Bayrama kurban edilenler.
Kurban bayramı yaklaşıyor ve ülkemizde kurban kesmek sanki dinin ve inancın vazgeçilmez bir emriymiş gibi herkes tarafından yapılmaya başlandı.
Okumalarımdan anladığım ve kırk yıldır bildiğim bir gerçeği de yazmasak olmazdı.
Kurban ritüeli insanlığın bütün yazılı kayıtlarında mevcut.
Yazının bulunduğu Sümer de bile M.Ö 3200′ lü yıllarda kurban vardı.
Gene Aztek ve Maya uygarlıklarında bazen insan kurban edilirdi.
Sümer tarihindeki okumalarımdan bildiğim kurban kesmenin o günkü çok tanrılı inançlarda yarı insan, yarı tanrı ve o gün yaşayan insandan daha güçlü olduğuna inandıkları ve insanların kedisinin yarattığı tanrılarından korktukları için, yer altı tanrısına (Ereşkigal) gök tanrısına(Utu) ve de kral tanrı (enlil) ve son tanrı tek tanrı bütün tanrıların gücünü kendisinde toplayan Marduk adına kurbanlar keserlerdi.
İnsanların kendisinin yarattığı tanrılarının bereket vermesi, onları koruması için tanrılarını sevindirmek, ödüllendirmek için kurbanlar keserlerdi.
Yani Tevrat’tan 1500 yıl önce, İncil’den 3500 yıl önce ve Kuran’dan 4200 yıl önce kurban ritüeli vardı.
Yani olayı Sümerlerden başlatacak olursak o günkü insanlığın kendi yarattığı tanrıya taptığı, kendi yarattığından korktuğu ve daha güçlü, ulu birisine hediye vermek, gönül almak anlamında kurbanlar kesilirdi.
Bu güne gelecek olursak kurban İslam dininde her yıl mutlaka yapılan ve dine göre farz olmayan bir inanç biçiminin yerine getirilmesi.
Bunun için din kurban kesmenin belli şartlarda yerine getirilmesi gerektiğini ve çok büyük bölümünün dağıtılmasını emrediyor.
Oysa bizim ülkemizde hiçte böyle olmuyor.
Arabasının, evinin borcu olan insanlar bile kurban kesip ibadet ettiklerini sanıyor.
Oysa inandıkları din diyor ki, borcun varsa, geçim sıkıntın varsa, birinci derece akraban yoksulsa hacca da gidemezsin, kurban da kesemezsin.
Biz de ise bu durum bir gösterişle, bir statü kazanmaya dönük bir hamle gibi yapılıyor.
Koskocaman bir dananın resminin altına ”Çok şükür danaya girdik!” şeklinde paylaşımlar görüyoruz.
O paylaşımı yapan kişinin bunu neden yaptığını anlamak için sosyolog ve antropolog olmaya gerek yok.
Çünkü o, onu yaptığı için kendi dar çevresinde statü kazanmış oluyor.
Çünkü onun küçük dünyasının psikolojisine kattığı bir nebze olsun mutluluk kaynağı oluyor.
Şimdi olaya böyle bakınca gidip dağda, taşta danayla, koyunla uğraşmak yerine sosyal kurumlar sana bir düğme kadar yakın, aç bir telefon paranı yatır ve bağışını yap.
Gerçi geçmişte bir çok dinci kuruluş bu kurban bağışlarını da istismar alanı olarak kullandı.
Son dönemde İBB ve Ekrem İmamoğlu bunu yapıyor, bu gün itibarıyla bağış yapanların rakamı 11 milyon liraya yaklaştı.
Bu da 160.000 fakir ailenin ete ulaşması anlamına geliyor.
Geçmişte dinci kurumların yaptığı gibi İmamoğlu ve ekibi de halkın bu güvenini istismar edecek kişilere fırsat vermez.
Buradaki yönetim anlayışının açık, şeffaf ve halka ulaşan yardımların büyümesi ve devam etmesi en büyük dileğim.
Diğer bir bakış ise, kurban kesmeyi hayvan katliamı olarak gören ve bu dini ritüeli gereksiz gören bir kesim var.
Her türlü inanca saygı gerekiyorsa, o kesimin de kurban kesmeyi dini bir ritüel olarak gören ve vicdanında rahatlık hisseden, beş bin yıl önceki insan gibi tanrısına karşı bir görev yapmış olmanın mutluğunu yaşamaksa bu insanlara da saygı göstermek insan olmanın gereğidir diye düşünüyorum.
Gene geliyoruz aynı yere, özgürlük anlayışın başka birisinin özgürlük alanını zorlamıyorsa veya sıkıntıya sokmuyorsa onun adı özgürlük olur.
Bundan dolayı kurban kesmeyi doğru bulmayanlar, kurban kesmeyi dinin bir emri gibi görenler sınırlarını aşmadan beraberce bu topraklarda yaşamak zorunda olduklarını anlamalıdır.
Ne diyelim, her ne kadar kurban ve bayram bir arada tezat oluşturuyor olsa da, her türlü inanca ve inançsızlığa saygımız var, kurbanı bir dini ritüel, tanrısına karşı bir görev olarak gören herkesin bayramı kutlu olsun.
Şunu da unutmayalım, her yıl kurbanda hayvan varlığımızın %25′ i bir günde kesiliyor yok oluyor, daha çok hayvan üretmenin ve kurban ritüelinin hayvancılığa ve tarıma zarar vermeyecek hale getirmenin tarım ve hayvancılık bakanlığının görevi olmalıdır.