Aralık 16, 2022

Hangi şeriat, hangi sosyalizm?

ile mehmet yüceer

Bir kimsenin bir şeye inanması tartışılacak, eleştirilecek bir konu değildir.

Nereye kadar?

Toplumun bir kişisine bile baskı yapıp rahatsız edene kadar.

Yani ben şu sapık fikre, şu tarikata, şe rejime, şu uyuşturucu grubuna, şu puta, şu ağaca inanıyorum gel sen de inan diyene kadar.

İşte demokrasiler bu sınırları çizer.

Bir fikir, bir düşünce ve yaşam biçimi öncelikle kişiye, sonrasında topluma zara verir hale geliyorsa yasalar onun önünü keser.

Bu gün bizim ülkemizde bütün tarikatlar kadının evlilik yaşını dokuz, erkeğin yaşını 12 kabul eder.

Çok sıkıştıklarında ise bu yazdıklarını ve esin kaynağı kaynakları inkar edip ”kadın 18 yaşından önce evlenemez” diye açıklama yaparlar.

Bu gün bu iki yüzlülük ve şeffaf olmayan siyasal islamcılık tam yetmiş yıldır gerçek yüzünü göstermeden bu günlere gelmiştir.

Hepsi aydınlık islamdan ve şeriattan bahsederler ama toplumun önüne çıkıp istedikleri şeriatın topluma ne sunduğunu açıklamazlar.

Evet onların savunduğu şeriatı isteyen %10 civarında bir nüfus oluştu.

Bu gün dünyada şeriat denilince akla gelen Afganistan ve İran modelinde gidin yaşayın desen hiç birisi gitmez.

Tıpkı baskıcı, şeriatçı islam rejimlerinden kaçıp İsveç’e sığınıp orada şeriat istemek gibi çelişkili bir ruh hali içindeler.

İstedikleri şeriatta, insan hakkı, kadın hakkı, hayvan hakkı, emeğin hakkı yok buna rağmen şeriat diye yanıp tutuşan bir kesim oluştu.

Bana cuma mesajı atan tanıdıklarım oluyor.

Diyorum ki ”kuranı oku bana kuranda beş vakit namaz var mı, kadının bir tek saçının görünmesiyle ilgili ayeti bul gönder” diyorum hiç ses çıkmıyor.

İnanın şeriat isteyenlerin en az %90’ı esin kaynakları kuranı bile okumadıklarını biliyorum.

Bir çok insanla telefonla, yüz yüze yaptığım görüşmelerden biliyorum.

Çocuklarına Arapça isim verdikleri halde o isimlerin anlamını bilseler kesinlikle çocuklarına o isimleri vermeyeceklerini de biliyorum.

İşte bu ülkenin bu gün en büyük sorunu cehalet.

Bununla mücadele edilmesi gerekiyor.

Şeriat isteyenlere şeriatın ne olduğunu anlatmak gerekiyor.

Hani TİP genel başkanı Erkan Baş dedi ya ”iktidar olduğumuzda kanun hükmünde kararnameyle kirada oturanların kiracılığına son vereceğiz.

Herkes oturduğu evin sahibi olacak.

Adam haklı haklı savunduğu Sosyalizmin oluşması halinde böyle bir düzen vaadediyor.

Bunu bizim toplum kabul eder mi?

Kiracıların bile %90′ ı kabul etmez.

Yani söyleyişte her şey güzel ama pratiği yok, tıpkı şeriat isteyenlerin söylediklerini allayıp, pullayıp ajitasyona, göz yaşıyla nutuk attıkları gibi.