Nisan 23, 2021

Eyyyy CHP uyan artık !

ile mehmet yüceer

Yüz elli yıldır ülkemizdeki sıkıntı insanların dinini yaşamamış olması değildir, din ile devletin yönetilmesi isteğidir.

Bir taraf diyor ki;

”Kardeşim dinini istediğin gibi yaşayabilirsin fakat dini kurallarla devleti yönetemezsin.”

Diğer taraf diyor ki;

”Hayır ben Müslümanım Allahın emri olan inandığım dinin herkes tarafından kabul edilmesi ve de devlet nizamı olarak kabul edilmesi benim vazgeçmeyeceğim hedefimdir.”

Diğer taraf diyor ki;;

”Sen devleti bir tek dinin emirlerine dayanarak yönetemezsin, çünkü bu ülkenin sosyal yapısı tek inanca dayalı değil. Böyle bir yönetim biçiminde farklı inançta olan insanlar kendilerini baskı altında hissedecek ve dini Allah adına uyguluyorum diyenler onların Allahın dinini tanınmadıkları düşüncesiyle baskı altına alacaklardır, iç barış bozulacaktır.

Diğer taraf diyor ki;

”Dinimin gereği olarak oruç ayında bütün lokantalar kapanacak, herkes oruç tutacak, cuma saatinde herkes cumaya gidecek, herkes İslam dininin emirlerine göre yaşayacak.”

Diğer taraf diyor ki;

”Hayır ben Müslüman olsam bile dinin bazı emirlerini yerine getirmek zorunda değilim, beni baskı altına alamazsın.”

Gene bir kesim diyor ki;

”Ben Müslümanlık dışında bir inancın sahibiyim, sen bana namaz kıl, oruç tut diyemezsin.”

Gene bir kesim diyor ki;

”Ben dindar değilim, bütün inançları akıl dışı buluyorum ben doğaya inanıyorum, ben ateistim, deistim,”

İşte bu mücadele bu gün çok net hale gelmiştir.

Diğer taraf diyor ki;

”Lafı evirmeye, çevirmeye gerek yok, herkes İslamın emirlerine uygun olarak ramazanda oruç tutacak, beş vakit namaz kılacak, cumada dükkan kapatacak, kadınsa başını kapatacak, devlet şeriat hukukuna göre yönetilecek.”

Bu gün siyasal İslamcılar da, karşısında yer alanlarda iki yüzlülük yapıp kendilerini gizliyorlar.

Kardeşim açık olun ve çok net konuşun eveleyip, gevelemeye gerek yok.

Siyasal İslamcılar bu ülkede yüz elli yıldır şeriat ister, yani İslam dininin hukuk sisteminin devlete egemen olmasını ister.

Diğer tarafta İslamın bu kurallarının devlete egemen olmasını istemez.

Çağdaş, modern ülkelerin savunduğu demokrasi ve seküler yaşamın sigortası olan laikliği savunur.

Artık herkes açık olmalı, sayın Erdoğan 22 ocak 2013 günü ”Hem laik, hem Müslüman olamazsın, ya laiksin, ya Müslüman”

Sayın Erdoğan kendi açısından haklıdır, aklı erdiğinden beri böyle düşünüyordu, bu gün de böyle düşünüyor, bunun dışındaki söyledikleri ise kurbağanın ısıtılması süresidir.

İşte bu gün burada olduğumuz için, yani tam sınırda olduğumuz için şeriat savunucuları çok net kendisini ifade ederken ve de demokrasinin olmazsa olmazı olan, kalbi, beyni olan laikliği ve seküler yaşamı hedef almış durumdalar.

Bu durumda hem Müslümanım hem de demokratım ve laikliği savunuyorum diyenlerin saflarını belirlemesi gerekiyor.

”Ben Müslümanım ama inancımın devlet yönetmesi hedefine hizmet edenlere oy vermem” demesi gerekiyor.

Bu ülkede laiklik varken ve de demokrasi varken herkes dini vecibelerini yerine getirme konusunda büyük sıkıntı yaşamadı.

Nerede sıkıntı yaşadı?

Dini değerlerinin devlet kurumlarında yer alması ve devleti dindarlığın gereği olarak şeriat düzeninde devletin yönetilmesi isteği açısından sıkıntı yaşadı.

Bu gün şeriat devletinin, İslam Cumhuriyetinin önünde bir kaç tane engel kalmıştır.

Hedef ve de en büyük hedef bu gün onlardır.

Onlar aşıldığı anda şeriat ve de İslam Cumhuriyeti tam olarak ilan edilmiş olacaktır.

Ben bu gün İYİPARTİ’nin de, SAADET PARTİSİ’nin de,MHP’nin de AKP’ den kopanların da şeriat düzeni talepleri karşısında dim dik duracaklarına inanmıyorum.

İşte şeriata giden ve de İslam Cumhuriyeti olmanın yolunda kalan engeller bu gün en büyük hedeftir.

Birincisi Atatürk ve medeni kanun.

İkincisi CHP ve kurumsal yapısı.

Üçüncüsü mevcut anayasanın ilk dört maddesi.

Dördüncüsü HDP’ nin devrimci, sol damarı.

Beşincisi laik demokrasiden yana olan bir kaç tane sivil toplum örgütü.

Çünkü anayasanın diğer maddeleri zaten uygulanmıyor.

Bu gün devlet dediğimiz yapının bütün parçaları şeriat düzenine dönmüş durumda.

Bu gün şeriat yönetimine karşıyım diyen bütün siyasal yapıların yüksek sesle çekinmeden, utanmadan, hesap kitap yapmadan, onu, bunu küstürürüm demden şunu demesi gerekiyor.

”Ben halkın dinini yaşamasının güvencesiyim ama devletin ve ülkenin sosyal yapısının şeriat kurallarına göre yönetilmesine karşıyım.”

İşte geldiğimiz yer burasıdır.

Ben Müslümanım, ben şeriata karşı değilim demek yerine, ben Müslümanım ve şahsen ben dinimi, Allahla tek başıma dinimi yaşamak konusunda demokrasi ve laik düzenden sıkıntım yok ama ben siyasal İslamın şeriat hukukuna ve de şeriat düzenine, bu ülkenin bir İslam Cumhuriyetine dönüşmesine karşıyım demesi gerekiyor.

Artık herkes bu yol ayrımına gelmiş görünüyor.

Bunu bu gün CHP’ nin ve de Atatürkçüyüm, Kemalistim diyenlerin söylemesi gerekiyor.

Gene laik demokrasiden yana olan solcuların, sosyalistlerin, liberallerin bunu yüksek sesle söylemesi gerekir.

Artık CHP’ nin utangaç, çekingen bir yapıdan çıkıp, ben devletin şerri hükümlerle yönetilmesine karşıyım demesi gerekiyor.

Bunu ne MHP, ne İYİPARTİ, ne de SAADET PARTİSİ,ne de AKP den kopanların yüksek sesle söylemesi mümkün değil.

Artık şunu bilmemiz gerekiyor, bu gün, bu ülkede şeriat isteyenler siyasal İslam kanalıyla devletin bir çok organını ele geçirmiş durumdadır.

Ele geçirmediği yerleri ise zamanı geldiğinde baskıyla, şiddetle veya yok ederek ele geçirmek konusunda bir gram bile tereddüt etmeyecektir.

Bunun böyle olduğunu 57 tane İslam ülkesindeki siyasal İslamcıların uygulamalarına bakarak görebilirsiniz.

Çünkü onlar siyasal İslamın devlet olarak hayatı yönetmesine karşı çıkan herkesi katledilmesi gereken kafirler olarak görmektedir.

İşte bu gün CHP bunu görmeli ürkek, çekingen davranmayı bırakmalı, ben Müslümanları üzerim, kırarım demenin zamanı geldi de geçiyor.

Bu gün herkes yerini belirlemek zorundadır.

Ben laik demokratik ve devletin seküler bir yapıda yönetilmesinden yanayım diyenlerle, ben devletin şerait hukukuyla yönetilmesinden yanayım diyenler şekline dönüşmüştür.

Herkes bu ayrımı çok net görmelidir.

Atatürk isminin silinmesi tesadüf değildir.

CHP ne zaman çok net hale gelecek?

Meydanlardaki Atatürk heykellri yıkılmaya başlandığında diyorsanız sıra oraya geldi bile.

Bu gün Atatürk’ün eseri dediğimiz ne kaldı ki?

Bu gün ülkenin dört bir yanında CHP’nin iktidar olduğu belediyeler olmasa, Atatürk’ü anmak bile mümkün olmayacak hale getirilmedi mi?

Bundan dolayı CHP’ nin artık uyanması gerekiyor, ben siyasal İslama karşıyım, devletin şeriat hukukuyla yönetilmesine karşıyım, devletin kurumlarının dini kurallara göre şekillenmesine karşıyım ama herkesin dindarlığının ve dinsizliğinin de teminatı benim demesinin zamanı geldi de geçiyor.

Kim siyasal İslamcıyım, kim ben Müslümanım ama şeriat hükümlerinin devlete egemen olması için mücadele ediyorum diyorsa onun karşısında da çok net durmak gerekiyor.

Bunu yapacak tek umut, tek çıkış yolu ise CHP’dir.

Bundan dolayı CHP hedeftir.

Bu iş artık siyah, beyaz, gece, gündüz kadar netleşmiştir.