DSP’nin çilesi.
DSP’ nin başına gelenlerden sonra yazmasak olmazdı.
Sene 1995 G.O.Paşa ilçe başkanıyım.
Gencecik insanlarız.
Partinin başında 1980 öncesi Taksim meydanına milyonları toplamış dürüst, namuslu, yürekli bir adam gibi adam var.
Partide içtiği çayın ,yediği yemeğin ve kullandığı kalemin bile parasını cebinden ödeyen bir kişilik.
Hepimiz hala emeğin iktidarının peşindeyiz.
Hala ”Ne ezilen ne ezen insanca hakça bir düzen” peşindeyiz.
”Toprak işleyenin su kullananın” ideallerini yüreğimizde taşıyoruz.
Erdoğan Toprak il başkanı.
Çatalca-Karacaköy, Çftlikköy belde olmuş DSP oralarda belde belediyelerini almak için var gücüyle asılıyor.
Bizlerde gecemizi gündüzümüze katıp oralarda yatıp kalkıyoruz.
Sayın Toprak sürekli bizi arıyor ve motive ediyor.
Bir gün Çiftlikköy meydanında DSP’ li gençler toplanmış heyecanla slogan atıyorlar.
”Türkiye de tek yol demokratik sol.”
Biz de zevkle seyrediyoruz.
Elbette biz de genciz ama ağır abiyiz.
İl yönetiminden bir arkadaş geldi bizim önümüzde oynayan ve slogan atan gençlere müdahale etti.
Dedi ki ”Burası sağ eğilimli bir köydür bu sloganı atmayın.”
Elbette gençlerin sloganı bitti.
Dayanamadım gittim dedim ki ”Tamam sloganı kestiler de partinin tabelasını Karacaköy’e ve Çiftlikköy’e de astık.”
”Partinin tabelasındaki sol lafını ne yapacağız.”
Şöyle bir yüzüme baktı yutkundu yutkundu gitti.
O seçim kampanyasında bir daha da yüzüme bakamadı.
Her neyse, elbette o arkadaşın fantazisine göre partinin ambleminde sol lafı olduğu için iki beldede seçimini de kaybettik.
O yıl Erdoğan Toprak seçim kaybettiği için mükafat olarak milletvekili yapıldı !
Kesintisi var mı bilmiyorum o gün bu gündür milletvekili.
Ne diyelim?
Elbette çalışkan insan, becerikli insan hak ediyor olmalı.
Elbette tek temennimiz ömür boyu milletvekilliği olarak kalması!
Şimdi gelelim bu güne.
Parti DSP meclisinde bulunan 60 kişiye şunu söylemek isterim.
Hala partinin bir tüzüğü, programı varsa kurultaya gidin.
Partinin tabelasındaki ”sol” kelimesini kaldırın.
Partinin adını da ”Demokratik Sağ Parti” yapın.
Ayrıca barışın, kardeşliğin, özgürlüğün ve temizliğin simgesi Akgüvercin yerine de bir kara karga veya saksağan koyabilirsiniz.
Genel başkanı değiştirmenize gerek yok çünkü onun adı AK-Sakal o tam AK-Partiye cuk diye oturuverdi.
Değer miydi?
Milletvekili olacağım diye Ecevit’in hatırasını, onurlu geçmişini, milyonlarca insanın kırk sekiz yıllık emeğini, alın terini, demokrasi özlemelerini siyasal İslamcılara teslim etmeye?