Deprem ve dua.
Bu yazının esin kaynağı yeni dönemde aday yapılmayan K.Maraş belediye başkanının Prf.Naci Görür’le konuşması ve belediye başkanının depremle ilgili düşünceleri bu yazıyı yazmama neden oldu.
Depremle ilgili ülkenin yetişmiş bilim adamları ve akademik çevre söylenmesi gereken her şeyi söyledi.
Artık şunu biliyoruz ki, İstanbul celladını bekleyen mahkum misali asılmak için son senelerini bekliyor.
1999 depreminden sonra Marmara çukurluğu ve Adalar önünden geçen fayın otuz yıl içinde hareket edeceğini ve 7 ölçeği üzeri bir deprem üreteceğini artık herkes biliyor.
Bu konuda bilimsel olarak da geniş bir mutabakat var. (Tek güvencemiz tarikat şeyhinin okuyup üfleyerek depremi durdurması…!)
Peki bu bilindiği halde neden 25 yıldır tedbir alınmadı?
Çünkü her işini Allaha havale eden, her işinin duayla çözüleceğine inanan bir anlayış ülkeyi yönetiyor.
İstanbul’da en az üç yüz elli bin kişinin öleceğini, dört milyona yakın insanın evsiz kalacağını bilim adamları söylemekten bıktılar.
Tam çeyrek asırdır konuşmaktan bıktıkları için bazı bilim adamları da ülkeyi yönetenlerin konuyu Allah’a havale ederek çözeceğine inanmış görünüyorlar.
İyi de en canlı örnek 6 şubat K.Maraş depremi.
Allah’a havale etmenin ölümleri enegellemediğinin en güzel örneği.
Tam 2325 yıl önce İskenderiye kütüphanesi kuruluyor.
İnsanların göreceği kütüphane önüne açık bir alana şöyle yazılıyor.
”Bilim bizi tanrıların gazabından kurtarır.”
Huuuuuuu duydunuz mu?
Tam 2325 yıl önce.
Şimdikiler ise felsefeyi, türevi, integrali, Darwin teoremini ve bilimsel eğitimi yok etmek için bilim düşmanı dinci tarikatlarla iş birliği yapıyor.
Ondan sonra da İstanbul depreminde 350 000′ nin (üç yüz elli bin) üzerinde insanın ölebileceğini önleyecek girişimleri bu kafalardan bekliyoruz.
Üç yüz elli bin kişi belki daha fazla insan ölecek, hiç olmazsa bu kadar insanı nereye gömeceğinizin planlamasını yapın.
Artık sizden İstanbul’u dönüştürmenizi beklemiyoruz.
Çünkü bir kilo eti halkının önüne koyamayan, halkın %76’sını sefalete sürükleyen bir iktidarın İstanbul’u dönüştüreceğine inanmak için analitik düşünme yeteneğinin ortadan kalkmış olması lazım.
Ya da zır cahil olmak gerekir.