CHP ne yapmalı?
CHP’ nin muhalefet yapma şekli bazı kesimlerden eleştiriliyor.
Eleştiri demokrasinin olduğu ülkelerde her yurttaşın anasının ak sütü gibi hakkıdır.
Eleştiri haklı veya haksız olabilir.
Yeter ki saygısızlık, temel insan haklarına aykırı ve de kişilik haklarına tecavüz olmasın.
Bu durumu kabul etmeyen ve de eleştiriye tahammül edemeyen her eleştireni düşman gören, geri ve yoz kafaların sisyaset sahnesinde olması da doğru değildir.
Bu durumda CHP ne yapmalı bir başka açıdan bakalım.
Bu ülkenin yirmi yıldır soyulduğunu CHP unutarak muhalefet yapacaksa bu doğru bir muhalefet olamaz.
CHP çok açık şunu söylemelidir.
” Ben iktidara geldiğimde ülkenin yüz yıllık Cumhuriyet birikimleri olan fabrikalar, limanlar, ormanlar, madenler, fabrikalar, kamu malları satışları tekrar gözden geçirilecektir.”
Kamuyu zarara uğratan özelleştirmeleri yapan kamu kurumu başındakiler ve siyasette olanlardan hesap sorulacak.
Oralarda oluşan zararın geri alınması için o kademlerde buna neden olan bütün kamu kurumu görevlileri hakkında dava açılacak zarar ziyanın ödenmesi istenecektir.
Buna paralel olarak elbette muhalefet yürüyüşünde herkesle görüşebilir diyalog kurulabilir.
Bu yapılırken geçmişte yapılanları unutmadan ”Ülkemin dağını, taşını, ormanını, madenlerini talan eden ülke kaynaklarını maden ruhsatı adı altında peşkeş çeken siyasilerden mutlaka hesap sorulacak” demelidir.
Ülkenin demokrasi güçlerine uygulanan haksız, hukuksuz mahkumiyet kararı veren hakim savcı ve buna vesile olan siyaset kurumundan hesap sorulacaktır.
”Haksız hukuksuz yere uzun mahkumiyet alan demokrasi savunucularına af çıkarılacaktır” demelidir.
”Fakir halkın dişinden tırnağından arttırdığı sermayeleri ve artı değerleri çalıp yurt dışına kaçıran siyasilerden, iş adamlarından ve bürokrasiden hesap sorulacaktır” demelidir.
CHP elbette herkesle irtibat kurmalıdır, elbette Cumhurbaşkanıyla ve diğer muhalefet partileriyle diyalog kurmalıdır.
Bunun yaparken ülkeyi perişan eden, halkı açlığa yokluğa mahkum eden siyasal İslamcılardan hesap sormayacaksa muhalefet yapmanın bir anlamı yok.
Ülkeyi yirmi yıldır soyanlar, çoluk çocuğunu, kızını, oğlunu, damadını, elini süren akrabalarını zengin edenler hesap vermeden bu ülkede kral ve kraliçeler gibi yaşayacaksa ben CHP’ nin iktidar olmasını istemiyorum.
CHP iktidar olduğunda gericilerden, Cumhuriyet düşmanlarından, Atatürk devrimlerine düşman olanlardan, ülkeyi ortaçağ karanlığına sürüklemek için eğitim müfredatıyla onlarca kez oynayanlardan hesap sormayacaksa ben CHP’nin iktidar olmasını istemiyorum.
CHP ülkeyi soyanlarla kol kola girip ”Biz geldik siz de çaldıklarınızla huzur içinde yaşayın” diyecekse ben CHP’nin iktidar olmasını istemiyorum.
Halkın kanını iliğini sömüren, yabacı ve yerli iş birlikçi sermayedarlardan hesap sormayacaksa ben CHP’nin iktidar olmasını istemiyorum.
”Ben soygun düzenine karşıyım, ben gericiliğe ülkeyi ortaçağ karanlığına sürükleyen tarikatlara ve siyasal İslamcılara karşıyım” diyemiyorsa CHP iktidar olmasın.
Ülkenin her köşesinde özgürlük rüzgarları estirecek, halkın özgürlükçü demokrasi içinde yaşamasını sağlayamayacaksa, bu günkü soygun düzeni devam edecekse, CHP’nin iktidarında egemen sermaye güçleri söz sahibi olacaksa ben CHP’nin iktidar olmasını istemiyorum.
Ülkenin kaynakları ve artı değerleri emekçilerle, yoksullarla ve ezilenlerle paylaşılmayacaksa ben CHP’nin iktidar olmasını istemiyorum.
Ülkenin farklı etnik kökenden olan yurttaşların demokratik iradelerine saygı, dillerine ve kültürlerine özgürce yaşama alanı sağlamayacaksa, eşit yurttaşlık temelinde kanunlar yapmayacaksa ben CHP’ nin iktidar olmasını istemiyorum.