Evlerde alkollü içki imalatı patladı.
Aklım erdiğinden bu yana alkollü içki hayatımın bir köşesinde olmuştur.
Çocukluğumda rahmetli babam arkadaşlarıyla köy evinde olsun İstanbul da olsun rakı sofrası kurardı.
Gene çocukluğumda köy düğünlerinde bir çok evde rakı masaları kurulurdu.
Düğün sahibi bir kaç kasa rakı alırdı.
Şimdi bizim köyde rakı içeni nerdeyse vatan haini,zındık ilan ediyorlar.
Şunu demek istiyorum.
On beş yaşından beri alkolün her türlüsünün tadını bilirim.
Yani elli yıldır ara sıra alkol alırım.
Her gün içenlere de neden içiyorsun demem ama ben içmem.
Doktorlar sağlık açısından, din adamları da ”haram, mekruh, cennetin yoluna zarar veririsin içmeyin” diyorlar.
Elbette çok yemek yediğinizde de zararlı, çok alkol aldığında da zararlı.
Hala çok samimi arkadaşlarımla alkollü yemek masaları kurarız.
Bu masada oturan ve hala dost kabul ettiğim bu arkadaşların hepsi de çok namuslu dürüst insanlar.
Hiç birisinin alkol aldığından dolayı yoldan çıktığını, birisinin hakkını yediğine şahit olmadım.
Benim ölçülerinde güzel insanlar.
Yani şunu diyorum, ey yobaz takımı artık şunu anlayın.
İyi insan olmanın ve topluma faydalı insan olmanın ölçüsü dindar olmak veya dinsiz olmak değildir.
Dindar olarak iyi insanlar olsaydık bu gün ülkemiz yolsuzlukta, hırsızlıkta, dedikoduda, ensest ilişkide, vergi kaçırmada ve insani değerlere uymayan işlerde dünyanın en önünde olmazdı.
Bir çok ateist ve deist arkadaşım var.
Görüyorum ki onlarda dünyanın en güzel insanları.
Dünyanın en güzel insanları dediğimizde ne anlıyoruz?
Haksızlığa karşı çıkan, hayatının her alanında adaletli davranan, evinde çocuklarına ve eşine şefkatle davranan, kazandığı paraları çar çur etmeyen, sosyal kurumlarda görev yapan, insanlara iş bulan, iyilik yapan, daralanın derdine çare olmak için koşan ve herkesin bildiği evrensel değerlere sahip insan olmak.
Bu değerleri sayarken içki içmeyen, dindar olan ve ya dinsiz olan diye bir kriter yok.
Bunun için çevrenizdeki insanları içki içiyor diye dışlamayın, her gün içiyorsa zaten bu bir sorun ama sosyal içiciyse bizim gibi ara sıra içiyorsa bunda ne sorun olabilir ki?
Ey yobaz, sana göre bunlar cehennemlik iyi de adam aptal değil ki…
İyi ya ey yobaz sen de böyle içkici birisiyle cennette aynı alanda bulunmaktan kurtulmuş oluyorsun.
Derdin ne ki, senin günahın sana onunki ona.
Bir de alkollü içkilerin fiyatlarından dolayı sürekli alkollü içki içen bir çok insan ucuza mal etmek için evinde üretime geçti.
Çünkü artık gidip dışarıda bir masa kurup rakı içmek her babayiğidin yapacağı bir iş değil.
Bu gün Beyoğlu’nda çok mütevazi bir mekanda bile çok mütevazi bir masa kurdurun adam başı en az iki bin lira hesap ödüyorsun.
Yani bu gün rakı masası kurmak yürek isteyen, bütçe isteyen bir iş haline geldi.
Bir de AKP iktidarı seküler kesimin cebini boşaltmak için alkollü içkilere sürekli zam yapıyor.
O kesimi cezalandırıyor.
Peki günahsa neden zam yapıyorsunuz ve satarak günaha ortak oluyorsunuz?
Çok kolay bir yol söyleyelim.
Alkollü içli fabrikalarını kapatın, etil alkolün satışını yasaklayın bu işi kökünden kurutun.
Böyle seküler zındıkların ! içki içmesinin de önüne geçmiş olursunuz.
Dert o değil ki.
Halkı bir şekilde soymanın ve haram günah dedikleri alandan kendi zıkkımlık (zakkum) dünyalarına finansman sağlamak.
Kısacası bırakın insanlar özgürce yaşasın, isteyen içsin, isteyen içmesin.
Sadece ilkokuldan itibaren evlatlarınızı iyi yetiştirin ve alkol bağımlısı olmaması için uğraşın.
Çünkü ara sıra alkol almanın kimseye ve sağlığa zararı yok.
Sonuçta hiç içmemek en iyisi çünkü alkol sağlığa zararlıdır ama fazlası ve abartılısı zararlıdır.