Bugün 30 ağustos, bir insan düşünün…
Bir insan düşünün,
Sıcacık evi varken dışarıda karda, kışta, soğukta yatmak istiyor.
Çok güzel yemeklerin olduğu bir sofrada lezzetli yemek yemek yerine kuru ekmek yemek istiyor.
Önünde, etrafı yeşilliklerle dolu asfalt bir yol varken, o çamurlu yoldan gitmeyi tercih ediyor.
Sıcak bir havada, klimalı çok güzel bir otomobil içinde seyahat etmek yerine o at arabasıyla gitmeyi tercih ediyor.
Şefkat ve sevgi dolu, sıcacık bir aile içinde yaşamak yerine her gün kavganın, sevgisizliğin olduğu bir aile ortamında yaşamayı tercih ediyor.
Herkesin birbirini sevdiği her türlü inancın özgürce kendisini ifade ettiği bir ortamda yaşamak yerine tek düşüncenin egemen olduğu sığ bir yönetim biçimini tercih ediyor.
Her türlü çiçeğin olduğu huzurun, mutluluğun egemen olduğu bir çiçek bahçesi yerine kupkuru ve sadece tek bir çiçeğin olduğu bahçeyi tercih ediyor.
Atatürk’ün kurmuş olduğu Cumhuriyete ve devrimlerine sarılıp onu daha da geliştiren özgürlükçü, demokratik Cumhuriyete taşımak yerine şeriat özlemcilerini ben bu insana benzetiyorum.
Bir kaç gün önce inşaat mühendisi bir arkadaşım Talebanın yapmak istediği şeriat yönetimin ana ilkelerini içeren bir metni bana gönderdi ve Talebanın kuracağı şeriat yönetime övgüler dizdi.
Okudum içim acıdı ve bu yazıyı yazdım.
İşte bu arkadaşım yazının başındaki ”Bir insan düşünün’ün ” ta kendisidir.
Ben şeriat istiyorum düşüncesi demokrasi içinde bir fikir özgürlüğü olarak kabul edilemez çünkü şeriat demokrasinin, Cumhuriyetin ve her türlü farklılığın düşmanıdır.