Haziran 4, 2022

Hırsız mı değil mi?

ile mehmet yüceer

Empati yapıyorum veya hayal kuruyorum.

Bir ülkenin padişahı oldunuz.

Devletle iş yapan bütün müteahhitleri haraca bağladınız.

Yıllık Yüz milyar dolar devlet yatırımı yapıyorsunuz.

Bunun %10’unu müteahhit firmalardan rüşvet olarak kendinize alıyorsunuz.

Alan memnun veren memnun.

Müteahhit kazanmış olduğu %30’un yüzde onunu kendisine iş veren ve ülkede tek başına söz sahibi olan padişaha veriyor.

Diyelim ki bu başbakan ülkeyi on beş yıl yönetti.

Her yıl on milyar dolar komisyon aldığına göre on beş yılda yüz elli milyar dolar servet edinmiş olur.

Bu arada ülkeyi yöneten padişah devletin, halkın bir kör kuruşuna dokunmamış hazinenin parasını çalmamıştır.

Örtülü ödenekten bir kuruşu kendi şahsi hesabına geçirmemiştir.

Böyle bir padişah yani kamunun bir kuruşunu bile yememiş ama müteahhitleri haraca bağlamış bir padişah hırsız mıdır değil midir?

Kamuda çalışıp vatandaştan rüşvet alıp çok büyük mal mülk sahibi olanların psikolojisi bu.

Ben devletten para almadım, haram yemedim, fakirin fukaranın hakkına dokunmadım, iş yapan müteahhitler karından bana da verdi.

Ben ona kamu görevimle yardımcı oldum, işini kolaylaştırdım o da beni gördü.

Sistem böyle çalıştığı için yapılan işin inanç boyutuyla da bir sakıncası yok algısı inançlı kesimde de çok yaygın.

Devlet memuru olup da küçük bir aylıkla villa, ev, çiftlik sahibi olanlar, lüks seyahatler yapanlar bunu da etrafının gözüne sokanların bu çıkış yoluyla edindikleri vicdani bir rahatlıkları da var.