İBB’de yasaklar kaldırılıyor.
Benim çocukluğumda kendi köyümde düğünlerde sofralar kurulurdu ve her sofrada düğün sahibi o evdeki misafir sayısına göre rakı dağıtırdı.
Yani elli beş yıl önce toplum mahalle baskısı yememişti.
Diyeceksiniz ki inanca göre rakı içmek günah.
O günde yani elli beş yıl önce günah diyenler içmezdi, günah olduğunu bilenlerde günahına katlanarak içerdi.
Nereden aklıma geldi?
Malumunuz İBB’nin sosyal tesislerinde alkollü içki yirmi altı yıldır YASAAAAAAK.
Neden?
O günün yönetimi yasak dediği için.
Ne kadar doğru bilmiyorum ama İBB tesislerinde bira servisi serbest bırakılmış.
Bu konuda herhangi bir bilgim yok.
Benim görüşümde aynı bizim toplum yapımız homojen bir yapıya sahip değil.
Sosyal yaşamın içinde insanlar yan yana yaşamayı mutlaka öğrenmelidir.
Yani aynı masada birisi alkollü içki içerken, diğerleri ona katlanmayı öğrenmelidir.
Çünkü içki içen insan, o içkinin hem dini boyutunu, hem de toplumsal boyutunu mutlaka biliyor olmalı.
İçki yazısı yazan şahsım içkiyle arası iyi olan birisi de değil.
Hani diyorlar ya, ” Sosyal içici ” hani ayda, yıl da bir içenlerden.
Sürekli, aralıksız içmenin beni dini boyutundan ziyade insani boyutu, sağlık boyutu ilgilendiriyor.
Dini boyutu inananla tanrı arasında görebileceği bir hesap olduğu için ben ona karışmam.
Çünkü o boyuttaki hesaplaşma burada değil inanana göre diğer dünyada olacak.
O onu ilgilendirir.
Sosyal ve sağlık boyutu beni ve de toplumu ilgilendirir.
Alkolizm birçok ülkenin uğraştığı bir sorun.
Toplumun hiçbir bireyinin alkolizm bataklığına düşmesini istemem.
Benim gibi tam elli yıldır sosyal içici dediğimiz örneklerinde kendisine ve topluma bir zararı olmadan yaşamını sürdürmesini daha doğru bulurum.
Çevremde birçok arkadaşım içki fiyatlarının çok pahalı olmasından dolayı kimyager oldular.
Mevcut iktidar sayesinde içki içenlerin çoğu evde rakı, bira, şarap yapmaya başladılar.
Bu da başka bir yazı konusu.
İBB’ nin sosyal tesislerde özgür bir ortam sağlamasını ve de isteyenin alkollü içki, isteyenin ayran içtiği bir ortam sağlamasını doğru bulanlardanım.
İçkiyle ilgili görüşlerimi de birkaç satır önce belirttim.
İçkinin açık alanlarda, parklarda içilmesini de doğru bulanlardan değilim.
Evet özgürlüktür, isteyen her gün içebilir buna da bir sözüm yok.
İçenlerin alkolizm bataklığına saplanmadan içmeleri gerektiğine de inananlardanım.
Beni ilgilendiren alkolizmin toplumun sosyal damarlarının işlemesin de tıkanmalar yaratabileceği, ülkenin sağlık sistemine büyük yükler getireceği bu kişilerin alkolizm bataklığına batmış olmasının toplumda yarattığı sıkıntılardan dolayı benim söz söyleme hakkım olduğunu düşünüyorum.
Arkadaşlarımızla zaman zaman bir araya gelip yemek yediğimiz oluyor.
Orada inancı gereği veya başka sebeplerden dolayı alkollü içki içmeyen arkadaşlarımız olduğu gibi, içen arkadaşlarımız da var.
Benim gibi.
Aynı ortamlardayız ve yemek yiyebiliyoruz, dostluk kurabiliyoruz.
Yani yasaklamak, içmesinler diye elli liralık rakıyı iki yüz lira yapmanın çok doğru olmadığını da buradan belirtmek isterim.
Ülkenin bugün on lira alkollü içkiden vergi geliri varsa, on lira da kaçaktan ve evde yapılan içkilerden dolayı vergi kaybı olduğunu bu ülkeyi yönetenlerin görmeyiş olmasının sebebini hepimiz çok iyi biliyoruz.
Sonuçta bırakın insanlar özgürce ne yerlerse, ne içerlerse, nasıl yaşarlarsa yaşasınlar.
Laik Demokratik Cumhuriyetin hukuk sistemi içinde elbette kânunla düzenlenen kuralları da olmalıdır.
İBB’ de alınmış böyle bir karar var mıdır?
Bilmiyorum ama İBB’nin sosyal tesislerde alkollü içki kullanımı yasağını kaldırmasını doğru buluyorum.
Alkolizm bataklığına düşmeyi ve de her gün içmeyi de doğru bulmuyorum.
Bu benim naçizane şahsımın görüşü.