Haziran 18, 2023

CHP’ nin öncülüğünde demokrasi bloku oluşmalıdır.

ile mehmet yüceer

Tamam namaz kılmıyorsun, oruç tutmuyorsun ara sıra bir kadeh içkini içiyorsun.

Laik seküler bir yaşamı benimsiyorsun.

Kimsenin inancını itikatını sorgulama küçümseme yeter.

Tıpkı Almanya’da, Fransa’da olduğu gibi.

Ülkeyi yönetenlerin tamamı seküler ve laik bir çoğu da ateist ama o ülkelerde müslüman da, Hıristiyan da özgürce inancını yaşayabiliyor.

O ülkelerde din her şeye karışıp toplumun yaşam biçimini şekillendirmek için her şey burnunu sokmuyor.

Devlette buna izin vermiyor.

Peki bizde neden bu rahatlık yok?

Çünkü Hıristiyanlık 1789 Fransız devrimi süreci sonucunda kiliseye hapsedildi.

Din dimdik ayakta faaliyetini sürdürüyor fakat dini laiklikten dolayı devlet finanse etmiyor.

Kim neye inanıyorsa halk finanse ediyor.

Yani Katolik, Ortodoks, Protestan, müslüman herkes kendi inandığı dini ve kiliseyi, camiyi, sinagogu finanse ediyor.

Bizde ise hiç bir zaman laiklik tam uygulanmadı.

Diyanet eliyle dini kurumların tamamı, camiler ve 120.000 kişi finanse ediliyor.

Oysa sünni ve alevi inanmış olduğu dini ve camileri, cem evlerini finanse edebilir.

Diyanete ayrılan milyarlarca dolar para da halkın refahı için harcanabilir.

İşte bizim ülkemizde din hiç bir zaman cami içinde kalmadı.

Her zaman ülkeyi yönetmek ve inanmış olduğu dinin emri kabul ettiği şeriatı getirmek için tam 1876 yılından beri dim dik ayakta duruyor.

Bu hedefine ulaşmak için hiç durmadı ve AKP ile birlikte de bu hedefe en yakın noktada duruyor.

Bu gün ise TBMM de ilk defa nerdeyse dört yüz milletvekiline yakın bir çoğunluk siyasal islamcı bir çizgiye yakın oluştu.

57 tane müslüman ülkede şeriat hedefiyle yönetime gelen ülkelerin en ufak bir iç huzurunun olmadığını görüyoruz.

Ayakta kalan rejimleri ise seküler yaşam biçiminden, bilimden beslenen bir avuç azınlık sayesinde olduğunu görüyoruz.

Gene yıllardır sorarım.

57 tane müslüman ülkede bilim, sanat, ekonomi, üniversite, bilimsel makale, spor, sinema, tiyatro ve de akılla yapılan işlerde neden yerlerde sürünüyor?

Nedeni çok basit bu ülkeler hadis islamını islam kabul ettikleri için, bin beş yüz yıl önceki kurallarla bu yüzyılda yaşamak istedikleri için, bilime sırtlarını döndükleri için çağ dışı, insanlık dışı uygulamaları islam sandıkları için ve bu nedir diye sorgulamadıkları için İŞİD, Hizbullah, islami cihad, Taleban gibi örgütler ortaya çıkıyor.

Bizde ise tarikatalar hızla bu yolda ilerliyor ve ülkeyi çok büyük kaosun eşiğine sürüklüyor.

Maalesef AKP iktidarı da son sekiz yılda bütün liberalleri, demokratları ve demokrasiden yana olanları partiden temizledi.

AKP’ yi tarikat haline getirdi.

İşte 28 mayısta tarikatların ve dinci orta doğu bataklığının ürünü bir yapıya mı gideceğiz yoksa tekrar demokrasiye geri mi döneceğiz diye sorduk ve cevabını aldık.

Maalesef bu sorunun cevabı tokat gibi yüzümüzde patladı.

AKP tarikatı 28 mayısta tekrar kazanarak demokrasi düşmanlarını da yanına alarak hızla siyasal islamcı ve şeriatçı bir rejimin katı kurallarını uygulamak için hevesle yoluna devam etmek isteyecektir.

Bunu başarabilir mi?

Bu tamamen CHP’ ye ve onun oluşturacağı Laik Demokratik Cumhuriyet isteyenlerin oluşturacağı bloğa bağlı.

Bundan dolayı kim ne derse desin CHP şeriatçıların heveslerini kursaklarında bırakacak potansiyele sahip bir partidir.

İç çekişmeleri ne olursa olsun, lider kim olursa olsun bu gün ve bundan sonra CHP’ ye sahip çıkıp demorasi blokunu oluşturacaklara destek olmak gerekecektir.