CHP’ nin Maltepe mitinginden izlenimler.
CHP mitingine gitmek için İstasyon mahallesinde Küçükçekmece ilçesinin tahsis ettiği küçük otobüse bindim.
Otobüste otuz beş kişiyiz.
Üç kadın mevcut..
Gelenlerin tamamı altmış yaş üzeri.
Yani tesadüfte olabilir ama bindiğim küçük otobüs böyleydi.
Her neyse meydana vardık.
Bir kilometreye yakın yürüdük ve miting akanına ulaştık.
En son ”Hak, hukuk, adalet” mitingine gitmiştim.
O günkü kalabalıkla bu günkü kalabalık hemen hemen aynı.
Mitinge ilgi var.
Alana baktığımda bağıran, slogan atan genç gruplar var.
Alana gelenlerin yarısından fazlası yaşlı, emekli gibi onların sesleri pek çıkmıyor.
Saat beşte alana vardık.
Saat yedi on beşe kadar genel başkanı bekledik.
Sahneye Türkiye’nin çeşitli illerinin belediye başkanları takdim edildi.
En çok alkışı gene İmamoğlu ve Mansur Yavaş aldı.
Canan Kaftancıoğlu tek başına sahneye davet edildi.
Gerçekten alan canı gönülden ”Canan’ı” alkışladı.
Canan örgütlerin ve üyelerin gönlünde yer tutmuş görünüyor.
Belki de cezanın nedeni bu, korkunun nedeni Canan’ın seviliyor olması.
Alanda belli bir noktada durmak yerine dolaşmayı tercih ettim.
Gerçekten ilgi var fakat ”oğlan bizim, kız bizim çatlasın …. ” misali partililer ve partiye gönül verenler alana gelmişti.
Toplumun çeşitli kesimlerinden insanlar sahneye çıkarıldı dertleri dinlendi.
Genelde her gün televizyonlardan dinlediğimiz konuları o insanlardan dinledik.
İşsizlik, hayat pahalılığı ve geçim sıkıntısı herkesin ortak konusu.
Gezi’de öldürülen çocukların aileleri mağdurları, gezi mahkumlarının aileleri sahneye çıktı onlarda çok alkışlandı.
Alanın yarısı yaşlı olduğu için beşten yediye kadar ayakta kalmak kolay değil, elbette bir süre sonra herkes çimenlere oturmak zorunda kaldı.
Mitingin ön saflarında diri olanlar, genç olanlar slogan atmaya ve sahneyle iletişim kurmaya devam ettiler.
Kılıçdaroğlu sahneye eşiyle birlikte çıktı.
Konuşmasına başlarken gömleğini dirseğine kadar kıvırdı.
Konuşmasının ilk on dakikası hemen hemen hergün duyduğumuz konuları içerdiği için alandakileri hiç heyecanlandırmadı.
Konuşmasının orta yerinde alanı biraz canlandırdı.
Konulmasının son kısmı çok iyiydi.
Oturan ihtiyarların bile alkışlamasına, yerlerinden kalkmasına neden oldu.
Miting aslında amacına ulaştı.
Hani derler ya ürün iyi ama hasat ne olacak?
Fakat içimi acıtan bir konuya değinmek isterim.
Kılıçdaroğlu’yla ilgili abuk sabuk eleştiriler yapılıyor.
Vay efendim Kılıçdaroğlu iyi hatip değil.
Kendisi karizmatik değil.
Boyu kısa ,yakışıklı değil !
Ondan bir şey olmaz.
Arkadaş biz diploması olan, eğitimi, uzmanlık alanı olan neoliberal vahşi kapitalist uygulamalara karşı duran birisini ülkeyi yönetmesi için seçeceğiz.
Manken olmayacak, güzellik yarışmasına çıkmayacak.
Hem boylu, poslu olandan ne hayır gördünüz ki, adamın fiziksel özellikleriyle ülke yönetmeyi eş tutuyorsunuz.
En içler acısı tespit ise ”o bir alevi.”
Ya siz iyi misiniz?
Bu ülkeyi 1947 den beri Sünniler, tarikat ehliler, dinciler yönetti.
Ülkenin fakirlikten kurtulmasını mı sağladılar?
Ülkenin soyulmasının önüne mi durdular?
Ülkeyi emperyalistlere onlar pazarlamadı mı?
Yetmedi mi bu kadar zulüm?
Ülkeyi keşke bir ateist yönetseydi de bu ülke soğana, domatese, bir lokma ekmeğe muhtaç olmasaydı.
Yetmiş sene Sünniler yönetti beş yılda bir alevi yönetsin.
Biz camiye hoca, Cem evine dede, kiliseye papaz seçmiyoruz.
Biz ülkeyi yönetecek doğru dürüst, namuslu, yurtsever, halksever, mal mülk sevdası olmayan, birisini yönetici seçmek istiyoruz.
Hala 2022 yılında ”o bir alevi olmaz” diyorsanız bugüne kadar Sünnilerden bulduğunuz yokluğa, yoksulluğa rıza göstermiş olmuyor musunuz?
Alanda dolaşırken 1993 yılından beri tanıdığım, berber siyaset yaptığımız şimdi CHP il yönetiminde görev yapan sevgili dostum diş hekimi Ahmet Gürbüz ve sevgili eşi diş hekimi Türkan hanımla karşılaştım.
Ayrıca SHP döneminde meclis üyeliği yapmış Hüseyin Çelik’le karşılaştım.
Kısa bir sohbet yaptık.
Miting çıkışında Silvri meclis üyesi sevgili dostum Süheyl Kırkıcı’yla karşılaştık.
Miting bitti dönüşte Maltepe’den Halkalı’ya Marmarayla geldik.
İçeridekilerin tamamı mitingden gelyordu.
Yanımdaki bir kadın ”Geldim 65 yaşına solun iktirdarını göremedim, darısı çocuklarıma, torunlarıma” diye arkadaşına dertleniyordu.
Ben de aynıyım diyecektim sonra vazgeçtim.
Hepimizin kuracağı cümle bu.
Bu halk sol br iktidar istemedi.
Adaletli, eşitlikçi, özgürlükçü, hakça bölüşümden yana olanlara sürekli bir kulp taktı ve seçmedi.
Şimdi de yeni kulpları ”Kılıçdaroğlu alevi olmaz.”
Ne yapalım o zaman sürünmeye devam edin demekte geliyor içimden ama demeyi de sevgili halkımıza haksızlık olur diye diyemiyorum.
Alanın sloganı ”Geliyor gelmekte olan” hadi bakalım seçim olacaksa bir yıl sonra ölmez sağ kalırsak göreceğiz.
Burada bir not:
İBBnin bütün hizmetleri ücretliydi, miting için ne Marmaray, ne de belediyenin otobüsleri kullanılmamıştı.
İçeride belediyenin kurduğu standalarda çay tost, sandviç satışı yapılıyordu hepsi üctretliydi.
Üstleilk kağıt bardakta çayda dört liraydı.
Avantacılara, parayla mitinge gidenlere duyurulur.