başkanı veya il başkanı olacak yurttaşın  bu insanlarla tek tek yüz yüze ve göz göze görüşmesi ve yönetim  anlayışını anlatması gerekir.

Bunun için en az bir iki haftalık sürede bu görüşmeler  yapılmalı, daha sonrada oluşacak yönetimin kendi içinde uyumlu çalışma  kabiliyetine de bakılmalıdır.

Bütün bunlar yapıldıktan sonra, parti tüzüğünde varsa kadın ve genç kotası gözetilmelidir.

Yönetimde mutlaka gençler ve kadınlar temsil  edilmelidir.İlçe yönetiminde mutlaka uzmanlık alanı olan  doktor,mühendis, mimar, avukat, mali müşavir,muhasebeci,esnaf, işçi, emekli gibi mesleklerin temsil edilmesine özen gösterilmelidir.

İlçe yönetiminde görev yapan insanların ekonomik durumunun bozulmasına izin verecek çalışma modelinden uzak durulmalıdır.

Yani politik çalışmalar sonucunda hiç kimsenin işi ve aile düzeni bozulmamalıdır.

İlçe başkanı ve yöneticilerinin mutlaka bir işi olmalıdır.

İşi gücü olmayan ve hayatı boyunca ”bir baltaya sap  olamamış” insanları ilçe yöneticisi veya il yöneticisi yapmak doğru  sonuçlar vermeyecektir.

Bütün bunların yanı sıra, toplum psikolojisini bilen ve  hitabet sanatının olması gereken yöneticilerin olmasına özen  gösterilmelidir.

Eğer bir yönetici, gününün on altı saatini ilçede geçiriyor ve hiç bir iş yapmıyorsa ilçe yöneticisi olmamalıdır.

Emekli bile olsa bir uğraşı olmalıdır.

İlçe yöneticileri örgüt toplantılarına katılmalı,yapılacak etkinliklere aktif olarak katılabilecek zamanı olmalıdır.

 Bu yaklaşımlar göz önüne getirilerek yapılacak yönetim kadroları, il yönetimleri tarafından atanmalıdır.

Şirketlerde bu süreç çok daha uzun ve detaylı çalışmayla yapılır.

İlçe yönetimine ve iktidar olmaya talep açan siyasi  partinin ilçe yöneticisi olacak kişileri seçerken daha özenli ve detaylı  çalışma yapması gerekmiyor mu ? Bu sorunun cevabı elbette ”evet”  olmalıdır.

Yoksa, iki saat içinde telefonla görüşülerek atanacak  yönetimlerin sağlıklı çalışması ve ilçenin siyasetinde söz sahibi olması  mümkün değildir.

Acele yapılan ve” bu adam bana yakın”,”bu adam benim  askerim olur” yaklaşımıyla yönetim yapılır ise, kısa sürede  uyumsuzluklar ortaya çıkar bazen beş günde bazende beş ayda ilçe  yönetimler görev yapamaz hale gelir.

Bunun örnekleri ve getirdiği olumsuz sonuçları incelenmelidir.

 Bu yaklaşım bütün siyasi partiler için geçerli olmalıdır.

Yönetimlerde bulunan kişilerin, geçmiş hayatlarında ne  ürettiklerine ne yaptıklarına bakmadan, ahbap çavuş ilişkisiyle yönetici  ataması yapılıyorsa, onların ortaya koydukları yönetimlerin sağlıklı  politik çalışmalar yapma iradesi gösterebileceğine inanmak hayaldir.

Bunları nereden mi biliyorum?


DSP  İstanbul il başkanlığı yaptığım dönemde de, DSP  ilçe başkanlığı yaptığım dönemde de atama yönetimlerini bu anlayışla  yaptım.


Bu yaklaşımların egemen olmadığı yönetimlerde görev almak  başarısızlığı getirir düşüncesini herkese anlatmak bilen ve  yaşayanların görevi olmalıdır.

 Bu günü kurtarmak için yalan yanlış işler içinde olanlar, ”yarını sattıklarını” yarın mutlaka göreceklerdir.


Bu tür bilgisiz ve jakoben anlayışın cezasını ise ilçeler ve toplum çekecektir.