Eylül 30, 2024

Ben tam kırk yıldır yazılarımda ”soygun düzeni” diyorum. İşte size bir örnek.

ile mehmet yüceer

Halkalı Marmaray’dan çıktıktan sonra taksiye bindim.

Sohbeti açmak için benim klasik cümlem bellidir.

”Piyasa nasıl, piyasayı öğrenmek için ya taksiciye ya da berbere soracaksın” derim.

Arkası çorap söküğü gibi gelir.

Henüz 38 yaşında yaşamın zorlukları içinde düşmüş genç taksici başladı konuşmaya.

”Abi geçinemiyorum gün boyu bazen geceler boyu eşek gibi çalışıyorum evimi zor ayakta tutuyorum” dedi.

”Bu zorluklara rağmen çok güzel planlarım var.”

”Bir kaç gün önce gece vakti aracıma üç genç bindi.”

”Oradan buradan konuşurken gençlerden birisi benim geçinemiyorum şikayetimi duyunca dedi ki; abiciğim bizim gibi yap, kısa zamanda rahatlarsın”

”Peki siz ne iş yapıyorsunuz?” diye sorduğumda, ”Abiciğim biz üç kişiyiz ayda iki veya üç soygun yapıyoruz, krallar gibi yaşıyoruz” dedi.

Elbette ben panik oldum.

” Yapmayın arkadaşlar şimdi ben sizi soygun yerine mi götürüyorum” dedim.

”Evet abiciğim”

” Hiç çekinmene, korkmana gerek yok biz soygunu en ince ayrıntısına kadar günlerce planlıyoruz ne sana nede bize zarar gelemez” dedi.

”Bu olayı günlerdir düşünüyorum epey bir zaman önce dindarım diyen ülkeyi soyan siyasetçiler sayesinde Allah inancımı da kaybettim. Şu anda hem taksi kullanıyorum hem de soygun planı yapıyorum.”

Ben de dedim ki ”Allah inancını kaybetmiş olabilirsin ama vicdanını ne yapacaksın?”

”Soygun yaptığında rahat uyuyabilecek misin?”

” Başkalarının yıllar boyu alın teri döküp kazandıklarını çaldığında çocuklarına nasıl yedireceksin” dediğimde, ”Abiciğim oraları çoktan aştım kesin bu soygunu yapacağım” dedi.

Bana çok fırsat vermeden konuşmaya devam ediyordu fakat ben ineceğim yere geldiğim için inmek zorunda kaldım.

Taksiden indim ve camdan hala sesleniyordu.

”Abiciğim bu soygunu yapacağım ve bu rezil geçim derdinden kurtulacağım.”

İşte siyasal İslamcıların tam yirmi dört yıl sonra toplumu getirdikleri yer burası.

Kına yakabilirler.