Kasım 14, 2024

Don Kişot olmak.

ile mehmet yüceer

On dört yıldır sosyal medyayı aktif olarak kullanıyorum.

Yaklaşık otuz yıldır da yazı yazıyorum.

Benim Facebook sayfamda ”Arkadaşlar” başlığı altında gördüğüm 1534 kişi mevcut.

Bunların içinden yorum yapan, çeşitli konularda fikirlerini yazan ve de ülke sorunlarına duyarlılık gösterenlerin sayısı on beş kişiyi geçmiyor.

Bazıları da hala insanların bir lokma ekmeğe muhtaç hale geldiği bir ülkede şatafatlı sofralarını paylaşmayı, yediğini, içtiğini ve özel yaşantısıyla ilgili görüntüleri paylaşmayı sosyal bir sorumluluk gibi görüyor.

Bu tablo aslında ülkenin içinde bulunduğu durumun tam anlaşılmadığını da gösteriyor.

1534 kişiden on beş kişi duyarlılık gösterip çeşitli konularda fikir beyan etmesi sosyal yapının bir yansıması olarak da görebiliriz.

Bizim insanımız 1980 yılından bu yana seyretmeyi öğrendi.

Seyrederek yaşamayı seçti.

Bu alışkanlık sokakta da, işçi eyleminde de, hayat pahalılığının protesto gösterisinde de böyle.

Bir avuç insan, ki bunlar genelde solcular, sosyalistler, komünistler açlığa, yoksulluğa, memleketin pazarlanmasına isyan edip gösteri yaparken etrafındaki yüz binler sadece seyrediyor.

Sosyal medyadaki on beş kişinin yazdıklarını okumak ve sadece seyretme kültürü toplumun tepkisizliğinin ve suskunluğunun bir işareti.

Ya da şöyle diyebiliriz %1 civarında insan tepki verirken %99 yaşadığı sosyal yapıdan ve ekonomik gidişattan bir rahatsızlığı yokta diyebiliriz.

Oysa göstergeler de böyle demiyor.

Toplumun %’1’nin yazması, konuşması, eylem yapması size doğru geliyor mu?

Yoksa onlar için Don Kişot mu diyorsunuz?