Ağustos 18, 2021

Devlet yalan söylemez.

ile mehmet yüceer

Dün 17 ağustos büyük depremin yıldönümüydü.

Bu depremden sonra bir çok deprem daha yaşadık sayıları belli olmayacak biçimde gene öldük.

Devlet nedense o günde bu günde ölenleri az göstererek ölümler üzerinden masumiyet kazandığını sanıyor.

17 ağustos depreminde depremin ilk gününden itibaren Sakarya, Gölcük, Kocaeli bölgelerini gördüm.

O günün devleti ölenlerin sayısını 17.000(On yedi bin) diye açıkladı.

Oysa matematik bilen bizler ve mühendis arkadaşlarım bu sayının en az altmış bin hatta yüz bin ve üzerinde olabileceğini görüyorduk.

Bu güne geldik Bozkurt, Ayancık ve bir çok Karadeniz bölgesinin ilçeleri köyleri sel felaketi yaşadı.

Bozkurt’ta ölenlerin sayısı şu an için yetmiş civarında.

Civarında diyorum çünkü dünün devleti de ve bu günün devleti de ölenlerin sayısını küçük tutunca itibar kazandığına inanıyor.

Yani ölümlerin az gösterilmesi devleti yönetenler için başarı gibi algılanıyor.

Devleti yönetenlerin bir tane ölümle bin ölüm arasındaki farkı anladığını da sanmıyorum.

Her ölüm kendi içinde acı, yok oluş değil mi?

Sonuçta Bozkurt, Ayancık ve diğer bölgelerde kaç kişinin öldüğünü bizler bilmiyoruz.

Çünkü devletin rakamları eğip büktüğünü körfez depreminden beri biliyoruz.

Bozkurt’ta da muhalefet ”En az beş yüz kişi öldü” diyor, bazı haber kaynaklarında ”Soğuk hava depolarında iki yüz elli kişi teşhis için bekliyor” deniliyor.

Ya ne olursunuz aklınız başınıza alın, ölen insan, canlı bin insan ölmüşse ölmüş lütfen gerçeği söyleyin.

Devleti yönetenler/hükümetler/kişiler yalancı olabilir ama devlet adına konuştuğu anda devlet yalancı olamaz.

Eğer bu ülkenin temeli, çatısı, omurgası olan devlet yalan söylerse ülkenin insanını bir noktada buluşturamazsınız.

Yalan söyleyenin yalan söylediği anlaşıldığı andan itibaren birlik beraberlik sağlayamazsın.

Eğer bin kişi öldü dediğinizde o dere yataklarına izin verdiğiniz binalardan dolayı daha çok suçlanacağınızı ve daha çok tepki alacağınızı sanıyorsanız yanılıyorsunuz.

Sayın Erdoğan ne dedi ”Bir ölürüz bin diriliriz” bilimsel olarak mümkün değil ama inananlar için böyle söyleniyor onlarda zaten inanıyor.

Gerçekten bilmiyoruz, kim yalancı, hangi haber doğru, hangisi yalan kim doğruyu söylüyor bilmiyoruz.

Şimdi tekrar soralım sel felaketinde Karadeniz bölgesindeki afette yetmiş kişi mi, iki yüz elli kişi mi yoksa bin kişi mi öldü?

Biz gerçeği kimden öğreneceğiz.?