Çıktığı günden bu yana sayın Erdoğan’a hiç inanmadım.
Sayın Erdoğan’ı (Cumhurbaşkanı) 1990 yılından bu yana tanırım.
Siyasete girdiği günden bu yana da ona hiç inanmadım hiç oy vermedim.
Çünkü referansı ilk çıkışından bu yana siyasal İslamdı din değil dincilikti.
Demokrasiyi tramvay görüyordu.
Kadın erkek eşitliğine inanmıyordu.
Defalarca ”Elhamdülillah ben şeriatçıyım” demiştir.
İlk sekiz yılında başarılı gibi görünmesinin nedeni dünyadaki bol ve ucuz döviz bolluğuydu.
Ayrıca tam yüz yıllık Cumhuriyet birikimlerini yandaşlarına ve yabancı sermayeye ucuz bir şekilde satarak yüz milyar dolar parayı elinin altına almış olmasıdır.
Satacak bir şey kalmadığı için, yaptıkları projeleri de bir liralık işi on liraya yapanlara ihaleleri verdiği için deniz bitti.
Şu anda ülke çok kötü ekonomik krizin içinde ve bunun sonucunda…
Ekonomi çöktü.
İşçiler emekçiler sürünüyor.
Okullarda öğrenciler aç.
Çiftçiler değerini bulamadığı için tarladan ürününü toplayıp satamıyor.
Halkın malı olan fabrikaları arsasıyla ve birikimleriyle kendi yandaşlarına çok ucuza sattılar.
Bu fabrikaların çoğu da kapandı.
İşsizlik çığ gibi büyüdü.
Hayvancılık bitti
Hukuk şahsım devletinin şahsi hukuku haline geldi.
Hırsızlar, vergi kaçıranlar, devleti soyanlar, uyuşturucu baronları siyasette adamını bulup üç günde tahliye olurken, düşünenler, yazanlar, yazarlar, çizenler, eleştirenler hapse atılıyor.
Cezaevlerinde kapasite iki yüz dosan binken üç yüz elli bin kişi tıka basa doldurulmuş.
Üniversiteler eski lise düzeyinin altında eğitim yapıyor.
Ülkenin dağını taşını maden ruhsatı adı altında talan ettiler (Maden ruhsatını doğrudan sayın Erdoğan veriyor.
Sebebi ne olabilir hiç düşündünüz mü?
Fabrikalar kapanıyor aklı başında olan Mısır’a kaçıyor.
Her gün kadınlar üçer beşer katlediliyor.
Çocuklara tecavüz ve ensest patlamış.
İmam hatiplerde bile deist ateist oranı %50’ye dayanmış.
Kavga etmeyen komşu akraba halk kalmamış.
Bundan dolayı mahkemeler tıka basa dava doyasıyla dolmuş.
Enflasyon almış başını gitmiş.
Toplumun büyük bölümü ”Allah canımı alsa da kurtulsam” noktasına gelmiş.
Peki bu kara tablonun sorumlusu kim?
Benim tek cevabım var düşünmeden sayın Erdoğan derim.
İddia ediyorum sayın Erdoğan bir gün çıkacak diyecek ki…
” Mehmet Şimşek beni kandırdı ülkenin bu hale gelmesinin sorumlusu odur.”
İnanır mıyız?
Hiç sanmıyorum ortaya çıktığı günden bu yana ben hiç inanmadım.
Artık güzel halkımızın da inanacağını sanmıyorum.