DSP kime katılacak?
Dün saat 11′ de toplanan DSP parti meclisi dört saat sürdü.
Parti meclisi sayısı altmış kişi katılan sayı elli dört kişi olarak görüldü.
Sonuçta sayın Aksakal parti meclisinden yetki alamdan ayrıldı.
Parti meclisinde, partinin Cumhur ittifakına katılmasının doğru olmadığı konusunda konuşmalar yapan üyeler oldu.
Sayın Ö. Aksakal on gün içinde görüşmeler yapacağını bunu da genel başkan yetkisiyle yapacağını söyleyerek toplantıdan ayrıldı.
Bu durumda Millet İttifakı ve Cumhur ittifakı görüşmelerinde sayın genel başkanın daha evvel verdiği bir beyanat gibi ”Kim çok milletvekili verirse onunla beraber oluruz” düşüncesiyle mi yapacak yoksa Ecevit’in çizmiş olduğu çağdaş, laik demokratik Cumhuriyet, özgürlükçü demokratik sol yolunda DSP’ nin ilkeleriyle mi yapacak bunu göreceğiz.
Oysa DSP’ nin Ecevit’ten bu yana gelen kurumsal kimliği ve demokrasi kültürünün siyasal İslamcı, tarikatçı ve de son HÜDAPAR eklemiyle şeriatçı, Kürdistan federatif bir yapıyı savunan Cumhur İttifakıyla aynı kabın içine sokma iradesi içinde olmasını doğru bulmuyoruz.
Sadece gayretimiz şundan.
1999 iktidar sürecinde benim gibi görev yapan ve ceplerinden parti kiralarını veren, seçim kampanyalarına çocuklarının rızkını harcayan, işini ihmal eden, ekonomik zorluklar içine düşen ve bunun yaparken de bir kuruş siyasi karşılık beklemeden görev yapan binlerce insanın duyarlığının bu olduğunu duyurmanın ötesinde bir amacımız olmadığının bilinmesini de isteriz.
Siyasi bir ikbal peşinde olamadığının da bilinmesini isterim.
Elbette kararı DSP’ liler ve genel başkanı verecek.
Hiç bir karşılık beklemeden demokrasinin yolunun açılması için, binlerce haksız hukuksuz mahkum olan mazlumlar için, Kızılay’ın bütün değerlerinin pazarlamasını ve satışını yapanlardan hesap sormak için, şehirlerin rant uğruna depreme dayanıksız yüz binlerce konuta izin vermelerinin hesabının sorulması için, hak, hukuk, adalet için DSP’nin Sayın Kılıçdaroğlu’nun yanında yer alması talebimizi yineliyoruz.
Talebimiz masum bir demokrasi talebidir.