Eski gömlek giyilmiştir.
Bu gün önemli bir gün, Türkiye’nin siyasal İslamcı olma yolunda atılmış çok büyük bir adım bu gün atıldı.
Kadınların haklarının aranmasına ışık olan İstanbul sözleşmesi iptal edildi, Merkez Bankası Başkanı(bağımsız ya, o anlamda) görevden alındı.
Bir kaç gün öncede HDP’nin kapatılması için anayasa mahkemesine dosya verildi.
Türkiye hızla siyasal İslam’ın her alanda egemen olduğu, Atatürk devrimlerinin iz bıraktığı yolların tek tek kapatıldığı ve bu sürecin hızlandığı bir duruma girdi.
Bunun nedeni ne olabil ki?
Bu gün iktidar düne göre halk desteğini kaybetmiş görünüyor.
Yapılacak ilk seçimde iktidarı kaybedeceğim korkusu içlerine düşmüş görünüyor.
Çünkü iktidarların en radikal kararlar aldığı zamanlar, halk desteğinin en az olduğu zamanlardır.
Bu gün AKP iktidarının almış olduğu bu kararlar şuna benzer.
İktidarlar tıpkı bir ırmak gibidir.
Irmakların mecraları yani akış yolları çok genişlediğinde su yavaşlar, mazlumlaşır ve hırçınlığını kaybeder.
Irmaklar dar akış yoluna girdiğinde, mecrası daraldığında ise akış hızı hızlanır, serteleşir ve de hırçın akışını sürdürür.
İşte bu gün Akparti iktidarının mecrası daralmış olduğu için hırçınlığının artması bundandır.
Artık bundan sonra bu hırçın akış önüne ne gelirse ezip geçecektir çünkü mecrası dardır ve yaşaması için bunu yapmak zorundadır.
Bugün için hırçın akışın önünde durabilecek herhangi bir oluşum da yok.
Ben bu gün CHP ve İyi partinin bu hırçın akışı durdurabileceği kanaatinde değilim.
Bir evvelki yazımda da yazdım tek yol var, CHP-İYİPARTİ-HDP-SOL-LİBERAL birlikteliği.
Bu da bu gün için mümkün görünmüyor.
Çünkü mevcut siyasal yapılar, Akparti’nin yaratmış olduğu tatlı sudan beslenmeye devam ediyorlar.
İyi partinin var oluş nedeni içinde HDP ile birlikte olması da mümkün değil.
CHP ise kerhen destek peşinde, yani utangaç destek peşinde.
Bu durumda mecrası daralan Akparti iktidarının sert, hırçın akışı tek tek bu üç yapıyı da önünde sürükleyecektir.
Bundan dolayı, tek parti iktidarı daha da sert akacak, siyasal İslam’ın son hamlesini yapması önünde duracak engelleri silip süpürmesi için hamleler devam edecektir.
HDP kapatılacak mı?
Ben Akparti’nin yerinde olsam HDP’ yi kapattırmam, nasıl olsa MHP kongresi bitti.
Çıkan karara da MHP hiç bir şey diyemez ve AKP ‘yi suçlayamaz, çünkü AKP’nin argümanı hazır ”bağımsız, özgür mahkeme kararını vermiştir herkes saygılı olmalıdır” diyecek ve MHP’nin de böylece önünü kesecektir.
Çünkü HDP’ yi temsilen on kişiyle konuşup bir yere varmak varken, HDP olmadığında altı milyon seçmen yirmi milyon yurttaşın ne yapacağı belli olmayan sonuçlara gebedir.
HDP kapatıldığında sosyolojik tabanın ne yapacağı öngörülemeyecek kadar karışık bir durumdur.
Bu öngörüler şayet demokratik seçimler yapılacaksa !
Seçim yapılmayacaksa ve altı milyon seçmenin ne yapacağının bir önemi kalmayacaksa, HDP kapatılabilir.
Bundan dolayı seçim olacaksa HDP kapatılmayacak ve onun eli kolu bağlanacak devlet yardımı kesilerek ve de hareket alanı daraltılarak seçime girmesi sağlanacaktır.
Bundan dolayı ben Anayasa mahkemesinden bir kapatma kararı vereceği kanaatinde değilim.
Gelelim üyesi olduğum CHP ‘ye.
Her olayda olduğu gibi sayın yetkililer bir açıklama yapıyor, kınıyor, esiyor, gürlüyor ama Akparti aldığı her kararla da yoluna devam ediyor.
Laik cumhuriyet karşıtı alınan yüzlerce kararda böyle oldu ve Akparti’nin aldığı her karar Siyasal İslam yolunun taşlarını döşemeye devam ediyor, CHP ise seyrediyor.
Yani bu güne kadar Akparti’nin aldığı bir çok karar bu şekilde kınandı ama onlar her kararın uygulamasına devam etti ve de siyasal İslam yolunda tek parti iktidarını güçlendirmenin adımlarını atmaya devam etti.
Bu durumda Akparti ırmağı dar mecrasında akışı hızlanacak, önüne ne gelirse sürükleyip yoluna devam edecektir.
Beyler de sadece konuşarak bu duruma karşı çıktıklarını sanacaklar ama sıra o ırmağın kendilerini de sürüklediğinin farkında bile olmayacaklar.
Tıpkı bir kurbağa gibi.
Artık tramvaydan inilmiş, çıkarılan gömlek tekrar giyilmiş ve de sayın Erdoğan’ın gençliğinden beri yanıp tutuştuğu İslamcı bir toplum modelinin son hamleleri yapılır olmuştur.
Bundan dolayı şu anda bakanlar içinde liberal olanlar, merkeze yakın olanlar ve de sayın Erdoğan’ın siyasal İslam modelinde aksaklık yaratabilecek bakanlar değişecek, yerine tıpkı İstanbul il başkanı çizgisinde olan yeni bakanlar gelecektir.
Onlar da yani yeni bakanlar da gömleklerini giymiş bekleyenlerden olacaktır.
Bu duruma ABD ve AB ne der diye düşünüyorsanız onlar ”Allah” der.
Çünkü onlar bu coğrafyada kurumları olan ve işleyen bir devlet yerine bir kişiyle konuşarak yol almayı çok ama çok sevineceklerdir.
1 mart tezkeresi bunun en güzel örneğidir.
Bundan dolayı 2023′ e kadar laik demokratik ve de seküler yaşamın yerine her alanda İslamcı ve de tipik bir orta doğu İslam Cumhuriyeti patır patır küllerinden doğuyor, CHP ve diğer partiler de ise seyrediyor.
Halkımız ne yapıyor diye merak ediyorsanız onların hiç bir zaman laik demokratik Cumhuriyet diye bir dertleri olmadı, onlar bu gün hem can derdinde, hem de mal derdinde.
Onların ülkenin hangi yönetimle yönetileceğiyle ilgili en küçük bir kaygısı da yok.(Belli bir kesim hariç, onları hepimiz biliyoruz)
Çünkü onlar için güneşin doğması, karnının doyması ve de sağ kalmanın birinci planda olduğu bir koridora hapsolmuş gidiyorlar.
Onlar için ha laik demokratik Cumhuriyet, ha İslam Cumhuriyeti çok önemi yok gibi görünüyor.
Son alınan kararlar laik demokratik Cumhuriyetin bitirilmesinin hızlı adımlarıdır.
Irmak hızlı akmaya başlamıştır.
CHP-İYİ PARRİ-HDP-SOL sizler uyumaya devam edin.