CHP halka Türkçe kuran dağıtmalıdır.
Son üç ayda çevremde akrabam, sülalem diyebileceğim üç kişiyle bu konuyu,yani ”Kuran’ı Türkçe okudun mu?” konuştum.
Konuştuğuma çok ama çok pişman oldum.
Bu insanlar bana, sana ve çevresine sürekli dindar görünürken, inandığı dinin kitabını bilmediklerini, okumadıklarını gördüm.
Bu konuya neden kafayı taktın? Diye soranlar olabilir.
Bu gün bu ülkenin başındaki felaketlerin ve siyasal İslamcıların dinle, Tanrıyla toplumu kandırmalarının nedeni, bu insanların dinlerinin kitabını okumamış olmalarına canı gönülden inandığım için.
Hiç birinin kuranda kadın kapanmasının ve beş vakit namazın açık seçik yazılmadığından haberi yok.
Bir tanesi otuz yıldır namaz kılıyorum diyor ve üniversite mezunu ama Kuranı hiç okumamış.
Hele son konuştuğum ise gene yakınım.
Dedimki ”Bir dine inanıyorsun ama kitabını okumuyorsun, inandığın şeyin doğruluğunu nasıl anlıyorsun?”
”Çocukluğumdan beri ben inanıyorum, oraları fazla kurcalama çevremde okuyanlar oldu, dinde şu yok, bu yok dediler bir süre sonrada namazı bırakanlar oldu, ondan dolayı okumak istemiyorum, sadece sevap olsun diye Arapçasını okuyorum” dedi.
”Arapça biliyor musun” diye sorduğum da ”hayır” dedi.
İnanın senaryo falan yazmıyorum bu konuşmaların bir fiil şahidiyim, bu insanlar yaşıyor.
Toplumda olan, inançlıyım diyenlerin ‘%95’i bu şekilde.
En son konuştuğum kişinin böyle söylemesinden sonra dedimki ”Ben sana inandığın dinin kitabını oku demiştim şimdi vazgeçtim okuma, sen bu şekilde bilmeden bir inanç sahibi olmuşsun, böyle kal mutluluk içinde ölene kadar yaşa” dedim.
Bu günkü siyasal İslamın en büyük beslenme kaynağı insanların inandıkları dinin kitabını bilmiyor olmalarıdır ve eğitimsiz olmalarıdır.
Bunu AKP kurmayları defalarca dile getirdiler.
”Eğitim düzeyi arttıkça oylarımız azalıyor” dediler.
Tam da bunu anlatıyorlar, bundan dolayı insanların dinini bile öğrenmelerini istemiyorlar.
Bundan dolayı felsefeyi, Darwin’i okullarda yasakladılar.
Benim dinle ilgili yazdığım onlarca yazıda vurgulamak istediğin bu.
Bu toplum dinini ve dinin kitabını bilmediği için siyasal İslamcılar tarafından çok kolay kandırılıyor.
Bugün hiç bir şey bilmeden dindar olmak mümkün.
Hiç dua bilmeden namaz kılınır, oruç tutulur, hacca gidilir, kurban kesilir ve de zekat verilir.
Bilmediğini de hiç kimse bilmez.
Bu şekilde dindar olmak çok kolay olduğu için, toplumda karşılığı olduğu için denenen, sınanan bir alanı olmadığı için tarikatların yandaşları mantar gibi çoğalıyor.
Oysa bu insan Müslüman değildir.
Çünkü o ne dinini, ne de dininin kitabını bilmeden Müslümanım diyor.
Bana göre bu ülkenin en büyük sorunu ekonomi, pandemi ve diğer çözümü olan işler değil.
Ekonomi bu gün kötü yarın düzelecektir.
Pandemi bu gün var yarın mutlaka yok edilecektir.
İnsanlık bu bilimsel deneyime ve bilgiye sahip.
Cehalet ve dinini , inandığı dinin kitabını bilmeden, okumadan dindar görünen ve buna cehalet dediğimiz yapı ise ülkenin en büyük sorunudur.
Bu sorun yüz yıllardır çözülemiyor ve insanlığın bilimsel ve ekonomik kalkınmasının önündeki en büyük engel olarak duruyor.
Yüz kere yazdım bir kere daha yazayım.
Bu gün 57 tane Müslüman ülke bilimde, sanatta, edebiyatta, ekonomide, sporda ve akılla yapılan bütün işlerde sürünüyorsa sebebi biraz evvel anlattığım sosyal cehalettir.
Bazı tatlı su solcuları, liberaller, bazı CHP’liler nihayet uyandı.
DİB başkanı A.Erbaş ”İnancın hayatın her alanını kapsaması gerektiğini, İnanç, sokakta olmasın insanın içinde olsun, insanla Allah arasında olsun, evine, ticaretine, siyasetine, adaletine, yargısına yansımasın istiyorlar” deyiverdi.
A.Erbaş böyle konuşunca herkes uyandı, yazmaya konuşmaya başladılar..
Demekki aydınım, ilericiyim diyen sizler de uyuyormuşsunuz.
Siz uyandınız ama toplumun %95 i inandığı dinin kitabını okumadığı için, inanç konusunda kim ne derse ona inanan din adı altında kullanılmaya müsait güzel insanlar uyandırılmayı bekliyor.
Bundan dolayı, bu gün Demokratik Laik Cumhuriyetten yana olanlar, bilimsel eğitinden, seküler yaşamın özgürlüğünden yana olanların yapması gereken mutlaka her eve bir Türkçe kuran meali dağıtmak olmalıdır.
Nasılki Nutuk dağıtmak için gayret gösteriliyorsa mutlaka her eve Kuranın Türkçesi de dağıtılmalıdır.
Bu insanlar benim dinimde bu varmış, bu yokmuş diyebilecek kadar analitik düşünce sahibi olmasada mutlaka inandığı dinin kitabını kendi dilinden okumanın ona kazandıracağı yeni bir bakış açısı edinecektir.
İşte bundan dolayı ülkedeki tarikatlar, dinciler, yobazlar ve bu bilgisizlikten beslenen ve ülkeyi soyan, pazarlayan siyasal İslamcılar ”Kuranın Türkçe mealleri ve tesfirleri toplatılmalı ve yakılmalıdır” diyorlar.
Halkın dinini öğrenmesini istemiyorlar.