Haziran 27, 2021

”Baykal, Baykal, bay-kal…

ile mehmet yüceer

2010 yılında sayın Deniz Baykal kaset olayından sonra istifa etmişti, ”Sayın Baykal hoşçakal” başlıklı bir yazı yazmıştım.

Çünkü o gün partide milletvekili olan bir kişi ”O kaset olayının gerçek olduğunu partideki şero bile biliyordu” demişti.

2010 yılında ben o yazıyı yazınca ”Baykalcıyım” diyen bazı arkadaşlar rahatsız olmuştu.

Yazı yazmamı engellemeye çalışmışlardı.

Şimdi ise o olayın çok ötesinde, insanlık suçu ve de insana yakışmayacak bir iddiayı Sedat Peker ortaya attı.

Bu güne kadar Sedat Peker’in doğru söylediği konusunda kamuoyunda geniş bir mutabakat var.

Bundan dolayı bu iddianın da doğru olabileceği konusunda kamuoyunun istatistiğine ben şahsen güveniyorum.

Çünkü partide görev yaptığımız dönemde bu tür iddiaların olduğu söylenirdi, konuşulurdu.

Bu güne kadar bunlar hep iddia olarak kaldı.

Ben şahsen Kemal Kılıçdaroğlu seçildiğinde çok sevinmiştim çünkü Deniz Baykal bana hiç bir zaman sıcak gelmedi ve de onun Türkiye, fakir, fukara diye bir derdinin olmadığını ve de solculuğumun, sosyal demokrasinin, emekten yana bir tavrının olduğuna hiç inanmadım.

Neyse bu ülkenin kaderi midir nedir bilmiyorum?

MHP lideri için kaset iddiaları var, geçmişte bir çok MHP milletvekili kaset yüzünden istifa etmek zorunda kaldı.

Bu insanlar belli yerlere geldiklerinde ”Uçkuruma sahip olmalıyım, ahlaklı olmalıyım” konusunda bir gelişim gösterememişse, o ülkenin siyasetinde olması bile bir talihsizlik değil midir?

Son iddia yenilir yutulur değil, Deniz Baykal’ın bu konuya acil açıklık getirmesi gerekir, bu konuyu acil olarak mahkemeye intikal ettirip Sedat Peker’i yalanlayacak hukuki bir karara ihtiyaç vardır.

Bunu yapmayacaksa ve AKP’nin etrafında ve içinde olanlar için iddia bombardımanı altında kalanlar gibi suskun kalacaksa, CHP’den ve milletvekilliğinden istifa etmesi gerekir.

Bu hem ülkenin siyaseti için hem de bu kadar aşağılık bir iddianın töhmeti altında bir kişiliğin CHP’ de olması kabul edilebilir bir durum değildir.

Bir insan genel başkan olur, milletvekili olur, başbakan olur ama ahlaklı insan olmanın ünvanla, makamla bir ilgisi olmadığını pislik Türkiye örnekleri bize daha iyi gösteriyor.