CHP’nin yükü çok ağır.
CHP’ li arkadaşlarım sosyal medyada ” İYİPARTİ’nin oyu sıfırdan birkaç yılda %20′ lere geldi, CHP hâlâ %25’te sayıyor, bu nasıl iş, bu halk neden gerçekleri görmüyor, neden CHP’ yi %40 yapmıyor. ”
Serzenişlerin özetini bu cümlede özetlemek mümkün.
Bu konuyla ilgili şahsen çok kafa yordum, en az on tane de yazı yazdım.
Bir kere daha yazalım.
CHP yüz yaşında bir parti.
Cumhuriyet döneminde ilk hamleyi yapan, antiemperyalist, ulusalcı politikaların başladığı yıllara damga vurmuş bir parti.
İlk defa yerli kalkınmayı becermiş, Osmanlının enkazı altından başını kaldırabilmiş, fabrikaları yapmış, Anadolu’dan kovduğumuz İngiliz’in, Fransız’ın, İtalyanın ve daha sonra da ABD’nin hedefi olmuştur.
İşte bundan dolayı batı, ABD ve emperyalist destekli DP ( Demokrat Parti ) ile birlikte ülke emperyalizmin emrine sunulmuş, yaklaşık yetmiş yılda ülkenin bütün kaynakları dağı, taşı, ormanı da dahil her şeyi satılmış batılı emperyalist ülkelerin hizmetine sunulmuştur.
Bu cümleyi abartılı bulanlar son yirmi yılda nerelerin kimlere satıldığını, nasıl peşkeş çekildiğini Googol’dan bakabilirler.
Bunu da devleti yok sayıp hatta bitirip özelleştirme adı altında her şeyi satarak yaptılar.
Bunu yaparken de CHP’yi 1945 yılından itibaren hedefe koydular.
İkinci dünya savaşında (1939-1945) altmış milyon Avrupalı can verirken, biz ekonomik krizi yaşadık fakat ölmedik.
O dönem CHP iktidar, ekmeği, gıdayı karneye bağlamış ama halkının ölmemesi için her şeyi yapmıştır.
Ekmeğin karneye bağlanmasını yıllarca dillerine doladılar.
İftira attılar, Kuranı yaktı, yasakladı, camileri yaktı, ahır yaptı dediler.
CHP’nin laiklik refleksini dinsizlik diye sundular.
Yani 1950′ den 2021 yılına kadar CHP’ye her türlü suçlamayı yaptılar ve de özellikle Sünni İslam’a inanan toplumun büyük çoğunluğunu bu yalanlara inandırdılar.
Bugüne geldiğimizde ise CHP’yi aynı suçlamalarla dövmeye devam ediyorlar.
Bugün halkı böldüler, parçaladılar halkın oy verme tercihini emek – sermaye ekseninden inanç, etnik köken hatta alt inanç birimleri olan mezhepçiliğe kadar indirdiler.
İkili sohbetlerde CHP’ yi Alevilerin oy verdiği, AKP’ yi, MHP yi de Sünni İslam’ın oy verdiği parti boyutuna taşıdılar.
Evet Aleviler CHP’ yi çok severler çünkü Osmanlının kan kusturduğu, ” Üç Alevi kellesi getirene toprağı verilecek ” diye fetvalar çıkardığı, Y. Sultan Selim’in ve sonraki padişahların katliamlarını yaşayan, Cumhuriyetin belli dönemlerinde de gene dinci ve yobaz kesimin saldırılarına ve katliamlarına uğrayan bu güzelim insanlar şunu iyi bilirler.
Atatürk Cumhuriyeti kurduğunda Alevileri muhatap almış ve onları ziyaret etmiş, söz sahibi yapmış, adam yerine koymuştur.
İşte buradan gelen sempati ve CHP sevdası Alevi kesimde hiç bitmeden bu güne gelmiştir.
CHP’nin yükü o kadar ağır ki tam yüzyıllık bütün olumsuzlukların ve din düşmanı, Kuran düşmanı suçlamalarının yükü CHP’nin sırtındadır.
Bundan dolayı bu ağır yükü bir türlü üzerinden atamayan CHP, bu yükten dolayı hızlı hareket edemeyecek durumdadır.
Bugün Anadolu’daki oy dağılımların bakın bunu daha iyi göreceksiniz.
Ben Tokat’lıyım, Tokat’ta Alevi köyleri CHP’ ye oy verir Sünni köyleri DP’ den beri onun türevleri olan partilere oy verir.
Öyle oy verme ki, Sünni köyünde yüz elli oy varsa yüz elli oydan bir tane CHP’ ye oy çıkmadığı gibi Alevi köylerinde de CHP’ ye aynı oranda oy çıkmaktadır.
En başta dediğim gibi Türkiye de siyaset, emek – sermaye ekseninden bu eksene kaymıştır ve aynı refleks devam etmektedir.
İşte bu saplanmışlık %70 Sünni İslam, Alevi, seküler, sol, Atatürkçü kesimde %30 ‘a hapsedilmiştir.
İşte bundan dolayı CHP’ nin oyu %25 ile %30 arasında sıkışmış kalmıştır.
Tek başına iktidar olamayacağını ben biliyorsam, CHP’ yi yönetenlerde çok iyi biliyor.
Bundan dolayı ” Dostlarımızla iktidar olacağız ” tercihi doğru bir yaklaşımdır.
Dostlardan İYİ PARTİ ve diğer partiler AKP’ den kaçan oyları inanç refleksiyle alacak olması ve bu sistemde toplam 50+1 i yakalayacağını çok iyi biliyorlar.
Yani AKP’ den kaçan oylar CHP ye gelmiyor.
Sevgili CHP’ li arkadaşlarım durum budur, bunun için moral bozmaya gerek yok, CHP’ nin bu ülkede tek başına iktidar olması demek ” Tekeden süt sağarım ” demektir.
Bugün iktidar değil ama iktidar ortağı olmanın yolu bellidir.
CHP’ nin oyu ve sağcı liberal partilerin ve dostların eklemlenmesiyle iktidar ortağı olabilmektir.
CHP yönetimi de hesabını buna göre yapıyor.
Sevgili CHP’ li arkadaşlarım bu ülkenin dindar insanı saray yönetiminin boğazındaki lokmayı aldığını görmüş olmasına rağmen sadece dindar olduğu için kemik oyu hâlâ %30 civarındadır.
İnsanlar acından ölüyor ama dindar Cumhurbaşkanı diye oy verdiği partiden vazgeçmiyor.
Toplum yetmiş yılda bu hale getirildi.
Solun içindeki sosyalist ve komünist partiler ise marjinal olmanın ötesine hiçbir zaman varamadılar.
Eski TİP’in 1965 seçimlerinde %2.97 oy oranı ve 276.000 oy alarak on beş milletvekiliyle meclise girmesi dışında hiçbir varlık gösteremediler.
Onlar Türkiye emekçilerinden uzak, hatta çok uzak Marks, Engels, Stalin tartışarak ve birbirlerini yiyerek ömürlerini bitirdiler.
İşçi sınıfı da ” Bunlar ne diyor ” diye bakıp durdular ama onları hiç anlamadılar.
Eski siyasi bir anıyla bitirelim.
TİP milletvekili Çetin Altan Keşan da bir kampanyada kürsüye çıkar konuşma yapar.
İyi hatip olduğu için ortalığı kasıp kavurur.
Miting alanında bir yurttaş kürsüye doğru bağırır. ” Çetin ALTAN Allah’a inanıyor musun? ”
O da dürüst davranarak ” İnanmıyorum ” der.
Elbette konuştuklarının tamamı çöpe gider ve canını zor kurtarır.
Bugün mü ?
Denemenizi tavsiye etmem, 1965′ ten daha da gerideyiz.