Kasım 16, 2022

Çözüm siyasette.

ile mehmet yüceer

1980 öncesi herkesin ilgilendiği bir alan vardı.

Gençler mutlaka bir derneğe, siyasi partiye veya sivil toplum örgütüne üye olur çalışmaların içinde olurdu.

Olamayanlara da ”ot” derlerdi.

1980 sonrası halk ve özellikle gençlik siyasetten uzak tutuldu.

Hatta siyasetten nefret edildi, ettirildi.

Oysa halkın bütçesini, yediği ekmeğin fiyatını, emeklilik yaşını, çalıştığı emeğin karşılığını, emekli maaşını siyaset belirliyor.

Yani senin nefret ettiğin siyaset nefes aldığın havadan, içtiğin sudan, damarında dolaşan kandan bile sorumludur.

Sen siyasetten nefret ettiğin sürece, hayatında önemli konularda senden habersiz seninle ilgili hayati konularda kararlar vermeye devam edecektir.

Sen hala siyasetle ilgilenme, bir partiye üye olma, bir sivil toplum örgütüne girme.

Böyle yaptığın sürece hayatının en güzel yıllarını sürünerek ve geçim derdi çekerek geçireceksin.

Tıpkı bu gün olduğu gibi.

Çünkü sen siyasette yoksun, senin adına birileri kararlar alıyor ve senin hakkını, hak ettiğin emeğinin karşılığını cebine atmaya, yandaşına dağıtmaya devam ediyor.

Bundan dolayı sen siyasetten ve siyasetçiden nefret ettiğin sürece, örgütlenmediğin ve hakkını arayacak örgütlerin içinde olmadığın sürece sürünmeye devam edecksin.

Bundan dolayı bazı dostlar özellikle yazarak değil de telefon sohbetlerinde ”Çok fazla siyaset ve din konusunda yazıyorsun, sen mühendissin teknik konularda yaz” diyorlar.

Çünkü en çok siyaset ve din yoluyla ülke soyuluyor.

En kolay kullanılan ve kandırma alanı din ve siyaset.

Elbette din ve siyaset yazmaya zaman zaman da mesleğimle ilgili yazmaya devam edeceğim.

Oysa ben ülkenin siyasetçiler tarafından, ona ortak olan iş adamı kılıklı soyguncular ve hırsız bürokratlar tarafından soyulduğunu biliyorum ve görüyorum. (Dürüstler ve namuslular başımızın tacı…)

Bundan dolayı uykularım kaçıyor, huzurum kaçıyor.

Belki bir mühendis olarak elimdeki imkanlarla çok rahat bir yaşam sürebilirim, suya sabuna dokunmadan yaşarım ve ”Bana ne herkes başının çaresine baksın” ve son günlerin moda deyimiyle ”Daha beter olun” diyebilirim.

Siyasete ve derneklere, sendikalara üye olmayı bir kere daha düşünün derim.