Ağustos 28, 2021

Ayrıştık, uzaklaştık, bölündük.

ile mehmet yüceer

Çorum da sayın Kemal Kılıçdaroğlu’na saygısızlık ve kabalık yapan kadın modeli ülkenin son yirmi yılının yetiştirdiği kindar dindar yeni modeldir.

Bu durum ve buna benzer olaylar yakın akrabalar ve sülale dediğimiz yapılar içinde de yaygındır.

Bundan dolayı dinci siyasal İslamcı olan sülale yapılarıyla, seküler yaşam biçimi içinde olan aileler arasında da derin uçurumlar oluşmuştur.

Öyle bir nesil yetişti ki, namaz kılmayan, oruç tutmayan, kurban kesmeyen ve dini vecibeleri yerine getirmeyen insana bir kap yemek, bir çay ikram etmenin bile günah olduğuna inanır oldular.

Ben bunu kendi özelimde bir çok kez yaşamış birisi olarak, sülalemdeki bu tür insanlardan uzak kalmayı daha doğru buluyorum.

Memlekette bırakın hiç birbirini tanımayan insanların kopuşu canımdan, kanımdan dediğimiz ve akraba dediğimiz insanlar arsında bile bu tür kopuşlar yaşanır oldu.

Gene yakın arkadaşlarımla yaptığım sohbetlerden biliyorum köyüne giden ama camiye gitmeyen, namaz kılmayan seküler yaşam biçimini benimseniş insanların evine hoş geldin ziyaretinin yapılmadığını dinledim.

Eskiden(Elli yıl önce) benim çocukluğumda bu tür ayrımcılıklar vardı ama bu boyutlarda değildi, beraber yaşanırdı.

Rahmetli Süleyman amcam ilk okula gitmemize karşı çıkmıştı ”okula gitmeyin, oralar gavur okulu, kuran kursuna gelin” derdi.

Kendisi de anlamını bilmeden sürekli kuran okurdu.

Daha önceki yazılarımda da belirtmiştim aynı kitabı okuyarak Mevlana, Hacı Bektaş Veli , Taleban, Boko Haram, IŞID, İhvan,Vahhabi- Selefi İslam olmak mümkün.

Bundan dolayı şahsen ben de Anadolu İslam anlayışının derin hoşgörüsünden kopmuş, farklı yaşam biçimlerine hoşgörüyle bakamayan, derin dincilik çukuruna düşmüş ve bizim gibi seküler yaşamı olan insanları içine sindirmekten uzak akrabalarımdan uzak durmayı yeğliyorum.

Çünkü bir kaç kere bir araya geldiğimde şunu anladım ve yaşadım.

Aynı masada onlar varsa alkollü içki içemezsin, masada hatta evde alkollü içki olursa onlar o eve gelmez, masaya oturmaz, yemeğini yemez.

Böyle olaylarla karşılaşmamak için böyle insanlarla akrabam da olsa yıllardır bir araya gelememeye özen gösteriyorum.

Şunu biliyorum ve öğrendim ki bu insanların çizgisinin Anadolu İslam anlayışından ziyade Taleban ve Vahhabi-Selefi İslam yoludur.

Bu yol ise tıpkı Taleban gibi kendi inancı dışındaki hiç bir inanca ve yaşam biçimine saygısı da hoşgörüsü de yok.

İşte ülkenin en büyük sorunu bu.

Ülke karpuz gibi orta yerden ikiye bölünmüş durumda.

Belli bir yaşa kadar bu tür anlayışlarla yetişmiş, dogmatik düşüncelerin tek doğru olarak kabul edildiği başka doğru yokmuş gibi davranan insanlarla bir araya gelmek, hele sohbet etmek artık kolay değil.

Çorumlu yeni yetme kindar ve dindar hanımefendiyi görünce bunları hatırladım.