İmamoğlu yavaş….(Yavaş).
Herkes eteğindeki taşları döktü son noktayı da Mansur Yavaş koydu.
”Sizi ön seçim yapın ben seyredeceğim.”
Siyasette başarılı olmak istiyorsan sır tutmasını bileceksin, az ve öz konuşacaksın, yeri geldiğinde susmayıp konuşacaksın, kral çıplak demeyi bileceksin.
Ön seçim lafı çıktığından bu yana benim görüşüm çok basit ve netti.
Ben sayın Özgür Özel’in yerinde olsaydım şunu yapardım.
Bu günün ve yarının kesin adayı konumunda olan İmamoğlu ve Yavaş’ı çağırırdım onlarla uzun uzun konuşur tekrar tekrar konuşurdum.
Üç yıl , iki yıl veya bu sene yapılacak seçimin adayını orada belirlerdim.
İki kişiye de derdim ki şu açıklamayı yapıyoruz ve seçime kadar da susuyoruz..
Seçim ne zaman yapılacaksa yapılsın, biz seçime hazırız adayımız da hazır.
O toplantıda birini başkan adayı diğerini başkan yardımcılığına ikna ederim ve seçime kadar da susardım bu sırrı da tutardım.
Neden acele edildi?
Çünkü Demoklesin kılıcı İmamoğlu’nun başında sallanıyor .
Ön seçim yapılırsa herkes biliyor ki İmamoğlu çıkacak.
İmamoğlu çıkar da CHP’ nin kesinleşmiş adayı olarak açıklanırsa mevcut tek adam rejimi ona dokunamaz.
Dokunursa kendi karşısında aday olan birisinden korkuyor ona ceza verdi diye feryat figan ederiz.
Sonuçta ön seçim kararı İmamoğlu’nu kurtarmak için alınmış bir karardı görüntüsü verildi ve bence erken ve acele alınmış bir karadı.
Ön seçimde İmamoğlu çıktı, diyelim ki dokundu ve İmamoğlu beş yıl siyasi yasaklı çıktı.
Ön seçimde ikinci bir aday belki üç dört beş ve daha çok aday olacak.
Ön seçim yaptık diye İmamoğlu olmayınca ikinci çıkan adayı aday yapacak mısınız?
İşte Mansur Yavaş buraları gördüğü için geri çekildi.
Böylece ön seçim kaotik ortamında da yıpranmamış olacak.
Çünkü İmamoğlu siyasi yasak aldığı anda ön seçimde ikinci çıkan aday kim olursa olsun Mansur Yavaş CHP’nin banko adayı olacaktır.
Yavaş olursa tek sıkıntısı DEMPARTİ seçmeni.
Eğer Yavaş milliyetçilerin ve seküler Kürtlerin oyunu alırsa kesinlikle seçilir.
Elbette bu siyasi tahlil bu gün için geçerlidir.