Ekim 3, 2021

Elhamdülillah, iyi pazarladık!

ile mehmet yüceer

2001 yılına girdiğimizde ülkenin kamu elinde olan işletmeleri, devletin, halkın malı büyük oranda duruyordu.

Bugün ise büyük oranda kamunun elinde kalan bir kurum kalmadı.

Bu iktidar ” Benim görevim ülkemi pazarlamak” derken hakikaten çok büyük başarıya imza attı! Ülkemizi çok güzel pazarladı! Kim nereyi aldı, hangi ülke hangi kurumunu sakız parasına kapattı merak eden arama motorlarına girer bakar.

Yani yirmi yılda elimizdeki bütün fabrikalar, limanlar, tersaneler, askeri işletmeler, kamu, sosyal tesisler, bankalar, koylar, ormanlar, köprüler, yollar, barajlar, göller, göletler, irili ufaklı kamu özel sektör ortaklıklarının tamamı satıldı. Detayları bir tıkla öğrenebilirsiniz. Kime satıldı? Genel bir cümleyle yazarsak.

AKP iktidarına kan taşıyan, kendi yandaşlarına ve onlarla iş birliği yapan İsrail, Alman, Yunan, Arap, Katar, Kuveyt hiç ayırt etmeden ve stratejik bir durum tespiti yapmadan parası olan herkese dost, düşman demeden satılıverdi.

İçimizdekiler, öz kaynaklarımız satılırken, hemen dışımızda da batının ”isteriz” dedikleri her şey yapıldı.

2001 yılında Kuzey Irak Kürt devleti hemen hemen yoktu, bugün bağımsız bir devlet olmasa bile bağımsızlık kararını içeren referandum ve devlet olma kararı cebinde olan, parası, askeri, merkez bankası olan federe bir Kürt devleti kuruldu ve dimdik ayakta duruyor.

Bizimkilerinde en çok ticaret yaptığı bir bölge. Yani ” kırmızı çizgimiz ” dediğimiz her şey bugün Diyarbakır’a kadar gelmiş görünüyor.

Suriye üniter bir devletti ve batının istemediği Esat rejimi vardı, parçalanması gerekiyordu verilen görev yerine getirildi parçalandı.

Kuzey Suriye de ABD’ nin desteklediği bizim ise sadece konuşarak karşı çıkıyor gibi yaptığımız ama fiilen hiçbir şey yapmadığımız Kuzey Suriye Kürt Devleti de kuruldu diyebiliriz.

Yani yirmi yıl önce ABD ve batının istedikleri sonuç ufak tefek eksikler olsa bile yerine gelmiş oldu.

2001 yılında batının eline, ayağına dolanan Libya lideri Kaddafi vardı, çok şükür elhamdülillah orayı da bizim desteğimizle tam da batının istediği gibi böldük parçaladık, perişan ettik.

Burada da eksiksiz görevimizi yaptık.

Sonuçta yirmi yıl önce ülke bu hale gelecek, Suriye ve Libya parçalanacak, Kuzey Irak Kürt Devleti kurulacak, ülkede bir tane fabrika ve kamu elinde mal kalmadan batılı şirketlere yerli komisyoncu ortaklarına satılacak, Türk lirası dolar karşısında dokuz lira olacak, batının ve orta doğunun parası en kıymetsiz ülkesi olacağız denilseydi onu, söyleyeni deli diye tırmarhaneye kapatırlardı.

Şimdi bu işleri yapanların, bu ülkede hâlâ %30’un üstünde destek görmesi hâlâ en dindar, en Milli, en Milliyetçi ve de en ulusalcı bir iktidar diye algılanması ve destek görmesinin mantıklı bir açıklaması bende yok.

Bugün, ”Batı, Biden mevcut iktidarı istemiyormuş ” algısı yayılmaya çalışılıyor.

Niye istesinlerki?

Yirmi yılda istedikleri her şeyi aldılar ve yaptırdılar.

Artık deliğe süpürmenin zamanı gelmiş olabilir mi?

” Dün dün de kaldı cancağızım, artık bana yeni iktidarlar lazım, seninle işim bitti artık yeni dostlar bulmanın zamanı geldi ” diyor olabilirler.

Cüneyt Zapsu bugün nerede, hâlâ fındık tekelini elinde tutuyor mu bilmiyorum, kulakları çınlasın ” Deliği ” kapasa iyi olacak.