Batı ve ABD Sayın Erdoğan’dan vazgeçmez (4)
Bu konuda yazdığım dördüncü yazı.
Sayın Erdoğan batı ve Amerika tarafından vazgeçilmez ve de ondan daha iyi birisini bulmaları mümkün değil.
Çünkü Suriye’de Kuzey Suriye Kürdistan’ı kuruldu.
Türkiye’deki bütün PKK’lılar Suriye Kürdistan’ına katıldı.
Türkiye’deki dağ kadrosu ve ovadaki eylemcileri de buraya katıldı.
Bundan dolayı sayın Soylu ”Türkiye’de yüz tane terörist kaldı” dedi.
İkincisi Irak gibi Suriye de parçalandı ABD amacına ulaştı.
Akdeniz bölgesinde elimiz kolumuzu bağlayan adımlar atıldı.
Kıbrıs Rum kesimine sonsuz silahlanma yetkisi verildi.
ABD silah vermeye başladı.
Ege’de, Dedeağaç’ta istediği gibi silahlandı ve adalarda üsler kurdu.
Biz ne yaptık?
Sadece konuştuk, nutuk attık seyrettik.
Çünkü Sayın Erdoğan ve mevcut yapı sadece konuştu ve hiç bir hamle yapamadı.
Neden hamle yapamadığını okuyan, yazan, gündemi takip eden herkes biliyor.
Ülkemizdeki üsleri ABD istediği gibi kullanıyor.
Son yirmi yılda ABD aleyhine alınmış bir tane karar yok.
Libya’da ABD ile aynı safta, aynı güçleri destekliyoruz.
Kısacası ABD çevremizde bütün hamlelerini özgürce yaparken, Türkiye büyük askeri gücüne rağmen kılını bile kıpırdatamadı.
İçeriye dönecek olursak.
Şu anda AKP’ nin kemik %30 oyu mevcut.
Buna MHP’ nin barajı geçen %7 oyunu eklersek bu rakam %37 olur.
Kazanması için 14 puan gerekiyor.
Şu anda %20 karasız seçmen var ve hala başları AKP’ ye dönük.
Eğer emekli maaşları enflasyon oranında arttırılırsa, EYT çözülürse, 3600 halledilirse ve de emekçilerin asgari ücreti on bin liraya çıkarılırsa karasız seçmenin en az %15 i AKP’ye geri dönecektir.
Bunun için kaynak yok, para yok nasıl yapacaklar diyeneler var.
Para yok ama Merkez Bankasının banknot makineleri var.
Söylenene göre bu kaynağı sağlamak için üç yüz milyar lira para basılacak deniliyor.
Ayrıca son sekiz ayda 27 milyar dolar kaynağı belli olmayan para girişi olduğunu biliyoruz.
Gene kaynağı belli olmayan bir o kadar daha parayı bulacaklardır.
Bu tablo yakalandığı anda AKP’ nin seçim alma yolu açılacaktır.
Bizim insanımızı akşama kadar dövsen, horlasan, dışlasan bile, akşam bir öpülmesiyle gene yönünü AKP’ye çevirecektir.
İşte o öpülme anlattığım hamleler olacaktır.
Çünkü ABD ve batı Sayın Erdoğan gibi birisini bulması mümkün değil.
ABD ve batı altı kişyle, Anayasa Mahkemesiyle, yargıyla, TBMM ile(1 mart tezkeresi olayı malumunuz…) uğraşacağına bir kişiyle konuşur, istediğini alır veya verir ve Türkiye’deki çıkarlarını gül gibi kotarır götürür diyorum.
”İstanbul seçimlerini aldık ya” diyenler şunu kaçırıyor.
Türkiye batı ve ABD için İstanbul değil.
Bundan dolayı batı ve AB,ABD Sayın Erdoğan’la mutlaka devam edecektir ve bunun içinde elinden geleni yapacaktır.
Başka bir senaryodan bahsediliyor.
Yunanistan, Türkiye gerilimi bilerek çıkartılıyor deniliyor.
Türkiye’de Sayın Erdoğan seçim kazansın diye bir kaç adaya Türkiye çıkacak, bayrak dikecek bunun için Yunanistan ikna edilecek, ABD göz yumacak sayın Erdoğan’ın seçim kazanmasının bu yolla da önü açılacak deniliyor.
Bu bir varsayım ve teori gerçekleşir mi bilmek kolay değil.
Sonuç olarak batı Erdoğan’dan vazgeçemez diye yazdığım bu dördüncü yazı.
Ben Sayın Erdoğan’ın Siyasal İslamcı ve demokrasi dışı özlemlerinden dolayı demokratik yollarla gitmesini isterim.
Bu ülkede Demokratik, Laik ve de özgürlükçü, solcu bir demokrasinin kurulmasını çok ama çok isterim.