Fincancı katırları.
Süleyman Soylu’yu 1993 yılından tanırım.
G.O.Paşa meydanından ve siyasetten tanırım.
Aynı dönemde o DYP’ de ben DSP ‘de ilçe başkanlığı, il başkanlığı yaptık.
Kendisinin AKP’ ye geçiş sürecinden hemen önce sohbet etme imkanım da olmuştu ve çok hevesli de görünmüyordu.
Kendisi AKP’ ye geçtikten sonra yaptıkları, icaratları o kadar çok eleştirildi ki yerden aya uzanan metin olur.
İşte o Süleyman Soylu bu kadar eleştiri ve nefretten sonra Akp’ de pasifize edildi.
Sebebini ben bildiğime göre herkes biliyor olmalı.
Peki yıllarca İç işleri bakanlığı yapıp bu kadar çok nefret edilen ve eleştirilen birisiyken yeni iç işleri bakanı Ali Yerlikaya neden bütün kesimlerin sempatisini kazandı.
Şu anda bakıyorum CHP ve diğer partiler Ali Yerlikaya’nın son iki ayda yaptıklarını övgüyle karşılıyor.
Çünkü Ali Yerlikaya kararlı bir şekilde paranın yarattığı sosyal çürümenin karşısına diklidi.
Ülkeyi uyuşturucu cenneti yapan dış ve iç baronlara oprerasyonlar yaptı.
İran sınırından artık Afganlının ve yasal olamayan göçlerin karşısında olduğunu sınırda açıkladı.
En büyük çengelli soru şu.
Süleyman Soylu neden bunları yapmadı ve hatta suç örgütleriyle adı geçen insanlarla neden sürekli fotoğrafları çıktı.
Bundan dolayı Süleyman Soylu dönemi sorgulanmaya muhtaç bir kara kutu olarak ortada duruyor.
Bu kar kutuyu Ali Yerlikaya açabilir mi?
Sanmıyorum onu çok aşar.
Ayrıca bu dönemde uyuşturucu baronlarıyla iç içe ilişkilerin içinde olan ve bir anda hastalanıp ölen Burhan Kuzu’nun da kara kutu içinde bir bilgi olarak duruyor.
Kısacası görevini doğru düzgün yapan insanları bizim toplumumuz ve farklı siyasi çizgide olan partilerde taktir edebiliyor hakkını verebiliyor.
Ali Yerlikaya şimdilik iyi gidiyor ve her kesimin takdirini kazanıyor.
Nereye kadar ?
Fincancı katırlarını ürkütene kadar.
Bu görevi yapacaktır ama katırların sahibi ve yükün sahibi katırların ürkmesine izin vermeyecektir.