Nisan 25, 2022

Boğazlamaya devam.

ile mehmet yüceer

İnsanlık avcı toplayıcı toplum yapısından tarım toplumuna geçişinden bu yana kavga ediyor.

İlk kavgası toprak kavgası, sınır kavgası.

Daha sonra toprak bölüşümünü disiplin altına alabilmek için çok tanrılı inanç biçimini yarattı.

Kendi yarattığı tanrı inancından kendi korktu, kendi onun esiri oldu.

Bu da yetmedi çok tanrılı inançları arasında da kavga bitmedi, çünkü senin tanrın iyi, benim tanrım güçlü kavgası başladı.

Daha sonra dediler ki ” Çok tanrılı dinlerle sürekli kavga ediyoruz, tek tanrıya inanalım”

Sümer,Akad Babil süreci sonunda Marduk diye tek tanrıya inanmaya başladılar.

Mısır’da da Akhenaton süreci bunu takip etti.

Bu süreç dört bin yıl sürdü.

Tek tanrılı inançta da rahat durmadılar daha sonra ” Ben peygamberim” dönemi başladı.

Kutsal kitaplara göre yüz yirmi beş bin peygamber gelmesine rağmen gene kavga ettiler.

Yazının bulunması M.Ö 3200 , tarihte yazıyla başladığına göre peygamber sayısı o kadar fazla değil.

Kavga bitmedi, her peygamber farklı yollar önerdi, farklı yollar ve inanç biçimleri insanların daha çok kavga etmesine neden oldu.

Bu günlere geldik.

Bugün hala Hz. Musa’nın öğretisini takip edenlerle, Hz.Muhammed’in öğretisini takip edenler Mescidi Aksa da daha iki gün önce birbirini boğazlıyorlardı.

Yani insanlık ilerledi, aydınlandı falan diyoruz ama Musa peygamberden bu yana üç bin beş yüz yıl geçmiş hala insanlık dinler yüzünden birbirine düşman.

İnsanlığın düşmanlığı dinlerle başlamış, insanın ürettiği emek sermaye çelişkisinde siyaseten devam etmiş.

Yani bugün insanlık ne kadar ileri gittiğini aydınlandığını söylese de beş bin yıl önce başlattığı kavgayı aynı inatla devam ettiriyor.

Peki insanlık nasıl kardeş olur?

Bir kere bütün dünya tek dine bile inansa kavga bitmez.

Bu sefer de o dinler arsında mezhep kavgalarını biliyoruz.

Hristiyanlıkta Katolik, Ortodoks, Protestan kavgası.

Diğer dinlerdeki kavgaları da biliyorsunuz.

O halde dünya insanlığı nasıl kardeş olur?

Verilmesi gereken cevap bu.

Öncelikle dünya üzerinde insanlığı birbirine düşman eden dinler unutulmalıdır.

Emek sermaye çelişkisi yok edilmeli, insanlık yaşam anlamımda eşitlenmelidir.

Zengin fakir ayrımı bitirilmeli, bütün dünya insanlığının insan gibi yaşadığı eşitlikçi ekonomik düzey yakalanmalıdır.

Dünya üzerinde var olan ırkçılık bitirilmelidir.

Dünya üzerinde silahlar yasaklanmalıdır.

Ulusların üstünlüğü yani milliyetçilik unutulmalıdır.

Dünyanın dört bir yanından bir araya gelen insanlar ” Ben insanım” diyebilmesi için dinin, inancın, ırkın ,dil ve köken farklılığının yok edilmesi gerekiyor.

Böyle bir insanlık avcı, toplayıcı dönmede komün yaşam içinde olan insanlıkta vardı.

Onların ne dinileri, ne ırkları ne korktukları bir tanrı inancı olmadığı için av yapıp, toplayıp, paylaşıp komün yaşam içinde kardeşçe yaşıyorlardı.

İşte insanlığın kardeşçe yaşamasının en temel değeri insanlığın ilk halidir.

İnsanlığın ilk haline dönmesi mi?

Hayal, hayalinde ötesinde ütopya.

Bu durumda ne olacak?

Binlerce yıldır din, ırk, mezhep, sınır, mal, mülk, ahlak diyerek birbirini boğazlayan insanlık daha binlerce yıl birbirini boğazlamaya devam edecektir.

Bunun içinde birbirini daha güzel boğazlamak için ileri teknoloji ürünü silahlar üretmeye devam edecektir.

Bu iş ne zaman biter?

Dünya yok olana kadar devam eder.

Dünya nasıl yok olur?

Göktaşı çarpması, dünyanın dönüş hızının değişmesi, iklimlerin değişmesi ,yakın bir kara deliğin dünyayı yutması, dünya içindeki nükleer silahların patlatılması, ayın yörüngesinden çıkması ve binlerce uzaya bağlı sebep sayılabilir.

Bütün bunlar önümüzde dururken dünya insanlığının kardeşlik hayali kuranlara duyurulur.